İçinde TAJ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "taj" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde taj bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu taj ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında taj olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

PROGESTAJENLER

13 harfli kelimeler

RÖPORTAJCILIK, AVANTAJSIZLIK, TRİKOTAJCILIK

12 harfli kelimeler

SABOTAJCILIK, AVANTAJLILIK

11 harfli kelimeler

ŞANTAJCILIK, MONTAJLAMAK, MONTAJCILIK

10 harfli kelimeler

SİTAJERLIG, RÖPORTAJCI, STAJYERLİK, TRİKOTAJCI, MONTAJLAMA, KONTAJİYÖZ, FOTOMONTAJ, DEZAVANTAJ, AVANTAJSIZ

9 harfli kelimeler

ETAJENERO, MUTAJENEZ, MUTAJENİK, AVANTAJLI, SABOTAJCI

8 harfli kelimeler

VOLTAJLI, RÖPORTAJ, ŞANTAJCI, BOYKOTAJ, TRİKOTAJ, MONTAJCI, GESTAJEN, KÜRTAJCI

7 harfli kelimeler

SABOTAJ, AVANTAJ, BALOTAJ, MUTAJEN, KABOTAJ, PİLOTAJ, PUANTAJ, STAJYER

6 harfli kelimeler

MONTAJ, KÜRTAJ, VOLTAJ, ETAJER, ŞANTAJ

5 harfli kelimeler

TUTAJ

4 harfli kelimeler

STAJ

3 harfli kelimeler

TAJ

Bazı kelimelerin anlamları

TAJ

Taç. Arapça kökenli tâc: taç. Taş.

RÖPORTAJCILIK

Röportajcının işi.

KONTAJİYÖZ

Bulaşıcı.

TRİKOTAJCILIK

Trikotajcının işi.

RÖPORTAJCI

Röportaj yazan ve yapan kimse.

SİTAJERLIG

(Fransızca kökenli stagiaire+lıg) stajyerlik.

TRİKOTAJCI

Örme işleri yapan kimse.

PROGESTAJENLER

Progesteron benzeri etki gösteren maddeler.

ŞANTAJCILIK

Şantajcı olma durumu.

MONTAJLAMAK

Kurgulamak.

MONTAJCILIK

Kurguculuk.

SABOTAJCILIK

Baltalayıcılık.

STAJYERLİK

Stajyer olma durumu.

AVANTAJLILIK

Avantajlı olma durumu.

MONTAJLAMA

Kurgulama.

AVANTAJSIZLIK

Avantajsız olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında TAJ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAJ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

KURGUCULUK

Kurgu işini yapma, montajcılık.

MONTE

Montaj.

ÜSTÜNLÜK

Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.

BORUCU

Boru yapıp satan kimse. Boru montajında çalışan kimse.

BALTALAMA

Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.

BESLEME

Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.

YARAR

Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

KAZANIM

Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.

DEZAVANTAJ

Avantajlı olmama durumu.

KURGU

Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj. Çatı. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Zembereğin kurulmuş olma durumu.

KÜRTAJCI

Kürtaj yapan kimse.

BALTALAYICI

Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.

KURGUCU

Kurgu işini yapan kimse, montajcı.

KAZIMA

Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.

KURGULAMA

Kurgulamak işi, montajlama.

ŞANTAJCI

Şantaj yapan.

RÖPORTÖR

Röportaj yapan kimse.

MÜLAKAT

Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.

STAJYER

Staj yapan kimse.