Sonu TAJ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taj" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taj ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında taj olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taj olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DEZAVANTAJ, FOTOMONTAJ

8 harfli kelimeler

TRİKOTAJ, BOYKOTAJ, RÖPORTAJ

7 harfli kelimeler

BALOTAJ, SABOTAJ, PUANTAJ, PİLOTAJ, KABOTAJ, AVANTAJ

6 harfli kelimeler

MONTAJ, KÜRTAJ, ŞANTAJ, VOLTAJ

5 harfli kelimeler

TUTAJ

4 harfli kelimeler

STAJ

3 harfli kelimeler

TAJ

Bazı kelimelerin anlamları

TAJ

Taç. Arapça kökenli tâc: taç. Taş.

PUANTAJ

Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma. Bir etkinliğin puanla değerlendirilmesi.

AVANTAJ

Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.

ŞANTAJ

Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma.

KÜRTAJ

Döl yatağının içini kazıyıp cenini alma işi.

BALOTAJ

Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.

FOTOMONTAJ

Bir konu üzerindeki eksik bölümleri tamamlamak veya daha çok konuyu bir araya toplamak için birkaç fotoğrafın birleştirilmesi.

KABOTAJ

Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi.

DEZAVANTAJ

Avantajlı olmama durumu.

PİLOTAJ

Bir hava taşıtını yönetme.

BOYKOTAJ

Boykot etme işi.

VOLTAJ

Gerilim.

MONTAJ

Kurgu. Bir makine, cihaz veya mobilyanın parçalarını yerli yerine takma, monte.

SABOTAJ

Baltalama.

RÖPORTAJ

Konusu bir soruşturma, araştırma olan gazete veya dergi yazısı. Radyo ve televizyon habercisinin araştırma ve soruşturma sonucunda hazırlamış olduğu program, mülakat.

TRİKOTAJ

Örme işleri.

  -   -   -  

Anlamında TAJ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAJ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BORUCU

Boru yapıp satan kimse. Boru montajında çalışan kimse.

KURGULAMA

Kurgulamak işi, montajlama.

STAJYER

Staj yapan kimse.

KURGU

Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj. Çatı. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Zembereğin kurulmuş olma durumu.

MÜLAKAT

Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.

KAZANIM

Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.

KÜRTAJCI

Kürtaj yapan kimse.

GERİLİM

Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.

STAJYERLİK

Stajyer olma durumu.

BALTALAYICI

Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.

AVANTAJLILIK

Avantajlı olma durumu.

RÖPORTAJCI

Röportaj yazan ve yapan kimse.

BESLEME

Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.

KURGUCU

Kurgu işini yapan kimse, montajcı.

RÖPORTAJCILIK

Röportajcının işi.

BALTALAMA

Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.

MONTE

Montaj.

KAZIMA

Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.

KURGUCULUK

Kurgu işini yapma, montajcılık.

RÖPORTÖR

Röportaj yapan kimse.