Kelimeler arşivi içinde; başında "tah" olan, toplam 248 adet kelime bulunmaktadır. tah ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tah ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAHSİSATIMESTURE
TAHAMMÜLSÜZLÜK, TAHTACIÖRENCİK, TAHTALIDEDELER, TAHTALIKARADUT, TAHTALITAYYERE
TAHAMMÜLFERSA, TAHARETLENMEK, TAHTAKURULARI, TAHTALIÇERKEN, TAHTALIMİSKİN
TAHAFFUZHANE, TAHARETLENME, TAHİRBUSELİK, TAHSİLDARLIK, TAHTAKEHLESİ, TAHTAKELLESİ, TAHTEREVALLİ
TAHAMMÜLSÜZ, TAHLİLCİLİK, TAHMİNCİLİK, TAHRİKÇİLİK, TAHTABABUCU, TAHTABALIĞI, TAHTAKEMENT, TAHTAKURUSU, TAHTAKUŞLAR, TAHTALAŞMAK, TAHTAOTURAK, TAHTATERLİK, TAHTATOKMAK, TAHTAYEMİŞİ, TAHTELBAHİR
TAHAÇLAMAK, TAHDADELAN, TAHDADELEN, TAHDAPABIÇ, TAHDİREVAN, TAHTACILIK, TAHTADELEN, TAHTAKEMER, TAHTAKIRAN, TAHTAKÖPRÜ, TAHTAKURDU, TAHTAKÜREK, TAHTALAĞAN, TAHTALAŞMA, TAHTALIKÖY, TAHTALIKUŞ, TAHTAPABUÇ, TAHTAPAMUK, TAHTAPAPUÇ, TAHTAPAPUŞ, TAHTASAKAL, TAHTEŞŞUUR, TAHTIRAMAN, TAHTIREVAN
TAHANNEBİ, TAHDABİTİ, TAHDETMEK, TAHDİBİNK, TAHDİKOTU, TAHILALAN, TAHİRABAT, TAHİRHOCA, TAHİRİNLİ, TAHİROĞLU, TAHLİSİYE, TAHNAŞMAH, TAHRİPKAR, TAHSİLDAR, TAHTABAŞI, TAHTABENT, TAHTAKURT, TAHTALİYA, TAHTAMBAÇ, TAHTAMBEÇ, TAHTANBEÇ, TAHTANBET, TAHTAŞMAK, TAHTAYAZI, TAHTEBENK, TAHTEMBEÇ, TAHTENBEÇ, TAHTIBENK, TAHTIRVAN
TAHACCÜM, TAHACCÜR, TAHAFFUZ, TAHAKKUK, TAHAKKÜM, TAHALLET, TAHALLUS, TAHAMMUZ, TAHAMMÜL, TAHAMMÜR, TAHARRÜŞ, TAHASSUB, TAHASSUN, TAHASSÜR, TAHASSÜS, TAHAŞŞÜT, TAHATTUR, TAHATUHA, TAHAVVÜL, TAHAYYÜL, TAHDIBEK, TAHDİDAT, TAHILDAK, TAHILKÖY, TAHILMAH, TAHILOTI, TAHIŞLUH, TAHİNSİZ, TAHİRBEY, TAHKİKAT, Devamını Oku »»
TAHADAK, TAHAKLI, TAHALAK, TAHANAH, TAHARET, TAHARMA, TAHARRİ, TAHDİDİ, TAHİNLİ, TAHİRLİ, TAHKİYE, TAHLİLİ, TAHLİYE, TAHMİNİ, TAHRANA, TAHRİRİ, TAHSİNE, TAHŞİYE, TAHTABI, TAHTACA, TAHTACI, TAHTAKI, TAHTALI, TAHTKÖY, TAHTOBA, TAHUŞUH
TAHALI, TAHANA, TAHARA, TAHAZE, TAHDİD, TAHDİK, TAHDİT, TAHFİF, TAHİNİ, TAHİRE, TAHKİK, TAHKİM, TAHKİR, TAHLİF, TAHLİK, TAHLİL, TAHLİS, TAHMAK, TAHMAZ, TAHMİL, TAHMİN, TAHMİS, TAHNAL, TAHNAZ, TAHNİT, TAHPUZ, TAHRİF, TAHRİK, TAHRİL, TAHRİP, Devamını Oku »»
TAHAÇ, TAHAK, TAHAL, TAHAN, TAHAR, TAHCA, TAHÇA, TAHDA, TAHHE, TAHIL, TAHIM, TAHİB, TAHİK, TAHİN, TAHİR, TAHLA, TAHMA, TAHME, TAHNE, TAHNİ, TAHOT, TAHRA, TAHSI, TAHSİ, TAHTA, TAHUÇ, TAHUK, TAHUN
TAHA, TAHI, TAHİ, TAHT, TAHU
TAH
TAH
Bozulmuş, çürümüş üzüm : Bu yıl tiyeklerde tah çok. İşte. Gösterme ünlemi.
TAHTALIKARADUT
Kilis şehri, Musabeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TAHTALITAYYERE
Uçurtma.
TAHTALIDEDELER
Kahramanmaraş şehri, Türkoğlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TAHSİLDARLIK
Tahsildarın görevi, alımcılık, vergicilik.
TAHTAKURULARI
Yarım kanatlılardan, pis kokulu, kan emici böcekler topluluğu.
TAHAMMÜLSÜZLÜK
Tahammülsüz olma durumu.
TAHARETLENME
Taharetlenmek işi.
TAHTALIÇERKEN
Altıgen biçiminde yapılan uçurtma.
TAHİRBUSELİK
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
TAHSİSATIMESTURE
Örtülü ödenek.
TAHAFFUZHANE
Sefer sırasında, yolcu ve çalışanların arasında bulaşıcı hastalık görülen gemilerin karantina sürelerini geçirmeleri, gerekli sağlık önlemlerinin alınması ve hastaların iyileştirilmeleri için büyük limanlara yakın kıyılara kurulmuş sağlık kuruluşu.
TAHARETLENMEK
Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra temizlenmek.
TAHTALIMİSKİN
Kaplumbağa.
TAHAMMÜLFERSA
Dayanılmaz.
TAHTACIÖRENCİK
Ankara ili, Güdül ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AMORTİSMAN
Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AHŞAP
Ağaçtan, tahtadan yapılmış. Ağaçtan, tahtadan yapılmış nesne.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ALIMCI
Tahsildar.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
ARAMA
Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
ALTINTAŞ
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.