Kelimeler arşivi içinde; başında "taj" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. taj ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu taj ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde taj olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAJ
Taç. Arapça kökenli tâc: taç. Taş.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAJ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KURGUCULUK
Kurgu işini yapma, montajcılık.
RÖPORTAJCI
Röportaj yazan ve yapan kimse.
BESLEME
Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.
KURGUCU
Kurgu işini yapan kimse, montajcı.
AVANTAJLILIK
Avantajlı olma durumu.
STAJYER
Staj yapan kimse.
BORUCU
Boru yapıp satan kimse. Boru montajında çalışan kimse.
BALTALAYICI
Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.
RÖPORTÖR
Röportaj yapan kimse.
KAZANIM
Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.
RÖPORTAJCILIK
Röportajcının işi.
MONTE
Montaj.
GERİLİM
Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
KURGU
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj. Çatı. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Zembereğin kurulmuş olma durumu.
MÜLAKAT
Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.
KÜRTAJCI
Kürtaj yapan kimse.
KURGULAMA
Kurgulamak işi, montajlama.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
KAZIMA
Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.
DEZAVANTAJ
Avantajlı olmama durumu.