ERİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eri" olan, toplam 167 adet kelime bulunmaktadır. eri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ERİTRODERMATİTİS

15 harfli kelimeler

ERİŞİLEBİLİRLİK, ERİTROBLASTOZİS

14 harfli kelimeler

ERİŞTİREBİLMEK, ERİTRODEKSTRİN, ERİTROSİTOPOEZ

13 harfli kelimeler

ERİKLİKÖMÜRCÜ, ERİŞEBİLİRLİK, ERİŞİLEBİLMEK, ERİŞTİREBİLME, ERİTROKUPREİN, ERİTROSİTOZİS

12 harfli kelimeler

ERİKDEĞDİREN, ERİKLERYURDU, ERİŞİLEBİLME, ERİŞTİRİLMEK, ERİTEMOJENİK, ERİTROPOETİK, ERİTROPOETİN

11 harfli kelimeler

ERİKLİTEKKE, ERİKLİYAYLA, ERİNÇSİZLİK, ERİŞEBİLMEK, ERİŞİLİRLİK, ERİŞTİRİLME, ERİTEBİLMEK, ERİTİVERMEK, ERİTKENLEME, ERİTROBLAST, ERİTRODERMA, ERİTROMİSİN, ERİTROSİTOZ, ERİYEBİLMEK, ERİYİVERMEK, ERİZİPELOİT

10 harfli kelimeler

ERİKKURUSU, ERİKLİKUYU, ERİKLİMANI, ERİNLEŞMEK, ERİSİPELAS, ERİŞEBİLME, ERİŞKİNLİK, ERİŞTİRMEK, ERİTEBİLME, ERİTEMATÖZ, ERİTİVERME, ERİTRODERM, ERİTROPENİ, ERİYEBİLME, ERİYİVERME

9 harfli kelimeler

ERİKBELEN, ERİKLEMEK, ERİNLEŞME, ERİNLEYİN, ERİŞİLMEK, ERİŞTELİK, ERİŞTİRME, ERİTİLMEK, ERİTRİTOL, ERİTROSİT, ERİTRULOZ

8 harfli kelimeler

ERİDEMİR, ERİKBAĞI, ERİKDERE, ERİKDİBİ, ERİKLİCE, ERİKYAZI, ERİLLEME, ERİNÇSİZ, ERİŞİGLİ, ERİŞİKLİ, ERİŞİLME, ERİŞTELİ, ERİTİLME, ERİTREMİ, ERİZİPEL

7 harfli kelimeler

ERİBMEK, ERİGERE, ERİĞİPİ, ERİKKÖY, ERİKLER, ERİKLİK, ERİKMEK, ERİLEME, ERİLLİK, ERİLMEK, ERİMŞAH, ERİNCEĞ, ERİNCEK, ERİNCİK, ERİNÇER, ERİNÇLİ, ERİNGAN, ERİNGEÇ, ERİNGEN, ERİNGİN, ERİNLİK, ERİNMEK, ERİPİSİ, ERİRLİK, ERİSTİK, ERİŞBER, ERİŞGİL, ERİŞGİN, ERİŞGUN, ERİŞKİN, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ERİCEK, ERİGEN, ERİKER, ERİKLİ, ERİKSİ, ERİLCE, ERİMÇE, ERİMEK, ERİMEL, ERİMER, ERİMİŞ, ERİMLİ, ERİNME, ERİNTİ, ERİNTÜ, ERİPEK, ERİSTE, ERİŞEK, ERİŞEN, ERİŞGİ, ERİŞİF, ERİŞİK, ERİŞİM, ERİŞKİ, ERİŞME, ERİŞTA, ERİŞTE, ERİŞTİ, ERİTEM, ERİTEN, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ERİBE, ERİCE, ERİKA, ERİME, ERİNÇ, ERİŞE, ERİYH

4 harfli kelimeler

ERİÇ, ERİF, ERİG, ERİĞ, ERİK, ERİL, ERİM, ERİN, ERİP, ERİŞ, ERİZ

3 harfli kelimeler

ERİ

Bazı kelimelerin anlamları

ERİ

Yazma, yemeni, başörtüsü.

ERİTROSİTOPOEZ

Alyuvar yapımı.

ERİKDEĞDİREN

Ağustos böceği.

ERİKLERYURDU

Kırıkkale şehri, Karacaoğlan bucağına bağlı bir bölge.

ERİŞİLEBİLİRLİK

Genel Ağ'da bir sayfanın ulaşılabilir olması. Hedef tüketicilerin pazara sunulan bir mal ya da hizmete, pazarın ulaşım koşullarında erişebilme düzeyi.

ERİTROBLASTOZİS

Dolaşan kanda, anormal olarak eritroblastların bulunması. Memelilerde, eritroblastlar çekirdekli olmalarıyla alyuvarlardan ayırt edilir.

ERİŞİLEBİLME

Erişilebilmek işi.

ERİŞTİREBİLMEK

Eriştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERİTROKUPREİN

Hemokuprein.

ERİKLİKÖMÜRCÜ

Balıkesir şehri, İvrindi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ERİTRODEKSTRİN

Nişastanın hidrolizi sonucu meydana gelen ve iyotla kırmızıya boyanan dekstrin.

ERİŞİLEBİLMEK

Erişilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERİTRODERMATİTİS

Kızartılı deri yangısı.

ERİŞEBİLİRLİK

Bir taşınmaza, bir yerleşim yerine ya da bir yerleşim yerinin sunduğu kamusal işgörülere erişme olanağı, varış kolaylığı.

ERİTROSİTOZİS

İkincil polisitemi.

ERİŞTİREBİLME

Eriştirebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ERİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ABDESTBOZAN

Şerit.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.