Kelimeler arşivi içinde; başında "tam" olan, toplam 153 adet kelime bulunmaktadır. tam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAMAMLANABİLMEK, TAMAMLATABİLMEK, TAMAMLAYABİLMEK, TAMAMLAYIVERMEK
TAMAMLANABİLME, TAMAMLATABİLME, TAMAMLATTIRMAK, TAMAMLAYABİLME, TAMAMLAYIVERME
TAMAMLATTIRMA
TAMBURACILIK, TAMİNDİRGEME
TAMAHKARLIK, TAMAMLANMAK, TAMAMLATMAK, TAMAMLAYICI, TAMPONLAMAK, TAMSIRALAMA
TAMAĞIRMAK, TAMAMINCAZ, TAMAMLAMAK, TAMAMLANIŞ, TAMAMLANMA, TAMAMLATMA, TAMAMLAYAN, TAMAMLAYIŞ, TAMİRCİLİK, TAMKATLAMA, TAMLAMASIZ, TAMÖZDEŞİM, TAMPONLAMA
TAMAMIYLA, TAMAMİYET, TAMAMLAMA, TAMASALAK, TAMBARLAK, TAMBURACI, TAMBURALI, TAMEŞLEME, TAMILAMAK, TAMİRHANE, TAMKARMAK, TAMLAMALI, TAMNİDYUM, TAMTAKLAK, TAMZIRMAK
TAMAHKAR, TAMAKÇAK, TAMANDUA, TAMANGAZ, TAMARMAK, TAMAYDIN, TAMBANGI, TAMBARGI, TAMBATIN, TAMÇALDI, TAMÇALGI, TAMÇELİK, TAMDURUM, TAMGALIK, TAMIŞLAR, TAMİZLOH, TAMLAMAK, TAMLANAN, TAMLAYAN, TAMSALAK, TAMSAYIM, TAMŞIMAK, TAMTAHIR, TAMTAKIR, TAMTATLU
TAMAÇKA, TAMAFİL, TAMAKSI, TAMALGI, TAMAMEN, TAMANİT, TAMARZI, TAMARZİ, TAMAŞKA, TAMATES, TAMATEZ, TAMATOS, TAMBARA, TAMBORA, TAMBURA, TAMBURİ, TAMDERE, TAMGACI, TAMİLCE, TAMİRAT, TAMİRCİ, TAMKARE, TAMKURT, TAMLAMA, TAMTAZE, TAMTÜRK, TAMULUK, TAMZARA
TAMADA, TAMAHT, TAMANA, TAMASA, TAMAŞA, TAMATA, TAMBUR, TAMBUZ, TAMERK, TAMGÜL, TAMIŞA, TAMKAN, TAMKOÇ, TAMKUT, TAMLAR, TAMLIK, TAMMAK, TAMPON, TAMTAM
TAMAH, TAMAK, TAMAL, TAMAM, TAMAN, TAMAR, TAMAS, TAMAT, TAMAY, TAMAZ, TAMÇI, TAMÇİ, TAMER, TAMGA, TAMĞA, TAMIŞ, TAMİK, TAMİL, TAMİM, TAMİR, TAMLI, TAMLİ, TAMSA, TAMSI, TAMŞA, TAMTI, TAMUĞ, TAMUŞ, TAMÜL, TAMZI
TAMA, TAMİ, TAMO, TAMU
TAM
TAM
Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.
TAMAMLATABİLME
Tamamlatabilmek işi.
TAMAMLATMAK
Eksiğini yerine koydurmak, bütünletmek. Bitirmesini sağlamak.
TAMAMLANABİLMEK
Tamamlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAMAMLATTIRMAK
Tamamlatma işini yaptırmak.
TAMİNDİRGEME
Bir önermeyi eşdeğeri olan tamindirgenmiş bir önermeye dönüştürme işlemi.
TAMAMLAYIVERME
Tamamlayıvermek işi.
TAMAMLATTIRMA
Tamamlattırmak işi.
TAMAMLANABİLME
Tamamlanabilmek işi.
TAMAMLATABİLMEK
Tamamlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TAMAHKARLIK
Açgözlülük.
TAMBURACILIK
Tamburacı olma durumu.
TAMAMLAYABİLME
Tamamlayabilmek işi.
TAMAMLAYABİLMEK
Tamamlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tamamlamayı becerebilmek.
TAMAMLANMAK
Eksiksiz duruma getirilmek, tamam olmak, bütünlenmek. Bitirilmek.
TAMAMLAYIVERMEK
Çabucak bitirmek, tamamlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARMONİZE
Tamamlayıcı sesler eklenmiş (müzik parçası).
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
ADEDİMÜRETTEP
Tam sayı.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
AĞLI
Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ARKADAŞ
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
AKVARYUM
Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
ATAMA
Atamak işi, tayin, nasıp.
ASILTI
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.