Kelimeler arşivinde; içinde "tam" olan, toplam 401 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERVİTAMİNOZİS, POTAMOGETONACEAE
HİPOPOTAMGİLLER, AKANTAMEBİYOZİS, DEKONTAMİNASYON, HİPERMETAMORFOZ, HİPOVİTAMİNOZİS, PARAVİTAMİNOZİS, REKONTAMİNASYON, RETORTAMONADİDA, TAMAMLANABİLMEK, TAMAMLATABİLMEK, TAMAMLAYABİLMEK, TAMAMLAYIVERMEK, ULUGEÇİTAMBARCI, VİTAMİNLEŞTİRME
ANTİHİSTAMİNİK, DİSVİTAMİNOZİS, HİPERVİTAMİNOZ, JUKSTAMEDULLAR, KASTAMONULULUK, METİLAMFETAMİN, POTAMOPLANKTON, SUBVİTAMİNOZİS, TAMAMLANABİLME, TAMAMLATABİLME, TAMAMLATTIRMAK, TAMAMLAYABİLME, TAMAMLAYIVERME, YUMURTAMANTARI
VİTAMİNSİZLİK, DUMANLITAMASI, ENTAMOBİYOZİS, HİPOVİTAMİNOZ, KLORAMFETAMİN, KONTAMİNASYON, PEŞTAMALCILIK, TAMAMLATTIRMA
ISTAMPACILIK, ISTAMPALAMAK, ASETAMİNOFEN, AVİTAMİNOZİS, FLORASETAMİT, KONTAMİNATYO, MEKLORETAMİN, METAMFETAMİN, PANTAMORFİZM, RETORTAMONAS, TAMBURACILIK, TAMİNDİRGEME
HAKARETAMİZ, ISTAMPALAMA, METAMORFİZM, TAMAMLANMAK, TAMAMLATMAK, TAMPONLAMAK, ANTİVİTAMİN, ÇINGIŞTAMAK, DİENTAMOEBA, HİSTAMİNEMİ, KAPROLAKTAM, KARTAMSAMAK, KASTAMONULU, KONTAMİNANT, MOKSALAKTAM, ORTAMANDIRA, PARASETAMOL, PEŞTAMALLIK, PEŞTAMALSIZ, POTAMOGETON, TAMAHKARLIK, TAMAMLAYICI, TAMSIRALAMA, VOLTAMOGRAM
DARÜLEYTAM, METAMORFİK, METAMORFOZ, TAMAMLAMAK, TAMAMLANIŞ, TAMAMLANMA, TAMAMLATMA, TAMAMLAYIŞ, TAMİRCİLİK, TAMPONLAMA, TUTAMAKSIZ, TUTAMLAMAK, VİTAMİNSİZ, VOLTAMETRE, AVİTAMİNOZ, BEYTAMBALA, CAĞIŞTAMAK, DAĞIŞTAMAK, DAVIŞTAMAK, DIVIŞTAMAK, DUTAMLAMAK, FİĞIŞTAMAK, GIĞIŞTAMAK, GIMIŞTAMAK, GLUTAMİNAZ, GULUNTAMAK, İNTRAVİTAM, KAĞIŞTAMAK, KARBUTAMİT, KIĞIŞTAMAK, Devamını Oku »»
HİPOPOTAM, ISTAMPACI, İBRETAMİZ, KASTAMONU, TAMAMIYLA, TAMAMİYET, TAMAMLAMA, TAMBURACI, TAMİRHANE, TUTAMAÇLI, TUTAMLAMA, VİTAMİNLİ, VOLTAMPER, BALTAMALI, BASTAMBAK, BEYTAMBAL, ENTAMOEBA, KARATAMAS, KATAMARAN, KONTRTAMS, METAMERİZ, MEYTAMBAL, MUTAMADIN, PEŞTAMBAL, TAHTAMBAÇ, TAHTAMBEÇ, TAMASALAK, TAMBARLAK, TAMBURALI, TAMEŞLEME, Devamını Oku »»
ESTAMPAJ, MÜSTAMEL, NETAMELİ, PEŞTAMAL, SAPTAMAK, TAMLAMAK, TAMLANAN, TAMLAYAN, TAMTAKIR, TASTAMAM, TUTAMLIK, YASTAMAK, ATAMTÜRK, AYTAMLİK, BASTAMBA, DARITAMI, DESTAMAZ, DOKTAMAK, GLUTAMAT, GLUTAMİN, GLÜTAMAT, GLÜTAMİN, HAFTAMAL, HILTAMAK, HIRTAMPA, HIŞTAMAK, HIŞTAMAN, İKTAMMOL, İSTAMBOL, İSTAMBUL, Devamını Oku »»
HARTAMA, ISTAMPA, MOTAMOT, NATAMAM, SAPTAMA, TAMAMEN, TAMANİT, TAMBURA, TAMBURİ, TAMİRAT, TAMİRCİ, TAMLAMA, TAMZARA, TUTAMAÇ, TUTAMAK, VİTAMİN, YASTAMA, TAMKARE, ALTAMAK, ARTAMAK, ATAMBAY, BALTAMA, ÇATAMAK, DUTAMAH, DUTAMAK, DUTAMIK, GANTAMA, GAYTAMA, HETAMİN, HIŞTAMA, Devamını Oku »»
ATAMAK, ATAMAN, ESTAMP, ETAMİN, OTAMAK, TAMBUR, TAMLIK, TAMPON, TAMTAM, ATAMBA, ATAMER, BANTAM, DUTAMK, HIŞTAM, İSTAMA, KINTAM, MATAMA, OTAMIŞ, SAPTAM, SATAMA, STAMEN, TAMADA, TAMAHT, TAMANA, TAMASA, TAMAŞA, TAMATA, TAMBUZ, TAMERK, TAMGÜL, Devamını Oku »»
