YAŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yaş" olan, toplam 123 adet kelime bulunmaktadır. yaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YAŞANABİLİRLİK, YAŞANILABİLMEK

13 harfli kelimeler

YAŞANILABİLME, YAŞLANABİLMEK, YAŞLANIVERMEK

12 harfli kelimeler

YAŞANABİLMEK, YAŞATABİLMEK, YAŞAYABİLMEK, YAŞINIGÖRMEK, YAŞLANABİLİR, YAŞLANABİLME, YAŞLANDIRMAK, YAŞLANIVERME, YAŞMAKLANMAK

11 harfli kelimeler

YAŞAMÖYKÜSÜ, YAŞAMTARTIM, YAŞANABİLME, YAŞANMIŞLIK, YAŞARLAŞMAK, YAŞATABİLME, YAŞATTIRMAK, YAŞAYABİLME, YAŞLANDIRMA, YAŞMAHLAMAH, YAŞMAKLAMAK, YAŞMAKLANMA

10 harfli kelimeler

YAŞADILLAR, YAŞAMALANI, YAŞAMIŞLAR, YAŞAMSAYIM, YAŞANILMAK, YAŞATTIRMA, YAŞILİSTAN, YAŞLIKAVAK, YAŞMAKLAMA

9 harfli kelimeler

YAŞALAMAK, YAŞAMÜSTÜ, YAŞANILMA, YAŞAROĞLU, YAŞARTMAK, YAŞARTMAN, YAŞARTÜRK, YAŞILAMAK, YAŞLANMAK, YAŞLANMAZ, YAŞLAŞMAK, YAŞLIERKİ, YAŞMAKLIK, YAŞMAKSIZ, YAŞMANMAK

8 harfli kelimeler

YAŞAMACA, YAŞAMSAL, YAŞANMAK, YAŞARKÖY, YAŞARLAR, YAŞARLIK, YAŞARMAK, YAŞARTMA, YAŞATKAN, YAŞATMAK, YAŞIKARA, YAŞILGAN, YAŞILLIK, YAŞINMAK, YAŞIRMAK, YAŞITLIK, YAŞLANMA, YAŞLILAR, YAŞLILIK, YAŞMAKLI, YAŞMALIK, YAŞSANCI, YAŞŞAMAK, YAŞTAMAK, YAŞURMAK

7 harfli kelimeler

YAŞAMAK, YAŞAMBA, YAŞAMCA, YAŞANAK, YAŞANMA, YAŞANTI, YAŞANUR, YAŞARAK, YAŞARIK, YAŞARLI, YAŞARMA, YAŞARTI, YAŞASIN, YAŞATMA, YAŞAYIŞ, YAŞIMAK, YAŞIYAN, YAŞLICA

6 harfli kelimeler

YAŞAMA, YAŞCIL, YAŞDAK, YAŞDAŞ, YAŞLAK, YAŞLIK, YAŞMAH, YAŞMAK, YAŞMAŞ, YAŞRAK, YAŞTAŞ, YAŞYER

5 harfli kelimeler

YAŞAK, YAŞAL, YAŞAM, YAŞAN, YAŞAR, YAŞÇA, YAŞDI, YAŞIK, YAŞIL, YAŞIN, YAŞIT, YAŞLA, YAŞLI, YAŞLİ, YAŞLU

4 harfli kelimeler

YAŞA, YAŞI

3 harfli kelimeler

YAŞ

Bazı kelimelerin anlamları

YAŞ

Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II). Hayatın çeşitli evrelerinden her biri, çağ. Bir kurum, bir kuruluş, düzen vb.nin kurulduğundan bu yana geçen zaman. Bir gök cisminin oluşmaya başladığı günden bugüne kadar geçirdiği zaman süresi. Nemli, ıslak, kuru karşıtı. Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze. Gözyaşı. Kötü. Zor. Akşamla yatsı arası. Çok çevik, sağlam. Çürük, güvenilmez. Göz yaşı. Yaş, ıslak. Yaş, ömür. Yıl. Islak - goz yaşi: göz yaşı. Yağış. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Taze. Deniz.

YAŞINIGÖRMEK

Gizlenmek çaresine bakmak, sakınmak.

YAŞLANDIRMAK

Yaşlanma işini yaptırmak.

YAŞAYABİLMEK

Yaşama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAŞAMÖYKÜSÜ

Bir kişinin yaşamöyküsü. Tanınmış bir kişinin yaşamöyküsünü anlatan yazı ya da kitap.

YAŞLANIVERME

Yaşlanıvermek durumu.

YAŞLANABİLİR

Yaşlanma işlemi sonucunda yaşlanma özelliği gösteren.

YAŞANILABİLMEK

Yaşanılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAŞLANABİLMEK

Yaşlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAŞLANABİLME

Yaşlanabilmek işi.

YAŞLANIVERMEK

Ansızın veya çabucak yaşlanmak.

YAŞMAKLANMAK

Yaşmakla örtünmek.

YAŞATABİLMEK

Yaşatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAŞANILABİLME

Yaşanılabilmek durumu.

YAŞANABİLİRLİK

Bir konutun ya da bir kentin niteliklerinin insanların yaşamını sürdürebilmelerine elverişli oluşu.

YAŞANABİLMEK

Yaşanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında YAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKRAN

Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

AĞAÇ

Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AFRİKALI

Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

ACUZE

Huysuz, yaşlı kadın.

ALACABALIKÇIL

Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).

AKBAŞ

Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).

AKKARINCA

Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).

AKINKAYASI

Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AKBALIKÇIL

Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.