Kelimeler arşivinde; içinde "tak" olan, toplam 725 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAKSİTLENDİRİLMEK
TAKSİTLENDİRİLME
KARABATAKGİLLER, TAKSİTLENDİRMEK, KARPOMETAKARPUS, PATAKLAYABİLMEK, YUKARIKOCAYATAK
ORTAKLAŞACILIK, ORTAKLAŞTIRMAK, TAKSİTLENDİRME, AŞAĞIKOCAYATAK, BATAKLIÇİFTLİK, İDİYOTAKSONOMİ, METAKLORTİAZİD, METAKRİPTOZOİT, ÖZORTAKDEĞİŞKE, PATAKLAYABİLME, TAKLABÖCEKLERİ
ORTAKLAŞTIRMA, ORTAKYAŞARLIK, TAHTAKURULARI, EVCİORTAKIŞLA, GÜRGENLİYATAK, KÜMBETAKPINAR, MAGNETOTAKSİS, METAKRİLATLAR, METAKROMATİZM, ORTAKENTYAHŞİ, OSMANİYEÇATAK, SİTOTAKSONOMİ, SUSTENTAKULUM, TAKATUKACILIK, TAKTIRABİLMEK, ÜRETROSTAKSİS, YASTIKTAKLASI, YILDIRIMÇATAK
KOSTAKLANMAK, PORTAKALIMSI, PROTAKTİNYUM, TAKDİRİİLAHİ, TAKUNYACILIK, TARTAKLANMAK, YALTAKLANMAK, ELEKTROTAKSİ, GASTROTAKSİS, İZOTAKOFOREZ, KANTAKSANTİN, KURUTAKIRDAK, MANTAKALAMAK, ORTAKALDIRIM, ORTAKARAÖREN, ORTAKDARACIK, ORTAKDEĞİŞİM, ORTAKLAŞALIK, ÖKSÜZTAKKASI, PAYTAKLANMAK, PAYTAKLAŞMAK, PELİTLİYATAK, RESEPTAKULUM, TAHTAKEHLESİ, TAHTAKELLESİ, TAKAZALAŞMAK, TAKILIVERMEK, TAKINABİLMEK, TAKLAŞTIRMAK, TAKSONOMETRİ, Devamını Oku »»
FOTOTAKTİZM, KOSTAKLANMA, ORTAKLAŞACI, ORTAKLAŞMAK, PATAKLANMAK, PORTAKALLIK, TAHTAKURUSU, TAKATSİZLİK, TAKDİMCİLİK, TAKILGANLIK, TAKIMYILDIZ, TAKIRDATMAK, TAKIŞTIRMAK, TAKİPSİZLİK, TAKMAMAZLIK, TARTAKLAMAK, TARTAKLANIŞ, TARTAKLANMA, TARTAKLAYIŞ, YALTAKÇILIK, YALTAKLANIŞ, YALTAKLANMA, YUMURTAKÖKÜ, ASTAKSANTİN, BAFTATAKIMI, BALALITAKIM, BALTAKESMEZ, BERÇİNÇATAK, ÇALTAKLAMAK, ÇAMTAKLAMAK, Devamını Oku »»
ARTAKALMAK, BATAKÇILIK, ISTAKOZLAR, MÜSTAKİLEN, ORTAKÇILIK, ORTAKLAŞMA, ORTAKYAŞAR, PATAKLAMAK, PATAKLANMA, ŞİMİOTAKSİ, TAKDİRNAME, TAKEOMETRE, TAKINAKSIZ, TAKINTISIZ, TAKIRDAMAK, TAKIRDATMA, TAKIŞTIRMA, TAKİPÇİLİK, TAKOZLAMAK, TAKSİCİLİK, TAKSİMETRE, TAKUNYASIZ, TARTAKLAMA, AYAKTAKIMI, AEROTAKSİS, ALAMABATAK, AŞAĞIBATAK, AŞAĞIÇATAK, ATAKLAŞMAK, BOSÇABATAK, Devamını Oku »»
ARTAKALMA, BATAKHANE, FOTOTAKSİ, KALTAKLIK, KARABATAK, KATAKOFTİ, KATAKULLİ, KAYTAKLIK, KONTRATAK, MÜSTAKBEL, ORTAKLAŞA, PANİKATAK, PATAKLAMA, PAYTAKLIK, SENTAKTİK, TAKINAKLI, TAKINTILI, TAKIRDAMA, TAKİMETRE, TAKMAZLIK, TAKOMETRE, TAKOZLAMA, TAKSONOMİ, TAKTIRMAK, TAKUNYACI, TAKUNYALI, TEPETAKLA, YALTAKLIK, YATAKHANE, AEROTAKSİ, Devamını Oku »»
