TAM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tam" olan, toplam 153 adet kelime bulunmaktadır. tam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TAMAMLANABİLMEK, TAMAMLATABİLMEK, TAMAMLAYABİLMEK, TAMAMLAYIVERMEK

14 harfli kelimeler

TAMAMLANABİLME, TAMAMLATABİLME, TAMAMLATTIRMAK, TAMAMLAYABİLME, TAMAMLAYIVERME

13 harfli kelimeler

TAMAMLATTIRMA

12 harfli kelimeler

TAMBURACILIK, TAMİNDİRGEME

11 harfli kelimeler

TAMAHKARLIK, TAMAMLANMAK, TAMAMLATMAK, TAMAMLAYICI, TAMPONLAMAK, TAMSIRALAMA

10 harfli kelimeler

TAMAĞIRMAK, TAMAMINCAZ, TAMAMLAMAK, TAMAMLANIŞ, TAMAMLANMA, TAMAMLATMA, TAMAMLAYAN, TAMAMLAYIŞ, TAMİRCİLİK, TAMKATLAMA, TAMLAMASIZ, TAMÖZDEŞİM, TAMPONLAMA

9 harfli kelimeler

TAMAMIYLA, TAMAMİYET, TAMAMLAMA, TAMASALAK, TAMBARLAK, TAMBURACI, TAMBURALI, TAMEŞLEME, TAMILAMAK, TAMİRHANE, TAMKARMAK, TAMLAMALI, TAMNİDYUM, TAMTAKLAK, TAMZIRMAK

8 harfli kelimeler

TAMAHKAR, TAMAKÇAK, TAMANDUA, TAMANGAZ, TAMARMAK, TAMAYDIN, TAMBANGI, TAMBARGI, TAMBATIN, TAMÇALDI, TAMÇALGI, TAMÇELİK, TAMDURUM, TAMGALIK, TAMIŞLAR, TAMİZLOH, TAMLAMAK, TAMLANAN, TAMLAYAN, TAMSALAK, TAMSAYIM, TAMŞIMAK, TAMTAHIR, TAMTAKIR, TAMTATLU

7 harfli kelimeler

TAMAÇKA, TAMAFİL, TAMAKSI, TAMALGI, TAMAMEN, TAMANİT, TAMARZI, TAMARZİ, TAMAŞKA, TAMATES, TAMATEZ, TAMATOS, TAMBARA, TAMBORA, TAMBURA, TAMBURİ, TAMDERE, TAMGACI, TAMİLCE, TAMİRAT, TAMİRCİ, TAMKARE, TAMKURT, TAMLAMA, TAMTAZE, TAMTÜRK, TAMULUK, TAMZARA

6 harfli kelimeler

TAMADA, TAMAHT, TAMANA, TAMASA, TAMAŞA, TAMATA, TAMBUR, TAMBUZ, TAMERK, TAMGÜL, TAMIŞA, TAMKAN, TAMKOÇ, TAMKUT, TAMLAR, TAMLIK, TAMMAK, TAMPON, TAMTAM

5 harfli kelimeler

TAMAH, TAMAK, TAMAL, TAMAM, TAMAN, TAMAR, TAMAS, TAMAT, TAMAY, TAMAZ, TAMÇI, TAMÇİ, TAMER, TAMGA, TAMĞA, TAMIŞ, TAMİK, TAMİL, TAMİM, TAMİR, TAMLI, TAMLİ, TAMSA, TAMSI, TAMŞA, TAMTI, TAMUĞ, TAMUŞ, TAMÜL, TAMZI

4 harfli kelimeler

TAMA, TAMİ, TAMO, TAMU

3 harfli kelimeler

TAM

Bazı kelimelerin anlamları

TAM

Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.

TAMAMLATABİLME

Tamamlatabilmek işi.

TAMAMLATMAK

Eksiğini yerine koydurmak, bütünletmek. Bitirmesini sağlamak.

TAMAMLANABİLMEK

Tamamlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TAMAMLATTIRMAK

Tamamlatma işini yaptırmak.

TAMİNDİRGEME

Bir önermeyi eşdeğeri olan tamindirgenmiş bir önermeye dönüştürme işlemi.

TAMAMLAYIVERME

Tamamlayıvermek işi.

TAMAMLATTIRMA

Tamamlattırmak işi.

TAMAMLANABİLME

Tamamlanabilmek işi.

TAMAMLATABİLMEK

Tamamlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TAMAHKARLIK

Açgözlülük.

TAMBURACILIK

Tamburacı olma durumu.

TAMAMLAYABİLME

Tamamlayabilmek işi.

TAMAMLAYABİLMEK

Tamamlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tamamlamayı becerebilmek.

TAMAMLANMAK

Eksiksiz duruma getirilmek, tamam olmak, bütünlenmek. Bitirilmek.

TAMAMLAYIVERMEK

Çabucak bitirmek, tamamlamak.

  -   -   -  

Anlamında TAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARMONİZE

Tamamlayıcı sesler eklenmiş (müzik parçası).

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

ABANA

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

AÇGÖZLÜLÜK

Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

ADEDİMÜRETTEP

Tam sayı.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ARAÇ

Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ARTIK

İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

AĞLI

Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

AMPÜTASYON

Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.

AKVARYUM

Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

ATAMA

Atamak işi, tayin, nasıp.

ASILTI

Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.