Kelimeler arşivinde; içinde "taj" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taj bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu taj ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taj olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PROGESTAJENLER
RÖPORTAJCILIK, AVANTAJSIZLIK, TRİKOTAJCILIK
SABOTAJCILIK, AVANTAJLILIK
ŞANTAJCILIK, MONTAJLAMAK, MONTAJCILIK
SİTAJERLIG, RÖPORTAJCI, STAJYERLİK, TRİKOTAJCI, MONTAJLAMA, KONTAJİYÖZ, FOTOMONTAJ, DEZAVANTAJ, AVANTAJSIZ
ETAJENERO, MUTAJENEZ, MUTAJENİK, AVANTAJLI, SABOTAJCI
VOLTAJLI, RÖPORTAJ, ŞANTAJCI, BOYKOTAJ, TRİKOTAJ, MONTAJCI, GESTAJEN, KÜRTAJCI
SABOTAJ, AVANTAJ, BALOTAJ, MUTAJEN, KABOTAJ, PİLOTAJ, PUANTAJ, STAJYER
MONTAJ, KÜRTAJ, VOLTAJ, ETAJER, ŞANTAJ
TUTAJ
STAJ
TAJ
TAJ
Taç. Arapça kökenli tâc: taç. Taş.
RÖPORTAJCILIK
Röportajcının işi.
KONTAJİYÖZ
Bulaşıcı.
TRİKOTAJCILIK
Trikotajcının işi.
RÖPORTAJCI
Röportaj yazan ve yapan kimse.
SİTAJERLIG
(Fransızca kökenli stagiaire+lıg) stajyerlik.
TRİKOTAJCI
Örme işleri yapan kimse.
PROGESTAJENLER
Progesteron benzeri etki gösteren maddeler.
ŞANTAJCILIK
Şantajcı olma durumu.
MONTAJLAMAK
Kurgulamak.
MONTAJCILIK
Kurguculuk.
SABOTAJCILIK
Baltalayıcılık.
STAJYERLİK
Stajyer olma durumu.
AVANTAJLILIK
Avantajlı olma durumu.
MONTAJLAMA
Kurgulama.
AVANTAJSIZLIK
Avantajsız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAJ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
KURGUCULUK
Kurgu işini yapma, montajcılık.
MONTE
Montaj.
ÜSTÜNLÜK
Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.
BORUCU
Boru yapıp satan kimse. Boru montajında çalışan kimse.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
BESLEME
Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
YARAR
Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.
KAZANIM
Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.
DEZAVANTAJ
Avantajlı olmama durumu.
KURGU
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj. Çatı. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Zembereğin kurulmuş olma durumu.
KÜRTAJCI
Kürtaj yapan kimse.
BALTALAYICI
Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.
KURGUCU
Kurgu işini yapan kimse, montajcı.
KAZIMA
Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.
KURGULAMA
Kurgulamak işi, montajlama.
ŞANTAJCI
Şantaj yapan.
RÖPORTÖR
Röportaj yapan kimse.
MÜLAKAT
Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.
STAJYER
Staj yapan kimse.