Kelimeler arşivi içinde; başında "tal" olan, toplam 158 adet kelime bulunmaktadır. tal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TALİMHANECİBAŞI, TALLOTOKSİKOZİS
TALLIBİTKİLER
TALAKISELASE, TALVARLANMAK
TALARLANMAK, TALAŞLANMAK, TALAZLANMAK, TALİHSİZLİK, TALİMATNAME, TALPİKLEMEK
TALAĞAURUV, TALANCILIK, TALANLAMAK, TALASIRMAK, TALAŞLAMAK, TALAŞLANMA, TALAŞMALAŞ, TALAZLAMAK, TALAZLANMA, TALUKLAMAK
TALAMİKUS, TALANLAMA, TALAŞLAMA, TALAYKURT, TALAZIMAK, TALAZOĞLU, TALDIRKAÇ, TALEBELİK, TALEPNAME, TALİDOMİT, TALİMHANE, TALİMNAME, TALLOFİTA, TALPINMAK
TALAMBIÇ, TALAMBUÇ, TALANMAK, TALASEMİ, TALASLIK, TALAŞLIK, TALAŞMAK, TALAŞMAN, TALATMAK, TALAVART, TALAYHAN, TALAYKAN, TALAYKOÇ, TALAYKUT, TALAYMAN, TALAZLIK, TALAZMAK, TALEPKAR, TALGALIK, TALIŞMAN, TALİHSİZ, TALİMGAH, TALİMSİZ, TALİPLER, TALTAMIZ, TALVARLI, TALYASAN
TALAGAN, TALAKAT, TALAMAH, TALAMAK, TALAMUS, TALANCI, TALASAN, TALASİN, TALAŞIR, TALATUR, TALAVUZ, TALAYER, TALEMEK, TALIYAR, TALİHLİ, TALİKAT, TALİMAR, TALİMAT, TALİMLİ, TALİPLİ, TALİSKA, TALLAHİ, TALLAMA, TALPMAK, TALTATI
TALABE, TALAGU, TALAHA, TALAKA, TALAŞA, TALAZA, TALBAR, TALEBE, TALFAR, TALIGA, TALIKA, TALİBE, TALİGA, TALİHA, TALİKA, TALİYE, TALKAP, TALKIM, TALKIN, TALLOZ, TALLUS, TALPAR, TALSUZ, TALTİF, TALVAR, TALVOR, TALYUM
TALAB, TALAF, TALAK, TALAN, TALAR, TALAS, TALAŞ, TALAT, TALAV, TALAY, TALAZ, TALBA, TALEB, TALEH, TALEK, TALEP, TALEŞ, TALĞA, TALHA, TALIB, TALIZ, TALİA, TALİH, TALİK, TALİL, TALİM, TALİP, TALİS, TALKA, TALLA, Devamını Oku »»
TALA, TALE, TALH, TALI, TALİ, TALK, TALT, TALU
TAL
TAL
Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme organı.
TALPİKLEMEK
Uyuklamak.
TALVARLANMAK
Ağaç dal budak salarak genişlemek : Söğüt adamakıllı talvarlandı.
TALLIBİTKİLER
Kök, gövde, yaprak gibi ana örgenlerden yoksun bulunan ve çoğu asalak ya da çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu; yatıkbitkiler.
TALİHSİZLİK
Talihsiz olma durumu, şanssızlık, bahtsızlık.
TALANLAMAK
Dağıtmak.
TALAZLANMAK
Dalgalanmak. İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde kabarıklık oluşmak.
TALLOTOKSİKOZİS
Talyum zehirlenmesi.
TALAKISELASE
Mecelle'ye göre, kocanın ayrı ayrı üç kez veya bir arada üç kez karısını boşadığını bildirmesiyle gerçekleşen boşanma.
TALAĞAURUV
Şarbon hastalığı.
TALASIRMAK
1.Heyecanlanmak. 2.Sıcaktan ya da yorgunluktan yüreği daralmak, sıkışmak. Soluk soluğa kalmak.
TALANCILIK
Talancının yaptığı iş.
TALİMHANECİBAŞI
Yeniçeri ocağında, talimhanelerde komutanlık ve öğretmenlikle görevli bulunan 5. sağ bölüğün komutanı.
TALAŞLANMAK
Talaş dökülmek.
TALİMATNAME
Yönetmelik.
TALARLANMAK
Dalgalanmak : Koyunlar talarlandı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHMAKLAŞMAK
Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
AHMAK
Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
AHMAKLAŞTIRMA
Aptallaştırma.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AHMAKLAŞTIRMAK
Aptallaştırmak.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AFRİKA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AHMAKLAŞMA
Aptallaşma.