Kelimeler arşivinde; içinde "tah" olan, toplam 382 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tah bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tah ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tah olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TAHSİSATIMESTURE, TABAKHANETAHTASI
ORTAHACIAHMETLİ, YUKARITAHİRHOCA
TAHAMMÜLSÜZLÜK, İŞTAHLANDIRMAK, TAHTACIÖRENCİK, TAHTALIDEDELER, TAHTALIKARADUT, TAHTALITAYYERE
TAHAMMÜLFERSA, TAHARETLENMEK, TAHTAKURULARI, BEDİLTAHİRBEY, İŞTAHLANDIRMA, TAHTALIÇERKEN, TAHTALIMİSKİN, YAZBOZTAHTASI
KÜSTAHLAŞMAK, TAHAFFUZHANE, TAHARETLENME, TAHİRBUSELİK, TAHSİLDARLIK, TAHTEREVALLİ, EKMEKTAHTASI, KÜTAHYALILIK, SEYİTAHMETLİ, TAHTAKEHLESİ, TAHTAKELLESİ, YALTAHLANMAK, YERLİTAHTACI
İŞTAHLANMAK, İŞTAHSIZLIK, KÜSTAHLAŞMA, MÜSTAHZARAT, SİFTAHLAMAK, TAHAMMÜLSÜZ, TAHMİNCİLİK, TAHRİKÇİLİK, TAHTAKURUSU, TAHTALAŞMAK, TAHTELBAHİR, ABDÜLFETTAH, KURTAHMETLİ, ORTAHEMEDAN, OYMATAHTASI, TAHLİLCİLİK, TAHTABABUCU, TAHTABALIĞI, TAHTAKEMENT, TAHTAKUŞLAR, TAHTAOTURAK, TAHTATERLİK, TAHTATOKMAK, TAHTAYEMİŞİ, YALTAHCILIH, YALTAHÇILIH
İŞTAHLILIK, SİFTAHLAMA, TAHTACILIK, TAHTALAŞMA, TAHTALIKÖY, TAHTEŞŞUUR, TAHTIREVAN, DİZMETAHTA, FETTAHDERE, İŞTAHLANMA, İŞTAHSIZCA, KIZILTAHTA, OKTAHEDRİT, ORTAHARMAN, PATAHLAMAK, SALTAHTASI, SEYİTAHMET, ŞEHİTTAHİR, TAHAÇLAMAK, TAHDADELAN, TAHDADELEN, TAHDAPABIÇ, TAHDİREVAN, TAHTADELEN, TAHTAKEMER, TAHTAKIRAN, TAHTAKÖPRÜ, TAHTAKURDU, TAHTAKÜREK, TAHTALAĞAN, Devamını Oku »»
KÜSTAHLIK, MÜSTAHDEM, MÜSTAHKEM, MÜSTAHSİL, MÜSTAHZAR, TAHLİSİYE, TAHSİLDAR, POSTAHANE, BAŞTAHSIZ, GARABATAH, İŞTAHLICA, İŞTAHTASI, KAFATAHTA, KARATAHIN, KARATAHTA, KÜTAHYALI, MÜSTAHFIZ, ORTAHİSAR, PORTAHALA, TAHANNEBİ, TAHDABİTİ, TAHDETMEK, TAHDİBİNK, TAHDİKOTU, TAHILALAN, TAHİRABAT, TAHİRHOCA, TAHİRİNLİ, TAHİROĞLU, TAHNAŞMAH, Devamını Oku »»
FERİŞTAH, İŞTAHSIZ, KÜSTAHÇA, MÜSTAHAK, PAYİTAHT, PEŞTAHTA, TAHACCÜM, TAHACCÜR, TAHAFFUZ, TAHAKKUK, TAHAKKÜM, TAHAMMUZ, TAHAMMÜL, TAHAMMÜR, TAHARRÜŞ, TAHASSUN, TAHASSÜR, TAHASSÜS, TAHAŞŞÜT, TAHATTUR, TAHAVVÜL, TAHAYYÜL, TAHDİDAT, TAHİNSİZ, TAHKİKAT, TAHKİMAT, TAHKİMLİ, TAHMİNCİ, TAHMİNEN, TAHMİSÇİ, Devamını Oku »»
İŞTAHLI, KÜTAHYA, TAHARET, TAHARRİ, TAHİNLİ, TAHKİYE, TAHLİYE, TAHŞİYE, TAHTACI, TAHTALI, AKTAHAL, ALUSTAH, ANISTAH, ARISTAH, ARİSTAH, ARUSTAH, BATAHÇI, İŞTAHLA, KATAHOR, ORTAHCİ, ORTAHÇI, ÖZTAHTA, PATAHCI, SITAHAN, SİTAHAN, TAHADAK, TAHAKLI, TAHALAK, TAHANAH, TAHARMA, Devamını Oku »»
KÜSTAH, MİFTAH, SİFTAH, TAHDİT, TAHFİF, TAHKİK, TAHKİM, TAHKİR, TAHLİF, TAHLİL, TAHLİS, TAHMİL, TAHMİN, TAHMİS, TAHNİT, TAHRİF, TAHRİK, TAHRİL, TAHRİP, TAHRİR, TAHRİŞ, TAHSİL, TAHSİS, TAHVİL, ATAHAN, ÇIRTAH, DUSTAH, FETTAH, FOLTAH, GALTAH, Devamını Oku »»
İŞTAH, MATAH, TAHIL, TAHİN, TAHRA, TAHTA, ARTAH, BATAH, ÇITAH, ÇÜTAH, DUTAH, KOTAH, METAH, ORTAH, PATAH, PETAH, PUTAH, SATAH, TAHAÇ, TAHAK, TAHAL, TAHAN, TAHAR, TAHCA, TAHÇA, TAHDA, TAHHE, TAHIM, TAHİB, TAHİK, Devamını Oku »»
TAHT, OTAH, TAHA, TAHI, TAHİ, TAHU
TAH
TAH
Bozulmuş, çürümüş üzüm : Bu yıl tiyeklerde tah çok. İşte. Gösterme ünlemi.
ORTAHACIAHMETLİ
Kırşehir şehri, Çiçekdağı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TAHTAKURULARI
Yarım kanatlılardan, pis kokulu, kan emici böcekler topluluğu.
YUKARITAHİRHOCA
Erzurum ili, Horasan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TAHAMMÜLSÜZLÜK
Tahammülsüz olma durumu.
İŞTAHLANDIRMAK
İştahını uyandırmak, iştahlanmasını sağlamak.
TABAKHANETAHTASI
Dabakların üzerinde deri kazıdıkları tahta. (Yalvaç Isparta).
TAHSİSATIMESTURE
Örtülü ödenek.
İŞTAHLANDIRMA
İştahlandırmak işi.
TAHAMMÜLFERSA
Dayanılmaz.
BEDİLTAHİRBEY
Sakarya ili, Akyazı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TAHTACIÖRENCİK
Ankara ili, Güdül ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
TAHTALIKARADUT
Kilis şehri, Musabeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TAHARETLENMEK
Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra temizlenmek.
TAHTALITAYYERE
Uçurtma.
TAHTALIDEDELER
Kahramanmaraş şehri, Türkoğlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHŞAP
Ağaçtan, tahtadan yapılmış. Ağaçtan, tahtadan yapılmış nesne.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AKÇAAĞAÇ
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).
ARAMA
Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
AHZÜKABZ
Kendine mal etme. Para tahsili yapmaya yetkili olma.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ALTINTAŞ
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AMORTİSMAN
Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.
ALIMCI
Tahsildar.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.