Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tan" olan, toplam 383 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BALDIRPATLATAN
DAMARDARALTAN, ŞEVKETİBOSTAN
AHMAKISLATAN, ÇOBANALDATAN, YARADILIŞTAN, ANTİREZİSTAN, DİFENİLMETAN, FİLİZKURUTAN, KARAELBİSTAN, KASDANCIKTAN, MİYANESULTAN, TRİHALOMETAN, YUKARIARATAN
DEZENFEKTAN, YALANCIKTAN, AŞAĞIARATAN, BALLIBOSTAN, BALUMSULTAN, BAYRAKTUTAN, BİROĞURTTAN, DEKONJESTAN, DİSİNFEKTAN, EMREMSULTAN, HAMANCAHTAN, SUBKREPİTAN, TAKKADARTAN, TEKKETARTAN, TELMİSARTAN, TOPRAKTUTAN, TRANSFEKTAN
BAŞASİSTAN, BAŞKOMUTAN, KAFEŞANTAN, MEZARİSTAN, POLİÜRETAN, SİNEKYUTAN, ŞAKACIKTAN, DALKURUTAN, KANKURUTAN, ANSIRATTAN, BABASULTAN, EMİRSULTAN, FRENGİSTAN, GÜZELVATAN, HAPAHAPTAN, İNTERMİTAN, İTSIZLATAN, KAFİRİSTAN, KARABAŞTAN, KILIÇTUTAN, KILIÇYUTAN, KONSTANTAN, OTKABARTAN, OYUNCUKTAN, SAKALTUTAN, SÜPERNATAN, YAŞILİSTAN, YAYIMLATAN, YEŞİLİSTAN, YEŞİLUSTAN, Devamını Oku »»
KABRİSTAN, ORANGUTAN, PROTESTAN, TORNİSTAN, UÇKURUTAN, ANASULTAN, ARABİSTAN, ARABÜSTAN, AYRIYATAN, AYRİYATAN, AZICIKTAN, BAYIRKTAN, BEYBOSTAN, BİRORTTAN, CİNNİSTAN, DOĞUNÇTAN, HANSULTAN, HENGİSTAN, KONSÜLTAN, KURTTUTAN, KURUMATAN, MAHSUSTAN, MERKAPTAN, PERSİSTAN, SAÇUZATAN, SEFOTETAN, SİMPOSTAN, SÜRFEKTAN, TAŞTARTAN, TOMBUSTAN, Devamını Oku »»
ÇÖPÇATAN, DOĞAÇTAN, DOĞUŞTAN, ELBİSTAN, GÜLİSTAN, KOMPETAN, KULAKTAN, MUTANTAN, SABAHTAN, ŞARLATAN, TARLATAN, YELYUTAN, ACCIKTAN, ALBUSTAN, ANKASTAN, ATRAKTAN, AYDINTAN, AYSULTAN, AZCIKTAN, BADASTAN, BALKATAN, BAŞDUTAN, BAŞTUTAN, BAYAHTAN, BAYAJTAN, BAYAKTAN, BAYILTAN, BAYOKTAN, BEYAKTAN, BİYAKTAN, Devamını Oku »»
AÇIKTAN, ASİSTAN, KOMUTAN, MİLİTAN, ÖZVATAN, SERETAN, TOPATAN, ZABİTAN, ABRATAN, ACIHTAN, ACIKTAN, AKALTAN, AKINTAN, ALAPTAN, ARBATAN, ARSATAN, AYARTAN, BAAKTAN, BERKTAN, ÇORATAN, DARPTAN, DOMATAN, ESASTAN, FRUKTAN, GENÇTAN, GOMUTAN, GUMUTAN, HALOTAN, ICIKTAN, ISPATAN, Devamını Oku »»
BAŞTAN, BOSTAN, BÜHTAN, DESTAN, DIŞTAN, FETTAN, FİSTAN, HILTAN, KAFTAN, KAPTAN, KAYTAN, LANTAN, MİNTAN, PENTAN, SULTAN, ŞEYTAN, TOPTAN, ALATAN, ARITAN, AYATAN, BASTAN, BİRTAN, CIRTAN, CORTAN, ÇARTAN, ÇIMTAN, ÇIRTAN, ÇIVTAN, ÇİNTAN, ÇİŞTAN, Devamını Oku »»
BÜTAN, HİTAN, İNTAN, KOTAN, KUTAN, METAN, OKTAN, TİTAN, VATAN, AKTAN, ALTAN, ARTAN, ASTAN, AYTAN, ÇATAN, ERTAN, GATAN, GUTAN, İLTAN, İMTAN, KETAN, KÖTAN, KÜTAN, MATAN, MİTAN, OLTAN, ORTAN, ÖRTAN, ÖZTAN, PATAN, Devamını Oku »»
ATAN, ÖTAN
TAN
TAN
Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, fecir.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
ANTİREZİSTAN
Böceklerde, direnç gelişimini önlemek amacıyla pestisitlere katılan madde.
BALDIRPATLATAN
Güreşte hasmın bir ayağını tutarak diz kapağına kadar büküp üzerine yüklenme oyunu.
ÇOBANALDATAN
Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş, keçisağan (Caprimulgus europaeus).
DAMARDARALTAN
Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).
YARADILIŞTAN
Doğumla beraber, yaradılıştan beri, doğuştan, kudretten, fıtraten, hilkaten.
KASDANCIKTAN
Yalancıktan.
DİFENİLMETAN
Anksiyolitik etkisi zayıf olan ve barbitüratlar kadar fazla kullanılmayan ayrıca antikolinerjik etkileri de olan hipnosedatif ilaçların bir grubu.
MİYANESULTAN
Çorum şehrinde, Alaca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAELBİSTAN
Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞEVKETİBOSTAN
Yabanıl bir otun yemek yapılabilen kökü.
TRİHALOMETAN
Dezenfektan yan ürünü.
YUKARIARATAN
Iğdır şehrinde, Aralık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
FİLİZKURUTAN
Fındık filizlerinin öz bölgesinde gelişen ve konakçının kısa zamanda kurumasına yol açan sarı bacaklı tekeböceği.
DEZENFEKTAN
Mikrop kırma özelliği olan (madde).
Bu bölümde tanımı içerisinde TAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMACI
Açma yapan veya satan kimse.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ADALAR
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ADET
Sayı. Tane.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.