TAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tak" olan, toplam 272 adet kelime bulunmaktadır. tak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TAKSİTLENDİRİLMEK

16 harfli kelimeler

TAKSİTLENDİRİLME

15 harfli kelimeler

TAKSİTLENDİRMEK

14 harfli kelimeler

TAKLABÖCEKLERİ, TAKSİTLENDİRME

13 harfli kelimeler

TAKATUKACILIK, TAKTIRABİLMEK

12 harfli kelimeler

TAKAZALAŞMAK, TAKDİRİİLAHİ, TAKILIVERMEK, TAKINABİLMEK, TAKLAŞTIRMAK, TAKSONOMETRİ, TAKTAKIHELVA, TAKTAKILAMAK, TAKTIRABİLME, TAKUNYACILIK

11 harfli kelimeler

TAKATSİZLİK, TAKATÜLÜMBE, TAKAZALAMAK, TAKDİMCİLİK, TAKILGANLIK, TAKILIVERME, TAKIMYILDIZ, TAKINABİLME, TAKIRDATMAK, TAKIŞTIRMAK, TAKİPSİZLİK, TAKKADARTAN, TAKKALANMAK, TAKLABÖCEĞİ, TAKLİTÇİLİK, TAKMAMAZLIK, TAKSİFİLLİN, TAKTİKÇİLİK

10 harfli kelimeler

TAKABİLMEK, TAKAÇLAMAK, TAKALAŞMAK, TAKATUKACI, TAKDİRNAME, TAKEOMETRE, TAKGALIGUŞ, TAKILAŞMAK, TAKILATMAK, TAKILDAMAĞ, TAKINAKSIZ, TAKINTISIZ, TAKIRDAMAK, TAKIRDATMA, TAKIRRADAK, TAKIRTISIZ, TAKIŞLAMAK, TAKIŞTIRMA, TAKIVERMEK, TAKİPÇİLİK, TAKİYETTİN, TAKKALAMAK, TAKKALIKUŞ, TAKLACILIK, TAKMATÜRKİ, TAKOZLAMAK, TAKROLİMUS, TAKSİCİLİK, TAKSİMETRE, TAKSULAMAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

TAKABİLME, TAKASBANK, TAKDIRMAK, TAKDİRKAR, TAKILAMAK, TAKIMBAŞI, TAKIMERKİ, TAKINAKLI, TAKINTILI, TAKIRAMAK, TAKIRDAMA, TAKIRTILI, TAKIVERME, TAKİMETRE, TAKLAŞMAK, TAKMAKBAŞ, TAKMAZLIK, TAKOMETRE, TAKOZLAMA, TAKSANLAR, TAKSONOMİ, TAKTIRMAK, TAKTIRTMA, TAKUNYACI, TAKUNYALI

8 harfli kelimeler

TAKADDÜM, TAKALLET, TAKALLÜS, TAKANMAK, TAKARRÜP, TAKARRÜR, TAKATSİZ, TAKATUKA, TAKAYYÜT, TAKDELEN, TAKDİMCİ, TAKDİRDE, TAKILCAK, TAKILDAK, TAKILGAN, TAKILMAK, TAKIMADA, TAKIMCAK, TAKIMCIK, TAKINCAK, TAKINMAK, TAKIRDAK, TAKIŞMAK, TAKITMAK, TAKİGRAF, TAKİPSİZ, TAKİZOİT, TAKKADAK, TAKKESİZ, TAKLABAZ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

TAKACAK, TAKACAN, TAKADON, TAKAGAN, TAKAKLI, TAKALAK, TAKANAK, TAKANLI, TAKATLİ, TAKAVCI, TAKAVUT, TAKAZLI, TAKILIK, TAKILIŞ, TAKILMA, TAKILTI, TAKINAK, TAKINMA, TAKINTI, TAKIRAK, TAKIRTI, TAKIŞIK, TAKIŞMA, TAKİBAT, TAKİBEN, TAKİPÇİ, TAKİTİK, TAKKALI, TAKKAPI, TAKKELİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

TAKACI, TAKADA, TAKALA, TAKANA, TAKAZA, TAKBAŞ, TAKBİH, TAKDİM, TAKDİR, TAKDİS, TAKICI, TAKILI, TAKIYA, TAKİYE, TAKKIÇ, TAKKOZ, TAKLAK, TAKLAN, TAKLİP, TAKLİT, TAKMAK, TAKMAN, TAKRAN, TAKRİN, TAKRİP, TAKRİR, TAKRİZ, TAKSİM, TAKSİN, TAKSİR, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

TAKAÇ, TAKAĞ, TAKAN, TAKAS, TAKAT, TAKAV, TAKAZ, TAKCA, TAKÇA, TAKDA, TAKFA, TAKGA, TAKIÇ, TAKIL, TAKIM, TAKIR, TAKIŞ, TAKİM, TAKİP, TAKKA, TAKKE, TAKKN, TAKLA, TAKMA, TAKOZ, TAKRA, TAKSA, TAKSİ, TAKTİ, TAKUK, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

TAKA, TAKE, TAKI, TAKİ, TAKT

3 harfli kelimeler

TAK

Bazı kelimelerin anlamları

TAK

Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses. Millî bayramlarda veya önemli bir olayı anmak için düzenlenen şenliklerde, geçit yapılacak caddelere geçici olarak kurulan, yazılar ve çiçeklerle süslenen kemer.

TAKDİRİİLAHİ

Yazgı.

TAKATUKACILIK

Takatukacının yaptığı iş.

TAKLAŞTIRMAK

İki kişiyi birbirine düşürmek.

TAKILIVERMEK

Ansızın veya çabucak takılmak.

TAKSİTLENDİRMEK

Taksitlere bağlamak.

TAKTAKILAMAK

Oranlamak, kestirmek.

TAKSİTLENDİRİLMEK

Taksitli duruma getirilmek.

TAKLABÖCEKLERİ

Taklaböceği türlerini içine alan kınkanatlılar familyası. Erginleri balözü, çiçek tozu, filiz yiyerek, özellikle ekin, sebze ve süs bitkilerinde ağır yitiklere yol açarlar. a. bk. telkurdu.

TAKINABİLMEK

Takınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TAKAZALAŞMAK

Bozulmak : Bizim radyo takazalaştı.

TAKTIRABİLMEK

Taktırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TAKSİTLENDİRME

Taksitlendirmek işi.

TAKTAKIHELVA

Kozhelva.

TAKSONOMETRİ

Fenotipik benzerliklerine ve farklılıklarına göre organizmaların kantitatif olarak sınıflandırılması.

TAKSİTLENDİRİLME

Taksitlendirilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında TAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

AJAN

Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AKBABAGİLLER

Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.