Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tak" olan, toplam 180 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIKOCAYATAK
AŞAĞIKOCAYATAK
GÜRGENLİYATAK, OSMANİYEÇATAK, YILDIRIMÇATAK
PELİTLİYATAK
BERÇİNÇATAK, GÜRGENYATAK, MEŞELİYATAK, SAYVANÇATAK, YUKARIBATAK
ALAMABATAK, AŞAĞIBATAK, AŞAĞIÇATAK, BOSÇABATAK, BÜYÜKÇATAK, ÇAMLIÇATAK, ÇOBANYATAK, KARAYANTAK, KÜÇÜKÇATAK, TAŞLIYATAK
KARABATAK, KONTRATAK, PANİKATAK, ARDIÇATAK, DUŞKALTAK, KARAPATAK, KARAYATAK, KURAPATAK, PAYIRTTAK, SARIYATAK, ŞAPIRTTAK, ŞIPIRTTAK, TEPEYATAK, TIYIRTTAK, ZAĞILTTAK
İSTİNTAK, KAVUŞTAK, AKMALTAK, AMPLİTAK, ANAYATAK, BAGARTAK, BAĞALTAK, BAŞÇATAK, BAYANTAK, BEŞÇATAK, ÇIĞIŞTAK, FIRIŞTAK, HANYATAK, HARISTAK, KAĞIŞTAK, KANILTAK, KAŞALTAK, KAVALTAK, KIGIÇTAK, KIĞIŞTAK, KIRIŞTAK, KOFALTAK, KOĞULTAK, KOĞUŞTAK, KOVALTAK, KUVALTAK, PAYIRTAK, PIYIRTAK, ŞUVATTAK, TAŞYATAK, Devamını Oku »»
ALHATAK, ANISTAK, ARISTAK, ARİSTAK, ARUSTAK, GOOSTAK, KIRITAK, KURATAK, LABITAK, OMURTAK, ONORTAK, ORUNTAK, TİRİTAK
KALTAK, KAYTAK, KISTAK, KONTAK, KOSTAK, MÜŞTAK, PAYTAK, YALTAK, BULTAK, BASTAK, BAŞTAK, BORTAK, CIŞTAK, ÇALTAK, ÇANTAK, ÇILTAK, ÇIRTAK, ÇOLTAK, DELTAK, DOSTAK, DUSTAK, FATTAK, FİŞTAK, FOLTAK, GALTAK, GIYTAK, GOLTAK, GOSTAK, HALTAK, HILTAK, Devamını Oku »»
BATAK, ÇATAK, ÇITAK, İNTAK, ORTAK, PATAK, TUTAK, YATAK, YUTAK, ARTAK, CATAK, CUTAK, ÇİTAK, DUTAK, FOTAK, HATAK, HOTAK, KOTAK, KUTAK, MATAK, MOTAK, MUTAK, NATAK, NOTAK, OLTAK, POTAK, SATAK, ŞUTAK, TATAK, TITAK, Devamını Oku »»
ATAK, OTAK
TAK
TAK
Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses. Millî bayramlarda veya önemli bir olayı anmak için düzenlenen şenliklerde, geçit yapılacak caddelere geçici olarak kurulan, yazılar ve çiçeklerle süslenen kemer.
YUKARIBATAK
Kastamonu şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÜRGENYATAK
Samsun şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIÇATAK
Karabük ili, Safranbolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa şehri, Hilvan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GÜRGENLİYATAK
Ordu kenti, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SAYVANÇATAK
Trabzon ilinde, Şalpazarı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AŞAĞIBATAK
Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALAMABATAK
Kastamonu ilinde, Taşköprü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
OSMANİYEÇATAK
Bursa şehrinde, Orhaneli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
YILDIRIMÇATAK
Ankara şehri, Kızılcahamam belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MEŞELİYATAK
Giresun kenti, Dereli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
PELİTLİYATAK
Ordu ilinde, Tekkiraz nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIKOCAYATAK
Antalya ili, Serik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BOSÇABATAK
Karatavuk büyüklüğünde boz renkli bir av kuşu.
BERÇİNÇATAK
Ankara şehri, Kızılcahamam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIKOCAYATAK
Antalya ilinde, Serik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
AKARLAR
Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AĞALANMAK
Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.