Kelimeler arşivi içinde; başında "erk" olan, toplam 119 adet kelime bulunmaktadır. erk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu erk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde erk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ERKEKLEŞTİRMEK, ERKTEKELCİLİĞİ
ERKANIHARPLİK, ERKEKLEŞTİRME, ERKELENDİRMEK
ERKEKKILAVUZ, ERKEKMENTEŞE
ERKEÇSAKALI, ERKEKGULLEP, ERKEKLENMEK, ERKEKLEŞMEK, ERKEKMASTAR, ERKEKSİZLİK, ERKETECİLİK
ERKANIHARP, ERKEKLEMEK, ERKEKLENME, ERKEKLEŞME, ERKEKSİLİK, ERKELEYİCİ, ERKENCİLİK, ERKENDOĞAN, ERKENLEMEK, ERKENNİYİN, ERKİNCİLİK, ERKURTARAN
ERKARSLAN, ERKEĞİMSİ, ERKEKARPA, ERKEKÖZEK, ERKEKŞAKI, ERKEKTIĞI, ERKEKTREN, ERKELEMEK, ERKENDENE, ERKETELİK, ERKSİZLİK
ERKALKAN, ERKEKÇİL, ERKEKEVİ, ERKEKLİK, ERKEKSİZ, ERKENDEN, ERKETECİ, ERKETMEK, ERKİLLİK, ERKİNLİK, ERKİTMEK, ERKLİLİK, ERKMENOL, ERKONAĞI
ERKALDI, ERKECÜK, ERKEKÇE, ERKEKLİ, ERKEKSİ, ERKENCE, ERKENCİ, ERKENEK, ERKENET, ERKILIÇ, ERKINAY, ERKINEL, ERKIRAL, ERKİLET, ERKİLME, ERKİNCİ, ERKİNEL, ERKİNER, ERKİVEÇ, ERKOÇAK, ERKÖKLÜ, ERKÖYÜN, ERKUTAY, ERKUTLU
ERKAYA, ERKENT, ERKETE, ERKIRI, ERKMAN, ERKMEN, ERKOCA, ERKSAL, ERKSAN, ERKSİZ, ERKSOY, ERKSUN, ERKTİN, ERKUNT, ERKURT
ERKAK, ERKAL, ERKAN, ERKAŞ, ERKEÇ, ERKEG, ERKEK, ERKEL, ERKEN, ERKER, ERKEŞ, ERKET, ERKIN, ERKIŞ, ERKİL, ERKİN, ERKİT, ERKİZ, ERKLİ, ERKOÇ, ERKOL, ERKON, ERKÖY, ERKUL, ERKUŞ, ERKUT
ERKE, ERKİ
ERK
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar. Bir bireyin, bir toplumun, başka birey, küme veya toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, hürriyetlerine karışma ve onları belli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi veya yeteneği. Sözü geçerlik, istediğini yaptırabilme gücü, nüfuz.
ERKEKKILAVUZ
Somunlara diş açmakta kullanılan pürtüklü çelik araç. (Aksaray Niğde).
ERKEKLEŞTİRME
Erkekleştirmek işi. Erilleme.
ERKELENDİRMEK
Bir tepkimeye girebilmelerini sağlamak için özdeciklerin erkesini artırmak.
ERKEKLEŞTİRMEK
Erkekleşme işini yaptırmak.
ERKEKLEŞMEK
Çocukluk çağından çıkıp erkeklik çağına girmek. Kız, kadın erkek gibi sert davranışlar kazanmak.
ERKEKMASTAR
Baskı işlerinde kullanılmak üzere, tahta ya da karton üzerine çizilip kesilen biçim. a. bk. dişimastar, mastarbaskı.
ERKTEKELCİLİĞİ
Devletin, başka deyişle devleti temsil eden toplumsal kümenin yalnız siyasal erki değil, bütün etkinlik alanlarını, bütün toplumsal kümeleri tek başına denetimi altında bulundurduğu toplumsal örgütleniş biçimi.
ERKEKGULLEP
Kapının içerden kapatılması için, içine dişi gullep geçirilen baş tarafı delik iri çivi. (Yalvaç Isparta).
ERKETECİLİK
Gözetleyicilik.
ERKEKMENTEŞE
Menteşenin sivri yeri. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
ERKEKLENMEK
Kabadayılık gösterisinde bulunmak.
ERKEKSİZLİK
Erkeksiz olma durumu.
ERKANIHARP
Kurmay.
ERKEÇSAKALI
Keçisakalı.
ERKANIHARPLİK
Erkânıharp olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ALESSABAH
Sabah erkenden.
ALENİLEŞMEK
Herkesçe bilinir duruma gelmek.
AKTÖR
Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
AHFAT
Erkek torunlar.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AFİF
İffetli (erkek).
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ALENİ
Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.