Kelimeler arşivinde; içinde "tan" olan, toplam 1291 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
STANDARTLAŞTIRMAK, DESTANLAŞTIRILMAK, POTANSİYALİZASYON, ŞEYTANNAMAZLIĞASI, ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
BAŞTANKARAGİLLER, EGZİSTANSİYALİST, EGZİSTANSİYALİZM, MİLİTANLAŞTIRMAK, STANDARTLAŞTIRMA, KAPTANPAŞAKUZUSU, CHOLİSTANİKOYUNU, DENİZKESTANELERİ, DESTANLAŞABİLMEK, DESTANLAŞTIRILMA, İSTANBULKİLİSESİ, METANDROSTENOLON, TANGİERHASTALIĞI
MİLİTANLAŞTIRMA, STANDARDİZASYON, TANRITANIMAZLIK, ÇOBANALDATANLAR, DESTANLAŞABİLME, DESTANLAŞTIRMAK, KRİYOPROTEKTANT, POTANSİYELÖLÇER, POTANSİYELÖLÇÜM, ŞEYTANİŞİÇİVİSİ, ŞEYTANPATLICANI, ŞEYTANTAYYARESİ, TANIMLAYABİLMEK, TANIMLAYIVERMEK, TANIŞTIRABİLMEK, TANITLAYABİLMEK
DENİZKESTANESİ, STANDARTLAŞMAK, STANDARTSIZLIK, SULTANİBUSELİK, ŞEYTANMİNARESİ, TANRILAŞTIRMAK, TÖRETANIMAZLIK, VATANLAŞTIRMAK, VATANPERVERLİK, BALDIRPATLATAN, ASİDOREZİSTANS, DESTANLAŞTIRMA, DİLFIRLATANLAR, ELBİSTANHÜYÜĞÜ, İSTANBULBOĞAZI, KAMUTANRICILIK, KRYOPROTEKTANT, MONOETANOLAMİN, POTANSİYOMETRE, POTANSİYOMETRİ, RADYOREZİSTANS, SARITANIŞMANLI, SERİRİSALTANAT, SIRTANTANGILIÇ, SULTANÇİFTLİĞİ, ŞARLATANLAŞMAK, ŞEYTANTÜKÜRÜĞÜ, TANIMLANABİLME, TANIMLAYABİLME, TANIMLAYIVERME, Devamını Oku »»
BAŞASİSTANLIK, BAŞKOMUTANLIK, BAŞTANIMAZLIK, DAMARDARALTAN, DOĞUŞTANCILIK, HİPERTANSİYON, METANETSİZLİK, MİLİTANLAŞMAK, SALTANATÇILIK, SAPTANIMCILIK, STANDARTLAŞMA, SULTANİHÜZZAM, ŞEYTANARABASI, TANRILAŞTIRMA, VATANLAŞTIRMA, VATANSEVERLİK, ŞEYTANTIRNAĞI, BULGARİSTANLI, BÜYÜKBOSTANCI, ÇOKTANRICILIK, HACIBAŞTANLAR, İSTANBULLULUK, KESTANEDERESİ, KESTANEKABAĞI, KESTANEPINARI, KÜÇÜKBOSTANCI, METANEFRİDYUM, POTANSİYOSTAT, SAPTANABİLMEK, SUSATANGİLLER, Devamını Oku »»
AHMAKISLATAN, BOTANİKÇİLİK, ÇOBANALDATAN, DESTANLAŞMAK, FETTANLAŞMAK, HİPOTANSİYON, KAPTANIDERYA, KESTANECİLİK, MİLİTANLAŞMA, MÜSTANTİKLİK, PROTESTANLIK, SULTANİYEGAH, ŞEYTANİĞNESİ, TANGIRDATMAK, TANIMAMAZLIK, TANITMACILIK, TANRITANIMAZ, TANSİYOMETRE, TANTANACILIK, YARADILIŞTAN, YUNANİSTANLI, ŞEYTANMASASI, ANTİREZİSTAN, AŞAĞIKOTANLI, BAŞTANKARAYA, BATTANİYESİZ, BOSTANCIBAŞI, DİFENİLMETAN, FİLİZKURUTAN, GAMETANGİYUM, Devamını Oku »»
BATTANİYELİ, BOSTANCILIK, ÇÖPÇATANLIK, DESTANCILIK, DESTANLAŞMA, DEZENFEKTAN, FETTANLAŞMA, HAKTANIRLIK, MORİTANYALI, POSTRESTANT, SALTANATSIZ, SATANİSTLİK, SPONTANEİZM, STANDARTLIK, SULTANBEYLİ, SULTANHİSAR, ŞEYTANILAİN, ŞEYTANTERSİ, TANGIRDAMAK, TANGIRDATMA, TANIMLANMAK, TANINMIŞLIK, TANIŞTIRMAK, TANITICILIK, TANITLANMAK, TANKERCİLİK, TANRILAŞMAK, TANRISALLIK, TANRISIZLIK, TOPTANCILIK, Devamını Oku »»
BAŞASİSTAN, BAŞKOMUTAN, BAŞTANKARA, ENSTANTANE, İNTANİYECİ, İSTANBULİN, KAFEŞANTAN, KASTANYOLA, KESTANECİK, METANETSİZ, MEZARİSTAN, MİLİTANLIK, PAKİSTANLI, POLİÜRETAN, POTANSİYEL, SALTANATÇI, SALTANATLI, SERMESTANE, SİNEKYUTAN, SULTANDAĞI, SULTANOĞLU, ŞAKACIKTAN, ŞARLATANCA, ŞEYTANIMSI, ŞEYTANSAÇI, TANDIRNAME, TANECİKSİZ, TANELENMEK, TANGIRDAMA, TANGIRTILI, Devamını Oku »»
AKSEPTANS, BATTANİYE, BOSTANLIK, BOTANİKÇİ, DESTANLIK, DESTANSIZ, FETTANLIK, FİSTANLIK, FİSTANSIZ, KABRİSTAN, KAPTANLIK, KASTANYET, KESTANECİ, METANETLİ, MİNTANLIK, MÜSTANTİK, ORANGUTAN, ORTANCALI, PROTESTAN, REZİSTANS, SAPTANMAK, SİMULTANE, SULTANLIK, SÜTANALIK, ŞEYTANLIK, TANECİKLİ, TANELEMEK, TANELENME, TANIKLAMA, TANILAMAK, Devamını Oku »»
