Kelimeler arşivi içinde; başında "tan" olan, toplam 372 adet kelime bulunmaktadır. tan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TANGİERHASTALIĞI
TANIMLAYABİLMEK, TANIMLAYIVERMEK, TANIŞTIRABİLMEK, TANITLAYABİLMEK, TANRITANIMAZLIK
TANIMLANABİLME, TANIMLAYABİLME, TANIMLAYIVERME, TANIŞTIRABİLME, TANITILABİLMEK, TANITLAYABİLME, TANRILAŞTIRMAK
TANDIRÖRTMESİ, TANDIRPAHLASI, TANITILABİLME, TANRIDEVECİĞİ, TANRILAŞTIRMA, TANZİMATÇILIK
TANDIRDUVAĞI, TANDIRTAVASI, TANECİKLİLİK, TANGIRDATMAK, TANIMAMAZLIK, TANINABİLMEK, TANIŞABİLMEK, TANITABİLMEK, TANITIVERMEK, TANITMACILIK, TANIYABİLMEK, TANIYIVERMEK, TANREKGİLLER, TANRIKÖPRÜSÜ, TANRITANIMAZ, TANRIYILDIZI, TANSİYOMETRE, TANSİYOMETRİ, TANTANACILIK
TANDIREŞİĞİ, TANDIRZCLIK, TANDULUNMAK, TANGIRDAMAK, TANGIRDATMA, TANIMLANMAK, TANIMLATMAK, TANINABİLME, TANINMIŞLIK, TANIŞABİLME, TANIŞTIRMAK, TANITABİLME, TANITICILIK, TANITIVERME, TANITLANMAK, TANITLANMIŞ, TANITTIRMAK, TANIYABİLME, TANIYIVERME, TANKERCİLİK, TANRIKUŞAĞI, TANRILAŞMAK, TANRISALLIK, TANRISIZLIK, TANRIVERMİŞ, TANSIRLAMAK
TANATOLOJİ, TANDIRBAŞI, TANDIRLAMA, TANDIRNAME, TANECİKSİZ, TANELENMEK, TANGALOĞLU, TANGIRDAMA, TANGIRELEK, TANGIRTILI, TANIDIKLIK, TANIKÇALAR, TANIKLAMAK, TANIKSAMAK, TANIMAZLIK, TANIMIŞLIK, TANIMLAMAK, TANIMLANMA, TANIMLATMA, TANIMLAYIŞ, TANISIZLIK, TANIŞIKLIK, TANIŞTIRMA, TANITILMAK, TANITIMCIK, TANITLAMAK, TANITLANIŞ, TANITLANMA, TANITLAYIŞ, TANITMALIK, Devamını Oku »»
TANABURNU, TANAKIRAN, TANBALIĞI, TANDIREVİ, TANDIRLIK, TANDOĞMUŞ, TANECİKLİ, TANELEMEK, TANELENME, TANGIRDAK, TANGURDAK, TANĞAYRIH, TANĞIRDAK, TANIKLAMA, TANIKTEPE, TANILAMAK, TANIMLAMA, TANINMALI, TANITILIŞ, TANITILMA, TANITLAMA, TANITMACI, TANKÇILIK, TANKSAVAR, TANLANMAK, TANRIKULU, TANRIÖVER, TANRISAMA, TANRIYOLU, TANSIKMAK, Devamını Oku »»
TANAGÖZÜ, TANALTAN, TANALTAY, TANASSUR, TANAŞMAN, TANAYDIN, TANAZLIK, TANBOLAT, TANBURDU, TANDIRLI, TANDOĞAN, TANDOĞDU, TANDORUK, TANELEME, TANELGİN, TANENLER, TANGAYAZ, TANGAYLİ, TANGIDIK, TANGIRTI, TANGÜNER, TANHATUN, TANIKLIK, TANILAMA, TANILĞAN, TANILMAK, TANIMACA, TANIMLIK, TANINMAK, TANINMIŞ, Devamını Oku »»
TANAÇAN, TANAÇAR, TANAĞAR, TANALIK, TANALYA, TANALYE, TANAYAZ, TANBERK, TANBİLİ, TANBOĞA, TANCIRA, TANDANS, TANECİK, TANECİL, TANEGÜL, TANESİZ, TANGALA, TANGRAM, TANIDIK, TANIDUH, TANILMA, TANIMAG, TANIMAK, TANIMAZ, TANINIŞ, TANINMA, TANIRER, TANISGA, TANISIK, TANISIZ, Devamını Oku »»
TANAKA, TANALP, TANBAY, TANBEK, TANBEY, TANCAN, TANDAN, TANDEM, TANDIR, TANDUR, TANELİ, TANERK, TANFER, TANGAL, TANGIÇ, TANGÖR, TANGÜÇ, TANGÜL, TANGÜN, TANĞAL, TANHAN, TANIMA, TANITI, TANKAJ, TANKAN, TANKÇI, TANKER, TANKIR, TANKOÇ, TANKÖY, Devamını Oku »»
TANAK, TANAL, TANAM, TANAN, TANAS, TANAŞ, TANAV, TANAY, TANAZ, TANCI, TANEL, TANEN, TANER, TANGA, TANGO, TANIK, TANIM, TANIN, TANIR, TANIŞ, TANIT, TANİN, TANJU, TANKA, TANKI, TANKO, TANKÜ, TANLA, TANRI, TANRİ, Devamını Oku »»
TANA, TANE, TANI, TANK
TAN
TAN
Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, fecir.
TANRILAŞTIRMAK
Birini veya bir şeyi Tanrı diye tanımak, Tanrı yerine koymak. Aşırı derecede övmek.
TANIŞTIRABİLME
Tanıştırabilmek işi.
TANITLAYABİLME
Tanıtlayabilmek işi.
TANDIRPAHLASI
Tandırda gömülerek pişirilen bir çeşit kuru fasulye yemeği.
TANITILABİLMEK
Tanıtılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TANGİERHASTALIĞI
Plazma lipoproteinlerinden alfa-lipoproteinin yokluğu, kolesterol esterlerinin tüm retiküloendoteliyal dokularda depolanması ve bademciklerin büyük ve portakal sarısı renkte olmasıyla belirgin hastalık.
TANIMLANABİLME
Anlamları önceden bilinen deyimlerden birisinin anlamının, öbürlerinin anlamına bağlı olarak belirlenmesi.
TANIŞTIRABİLMEK
Tanıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TANIMLAYABİLMEK
Tanımlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TANITLAYABİLMEK
Tanıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TANIMLAYIVERMEK
Çok çabuk veya kolayca tanımlamak.
TANIMLAYABİLME
Tanımlayabilmek işi.
TANIMLAYIVERME
Tanımlayıvermek işi.
TANRITANIMAZLIK
Tanrı'nın varlığını inkâr eden öğreti, ateizm.
TANDIRÖRTMESİ
Mutfak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AÇMACI
Açma yapan veya satan kimse.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ADALAR
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADET
Sayı. Tane.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.