Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eri" olan, toplam 372 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ASKANAZYHÜCRELERİ, FIRILDAKBÖCEKLERİ, ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
AİREDALETERİYERİ, DENİZKESTANELERİ, HODGKİNHÜCRELERİ, SHARPEYİPLİKLERİ, STARLİNGEĞRİLERİ, TAVUSKELEBEKLERİ
KALKANBÖCEKLERİ, NORFOLKTERİYERİ, TIRTILSİNEKLERİ, TOKMAKBÖCEKLERİ
ABSİDİATÜRLERİ, BAYATBADEMLERİ, BRUNNERBEZLERİ, GEYİKBÖCEKLERİ, HAMAMBÖCEKLERİ, KUDUZBÖCEKLERİ, MAYISBÖCEKLERİ, TAKLABÖCEKLERİ, YAPRAKPİRELERİ
ARNAVUTCİĞERİ, DENİZLALELERİ, ATEŞBÖCEKLERİ, CAİRNTERİYERİ, ÇEÇESİNEKLERİ, DENİZİNEKLERİ, DENİZKEDİLERİ, İSLAMHANELERİ, KENTBİLİMLERİ, KINIKDELİLERİ, KORİNEBAKTERİ, LİTTREBEZLERİ, MEİBOMBEZLERİ, NEUBERGESTERİ, ROBİSONESTERİ, SİYANOBAKTERİ, TEKEBÖCEKLERİ, UĞURBÖCEKLERİ, UYUZBÖCEKLERİ, YAPRAKBİTLERİ
DENİZDİŞLERİ, FLAVOBAKTERİ, KIZBÖCEKLERİ, KOZBEKÇİLERİ, KUZUİLENGERİ, RUMELİFENERİ, SİNEKBİTLERİ
BAYRAMÜZERİ, GELİNFENERİ, GÜVEYFENERİ, İKİNDİÜZERİ, NANOBAKTERİ, ZATIALİLERİ, AVKÖPEKLERİ, FOTOBAKTERİ, GELİNCİĞERİ, GERİSİNGERİ, GÜCELENBERİ, KELEŞEVLERİ, KETHÜDAYERİ, MİKOBAKTERİ, MOLLAFENERİ, OKÇULARYERİ, ÖLÇEKDEĞERİ, PAZIPENCERİ, ŞEPEMİNDERİ, TIZAKDÖVERİ, UÇUŞÇEMBERİ, URSİNEKLERİ, YASSITEBERİ
AKŞAMÜZERİ, GÜNDÜZLERİ, ACEMKELERİ, ARITIMYERİ, BOSTANYERİ, ÇAPAKESERİ, HALKEVLERİ, KENTİŞLERİ, OTURAHYERİ, OTURAKYERİ, TAŞGÖZLERİ, TEZELİBERİ, TÜRKEVLERİ, TÜYBİTLERİ, YURTGEÇERİ
AYAKÜZERİ, DİZANTERİ, EVVELLERİ, ÖĞLEÜZERİ, PARFÜMERİ, ŞARKÜTERİ, YEKDİĞERİ, AHMETYERİ, ANARIBERİ, ARIGÖZERİ, CİNBİBERİ, ÇADIRYERİ, ENARIBERİ, GANŞEHERİ, GİRİFTERİ, GOTGOZERİ, GÖTÜNGERİ, HANEVLERİ, HEREKTERİ, HEZERTERİ, İÇMEHTERİ, KALENDERİ, KARŞIBERİ, KAVAKYERİ, KENDÜLERİ, KETENYERİ, KINIKYERİ, KİLİTPERİ, KONAKYERİ, KOYUNYERİ, Devamını Oku »»
BERİBERİ, BİJUTERİ, BİRİLERİ, CUMAYERİ, GECELERİ, ÖNCELERİ, POLİMERİ, RAFİNERİ, YENİÇERİ, AKŞEKERİ, ANARBERİ, ANERBERİ, ARPAYERİ, BAŞIBERİ, ÇİNİYERİ, DARIYERİ, EĞARBERİ, ENARBERİ, HACIYERİ, HALIBERİ, HEREDERİ, HİSARERİ, İLENGERİ, İŞİŞLERİ, KİLEÇERİ, KOCAYERİ, KOYUNERİ, KURTYERİ, NİCEBERİ, OYUNYERİ, Devamını Oku »»
BAKTERİ, BENZERİ, BERBERİ, ÇEKBERİ, DİFTERİ, GELBERİ, GÖNDERİ, GÖSTERİ, GÜNBERİ, HİSTERİ, İZOMERİ, KAYSERİ, MUHTERİ, MÜFTERİ, MÜŞTERİ, ÖTEBERİ, SERSERİ, YERBERİ, ZEMHERİ, AKINERİ, ALİÇERİ, ANTYERİ, ARIDERİ, ÇEMBERİ, ÇEMPERİ, ÇENBERİ, ÇENÇERİ, ÇÖYTERİ, DAMYERİ, DANYERİ, Devamını Oku »»
BATERİ, BECERİ, CAFERİ, DİĞERİ, DİNERİ, EKSERİ, ESPERİ, GALERİ, GÖÇERİ, GÖVERİ, GÜDERİ, İSTERİ, ÖZVERİ, ENBERİ, AKMERİ, AKSERİ, ANTERİ, ARKERİ, ASKERİ, AŞBERİ, AYBERİ, AYFERİ, AYPERİ, AYVERİ, AYYERİ, AZBERİ, BEŞERİ, BİHERİ, BÖHERİ, BUHERİ, Devamını Oku »»
AZERİ, İÇERİ, İLERİ, ÖNERİ, ÜZERİ, ACERİ, DAERİ, EÇERİ, ESERİ, HEERİ, ISERİ, İCERİ, İSERİ, ÖTERİ, ÖZERİ, UZERİ
BERİ, ÇERİ, DERİ, GERİ, MERİ, PERİ, SERİ, VERİ, CERİ, FERİ, HERİ, KERİ, NERİ, ŞERİ, TERİ, YERİ, ZERİ
ERİ
ERİ
Yazma, yemeni, başörtüsü.