BOSTANCI, ÇATANACI, ÇÖPÇATAN, DESTANCI, DESTANLI, DESTANSI, DOĞAÇTAN, DOĞUŞTAN, ELBİSTAN, FETTANCA, FİSTANLI, GÜLİSTAN, HAKTANIR, İNTANİYE, İSTANBUL, KAFTANCI, KAYTANLI, KOMPETAN, KULAKTAN, LANTANİT, MUTANTAN, SABAHTAN, SALTANAT, SAPTANIM, SAPTANIŞ, SAPTANMA, SATANİST, SEKSTANT, SPONTANE, STANDART, Devamını Oku »»
AÇIKTAN, ASİSTAN, ATANMAK, BOTANİK, ÇOTANAK, DESTANİ, DOSTANE, FETTANE, HASTANE, HOTANTO, KESTANE, KOMUTAN, MESTANE, METANET, MİLİTAN, ORTANCA, OTANTİK, ÖTANAZİ, ÖZVATAN, PASTANE, POSTANE, RATANYA, SERETAN, SULTANİ, SÜTANNE, ŞEYTANİ, TANECİK, TANECİL, TANIDIK, TANIMAK, Devamını Oku »»
ANTANT, ATANMA, BAŞTAN, BOSTAN, BÜHTAN, ÇATANA, DESTAN, DETANT, DIŞTAN, ETANOL, FETTAN, FİSTAN, HILTAN, İNTANİ, KAFTAN, KAPTAN, KAYTAN, LANTAN, MİNTAN, OKTANT, PENTAN, SULTAN, SÜTANA, ŞEYTAN, TANDEM, TANDIR, TANELİ, TANIMA, TANKÇI, TANKER, Devamını Oku »»
BÜTAN, HİTAN, İNTAN, KOTAN, KUTAN, METAN, OKTAN, STANT, TANEN, TANGO, TANIK, TANIM, TANIŞ, TANIT, TANİN, TANRI, TİTAN, UTANÇ, VATAN, AKTAN, ALTAN, ARTAN, ASTAN, AYTAN, ÇATAN, ERTAN, GATAN, GUTAN, İLTAN, İMTAN, Devamını Oku »»
TANE, TANI, TANK, ATAN, ÖTAN, TANA
TAN
TAN
Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, fecir.
KAPTANPAŞAKUZUSU
Dalga tepelerinin çatlamasıyla oluşan, deniz üzerinde dizi hâlinde görünen beyazlık.
CHOLİSTANİKOYUNU
Pakistan'da bulunan, kuyruğu ince-kısa, etçi yapağıcı özellikte, yapağı rengi beyaz, baş ve kulaklar ise siyah veya kahverengi renkte koyun ırkı.
DESTANLAŞTIRILMA
Destanlaştırılmak işi.
BAŞTANKARAGİLLER
Omurgalı hayvanların ötücü kuşlar takımından yüz kadar kuş türünü içine alan geniş bir familya.
DESTANLAŞABİLMEK
Destanlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
STANDARTLAŞTIRMAK
Standart duruma getirmek.
DENİZKESTANELERİ
Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumundan, küre, yürek ya da disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plâkların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denen özel bir çene sistemleri görülen, bayağı denizkestanesi (Echinus esculentus) türü ve sidaris (Cidaris) cinsi iyi bilinen bir sınıf. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinden, küre, yürek veya disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plakların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denilen özel bir çene sistemleri görülen bir sınıf. (Echinoidea), iyi bilinirler.
EGZİSTANSİYALİZM
Varoluşçuluk.
EGZİSTANSİYALİST
Varoluşçu.
POTANSİYALİZASYON
İki ilacın bir arada verildiğinde oluşturdukları toplam etki miktarının, onların bireysel etkilerinin toplamından daha fazla olması, supra aditif etkileşme.
ŞEYTANNAMAZLIĞASI
Örümcek ve ağı.
MİLİTANLAŞTIRMAK
Militan durumuna getirmek.
ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
Özellikle genç sürgünlerden özsu emen ve gelişme çağını tükürüğümsü bir salgı yığını içerisinde geçiren, sıçrayıcı eşkanatlılar familyası.
STANDARTLAŞTIRMA
Standartlaştırmak işi. Nitelikte belirli düzeyi, kaliteyi, pazarlamada kolaylığı ve değer birliğini sağlamak amacıyla her tür üründen benzer nitelikte bulunanı ayırma.
DESTANLAŞTIRILMAK
Destan olarak anlatılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
ADET
Sayı. Tane.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AFALLAMAK
Şaşkınlıktan sersemleşmek.
ADALAR
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AÇMACI
Açma yapan veya satan kimse.