ATAMA, EYTAM, HİTAM, NOTAM, ORTAM, OTAMA, TAMAH, TAMAM, TAMİK, TAMİM, TAMİR, TUTAM, ARTAM, ASTAM, AYTAM, DUTAM, HITAM, ISTAM, İMTAM, İNTAM, OSTAM, SİTAM, TAMAK, TAMAL, TAMAN, TAMAR, TAMAS, TAMAT, TAMAY, TAMAZ, Devamını Oku »»
TAMU, TAMA, TAMİ, TAMO
TAM
TAM
Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.
PARAVİTAMİNOZİS
Eksik belirtili vitamin eksikliği.
HİPOPOTAMGİLLER
Su aygırıgiller.
REKONTAMİNASYON
Mikroorganizmalarından arındırılmış gıda veya çevresel bir örneğin yeniden kontamine olması.
HİPERVİTAMİNOZİS
Vitamin zehirlenmesi.
TAMAMLAYABİLMEK
Tamamlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tamamlamayı becerebilmek.
TAMAMLAYIVERMEK
Çabucak bitirmek, tamamlamak.
AKANTAMEBİYOZİS
Acanthamoeba cinsindeki türlerin neden olduğu enfeksiyon. Hastalıkta görülen en yaygın belirtiler granülomatoz amebik ensefalitis ve Acanthamoeba keratitisdir.
TAMAMLATABİLMEK
Tamamlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEKONTAMİNASYON
Bulaşmayı giderme, temizleme. Zehirlenmeye neden olan maddelerin bulunduğu bölgeden uzaklaştırılması.
ULUGEÇİTAMBARCI
Bartın kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HİPERMETAMORFOZ
Bazı böceklerde, iki ya da daha fazla larva çeşidinin bulunması.
HİPOVİTAMİNOZİS
Vitamin yetmezliği.
TAMAMLANABİLMEK
Tamamlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
RETORTAMONADİDA
Mastigophora alt şubesinde, Zoomastigophorea sınıfında bulunan birisi ventral sitosomal bölgeyle ilişkili olarak arkaya yönelen 2-4 kamçıya sahip, golgi cismi ve mitokondrileri bulunmayan, hücre iskeletleri trikomonadidlere benzeyen, birçok omurgalı ve omurgasızın bağırsaklarında bulunan ve sitostomlarıyla beslenen, patojeniteleri her zaman düşük olan, Chilomastix ve Retortamonas cinslerini içeren, parazitik bağırsak kamçılılarının bulunduğu protozoa takımı.
POTAMOGETONACEAE
Su sümbüllerigiller.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
ASILTI
Çözünemeyen madde parçacıklarının dibe çökmeden bir sıvı ortamda kalmış durumu, süspansiyon. Böyle bir sıvı karışımı, süspansiyon.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ARMONİZE
Tamamlayıcı sesler eklenmiş (müzik parçası).
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AKVARYUM
Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.
AĞLI
Ağı bulunan. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ARKADAŞ
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.
ATAMA
Atamak işi, tayin, nasıp.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
AMPÜTASYON
Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması. Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.
ADEDİMÜRETTEP
Tam sayı.