FIRILDAKBÖCEKLERİ
Durgun ya da az akıntılı suların yüzünde fırıl fırıl dönerek yaşayan kınkanatlı böcekler familyası; dönerböcekler.
HODGKİNHÜCRELERİ
Sternberg dev hücreleri.
SHARPEYİPLİKLERİ
Kemik dokuda periosteumun dış katından ayrılan kollajen iplikler.
TAVUSKELEBEKLERİ
En büyük, en güzel kelebek türlerini içine alan ve tırtıl çağında yaprakla beslenen pulkanatlılar familyası.
STARLİNGEĞRİLERİ
Toplardamar dönüşüyle kalbe gelen kanla kalp fonksiyonları arasındaki ilişkiyi gösteren grafik eğrileri.
DENİZKESTANELERİ
Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumundan, küre, yürek ya da disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plâkların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denen özel bir çene sistemleri görülen, bayağı denizkestanesi (Echinus esculentus) türü ve sidaris (Cidaris) cinsi iyi bilinen bir sınıf. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinden, küre, yürek veya disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plakların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denilen özel bir çene sistemleri görülen bir sınıf. (Echinoidea), iyi bilinirler.
KALKANBÖCEKLERİ
Birçok türü, tarım ve orman bitkilerinde asalak yaşayan, kınkanatları kalkanımsı böcekler familyası.
ABSİDİATÜRLERİ
Çürümüş bitkisel materyalde çoğalmak suretiyle insan, sığır ve laboratuvar hayvanlarında enfeksiyon oluşturan, Mucoraceae ailesinden, doğada yaygın bulunabilen bir cins mantar.
BAYATBADEMLERİ
Antalya kenti, Korkuteli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TOKMAKBÖCEKLERİ
Kimi türleri, sokması ve ağılı salgısı dolayısıyla oldukça ağır deri yangıları doğurabilen, kınkanatları çok kısa böcekler familyası; aylakböcekler.
AİREDALETERİYERİ
İngiltere'den köken alan, büyük Teriyerler sınıfına giren, 1. yüzyılın ortalarında Working Teriyer ile Otter Hound'un birleştirmeleri sonucu geliştirilmiş, tilki sansar gibi av hayvanlarının yakalanmasında kullanılmış, tüy yapısı kalın, burnu siyah, rengi bej rengi tonlarındaki tüyler içerisine dağılmış siyah ve koyu gri, göğsünde siyahlıkla birlikte kızıl ve beyaz lekeler görülebilen, bacakları, göğsü, karın altı, başı ve kulakları bej renkli, akıllı cana yakın ve sadık, günümüzde refakat ve yardım köpeği olarak yetiştirilen, polis ve asker köpeği olma özelliklerini beraberinde taşıyan köpek ırkı.
TIRTILSİNEKLERİ
Gelişme evresini zorunlu olarak bir başka böcek kurtçuğu, özellikle bir tırtıl üzerinde geçiren, kısa duyargalı sinekler familyası; asalak sinekler. İpek böceğine saldıran türleri de vardır.
ASKANAZYHÜCRELERİ
Oksifilik hücreler.
NORFOLKTERİYERİ
İngiltere'den köken alan, küçük İrlanda Teriyerleri ile Border ve Cairn dâhil olmak üzere diğer Teriyer ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu geliştirildiği düşünülen, yakın bir geçmişe kadar Norveç Teriyer ile aynı ırk olarak değerlendirilen, kulaklarının düşük oluşu ve hatlarının köşeli oluşuyla bu ırktan ayrılan ayrıca buna göre daha kıskanç ve asosyal olan, kısa, güçlü ve dayanıklı bir yapısı olan, bacakları güçlü ve tilkiye benzeyen bir burun yapısına sahip, tüy yapısı düz ve sert, rengi kızıl, buğday, ten rengi ve siyah olabilen, yüzündeki tüyler bıyık ve kaş oluşturacak biçimde uzun, etkin, sevecen ve cesur, dengeli bir karaktere sahip, bekçi köpeği ve kemirgen ve tilki avcısı olarak kullanılan köpek ırkı.
ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
Özellikle genç sürgünlerden özsu emen ve gelişme çağını tükürüğümsü bir salgı yığını içerisinde geçiren, sıçrayıcı eşkanatlılar familyası.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABDESTBOZAN
Şerit.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.