BATAKÇIL, BATAKLIK, BİRTAKIM, İSTİNTAK, KALTAKÇI, KATAKOMP, KAVUŞTAK, MÜSTAKAR, MÜSTAKİL, MÜSTAKİM, ORTAKLIK, PAYTAKÇA, PORTAKAL, TAKADDÜM, TAKALLÜS, TAKARRÜP, TAKARRÜR, TAKATSİZ, TAKATUKA, TAKAYYÜT, TAKDİMCİ, TAKILGAN, TAKILMAK, TAKIMADA, TAKINMAK, TAKIŞMAK, TAKİGRAF, TAKİPSİZ, TAKKADAK, TAKKESİZ, Devamını Oku »»
ATAKLIK, BATAKÇI, ISTAKOZ, ORTAKÇI, ORTAKÖY, SENTAKS, SİRTAKİ, TAKANAK, TAKATLİ, TAKILIŞ, TAKILMA, TAKINAK, TAKINMA, TAKINTI, TAKIRTI, TAKIŞMA, TAKİBAT, TAKİBEN, TAKİPÇİ, TAKKELİ, TAKLACI, TAKSALI, TAKSİCİ, TAKUNYA, TAKVİYE, YATAKÇI, YATAKLI, ALHATAK, ALTTAKI, ANISTAK, Devamını Oku »»
KALTAK, KAYTAK, KISTAK, KONTAK, KOSTAK, MÜŞTAK, ÖSTAKİ, PAYTAK, TAKACI, TAKAZA, TAKBİH, TAKDİM, TAKDİR, TAKDİS, TAKILI, TAKİYE, TAKLİT, TAKMAK, TAKRİP, TAKRİR, TAKRİZ, TAKSİM, TAKSİR, TAKSİT, TAKTİK, TAKTİR, TAKVİM, TAKYİT, YALTAK, BULTAK, Devamını Oku »»
BATAK, ÇATAK, ÇITAK, İNTAK, ORTAK, PATAK, TAKAS, TAKAT, TAKIM, TAKİP, TAKKE, TAKLA, TAKMA, TAKOZ, TAKSA, TAKSİ, TAKTİ, TAKVA, TUTAK, YATAK, YUTAK, ARTAK, CATAK, CUTAK, ÇİTAK, DUTAK, FOTAK, HATAK, HOTAK, KOTAK, Devamını Oku »»
ATAK, TAKA, TAKI, TAKT, OTAK, TAKE, TAKİ
TAK
TAK
Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses. Millî bayramlarda veya önemli bir olayı anmak için düzenlenen şenliklerde, geçit yapılacak caddelere geçici olarak kurulan, yazılar ve çiçeklerle süslenen kemer.
AŞAĞIKOCAYATAK
Antalya ili, Serik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KARPOMETAKARPUS
Kuşların kanatlarında bulunan ve üç metakarpus ve bazı karpus kemiklerinin birleşmesiyle oluşan kemik.
ORTAKLAŞTIRMAK
Ortak duruma getirmek, kolektifleştirmek.
TAKSİTLENDİRİLMEK
Taksitli duruma getirilmek.
KARABATAKGİLLER
Leyleksiler takımının, örnek hayvanı karabatak olan bir familyası.
YUKARIKOCAYATAK
Antalya ilinde, Serik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BATAKLIÇİFTLİK
Düzce ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TAKSİTLENDİRİLME
Taksitlendirilmek işi.
METAKLORTİAZİD
Tiyazit grubu işetici bir ilaç.
ORTAKLAŞACILIK
Üretim araçlarından kişisel sahipliği kaldırıp ortak kullanmayı ve toplum içinde her türlü harekette ortak davranışı savunan öğreti, kolektivizm.
TAKSİTLENDİRME
Taksitlendirmek işi.
METAKRİPTOZOİT
Kriptozoitten gelişen merezoit.
TAKSİTLENDİRMEK
Taksitlere bağlamak.
İDİYOTAKSONOMİ
Geleneksel taksonomi.
PATAKLAYABİLMEK
Pataklamaya gücü yetmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
AĞALANMAK
Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.