Kelimeler arşivinde; içinde "yat" olan, toplam 445 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİNYATÜRLEŞTİRMEK, MİNYATÜRLEŞTİRTME
EDEBİYATSEVERLİK, MİNYATÜRLEŞTİRME, TİYATROLAŞTIRMAK
TİYATROLAŞTIRMA, ANJİYATELEKTAZİ, ŞAYATHOSTOMOZİS, TİYATROSEVERLİK, YATIŞTIRABİLMEK, YUKARIKOCAYATAK
FİYATLANDIRMAK, YATIŞTIRICILIK, AŞAĞIKOCAYATAK, BAYATBADEMLERİ, BAYATDOĞANŞALI, BOYATILABİLMEK, DAYATILABİLMEK, MİNYATÜRLEŞMEK, SİKLODİYATERMİ, TAŞYATIRLANMAK, YATIŞTIRABİLME
BAYATİBUSELİK, EDEBİYATSEVER, İHTİYATSIZLIK, İLAHİYATÇILIK, MİNYATÜRCÜLÜK, NAKLİYATÇILIK, RADYATÖRCÜLÜK, ŞARKİYATÇILIK, BOYATILABİLME, DAYATILABİLME, EDEBİYATÇILIK, FİYATLANDIRMA, GÜRGENLİYATAK, HAFRİYATÇILIK, İHTİYATKARLIK, İNFRASİLYATÜR, MADDİYATÇILIK, MİNYATÜRLEŞME, NÖROMEDİYATÖR
AKOMPANYATÖR, AMELİYATHANE, BAMYATARLASI, BAYATİARABAN, DAYATMACILIK, GLADYATÖRLÜK, ITRİYATÇILIK, İÇTİMAİYATÇI, KAYDIİHTİYAT, RUHİYATÇILIK, TİYATROCULUK, YATIRIMCILIK, YATKINLAŞMAK, BOYATABİLMEK, BOYATIVERMEK, CYATHOSTOMUM, DAYATABİLMEK, DAYATIVERMEK, İHTİYATLILIK, İHTİYATSIZCA, PELİTLİYATAK, TİYATROSEVER, YATIRABİLMEK, YATLIYABANCI
BAYATLATMAK, DAYATTIRMAK, FİYATLANMAK, HAYATİYETLİ, İKTİSADİYAT, NAZARİYATÇI, YATIŞTIRICI, YATIŞTIRMAK, YATKINLAŞMA, ANTİTİYATRO, BAYATSITMAK, BOYATABİLME, BOYATIVERME, BOYATTIRMAK, CYATHOSTOMA, DAYATABİLME, DAYATIVERME, DELİYATALĞI, EKSFOLYATİF, EVLİYATEKKE, FİMBRİYATUS, GÜRGENYATAK, İHTİYATLICA, KARAYATALIĞ, KARAYATILIG, KATIRYATAĞI, MAYATEKNESİ, MEŞELİYATAK, OĞLANYATAĞI, SÜNETYATAĞI, Devamını Oku »»
AMELİYATLI, BAYATLAMAK, BAYATSIMAK, BOYATILMAK, DAYATIŞMAK, EDEBİYATÇA, EDEBİYATÇI, HACIYATMAZ, İÇTİMAİYAT, İHTİYATSIZ, İLAHİYATÇI, İNİSİYATİF, KAYDIHAYAT, MİNYATÜRCÜ, MUHTEVİYAT, NAKLİYATÇI, PSİKİYATRİ, RADYATÖRCÜ, YATIRILMAK, YATIŞTIRMA, HAYATAĞACI, BAYATLATMA, BAYATSAMAK, BOYATTIRMA, ÇOBANYATAK, DAYATILMAK, DAYATTIRMA, EDİPYATIYA, EHTİYATLIG, FİYATLANMA, Devamını Oku »»
AHLAKİYAT, BAYATLAMA, BAYATSIMA, BOYATILMA, DAYATIŞMA, DAYATMACI, EVVELİYAT, FELEKİYAT, GAZELİYAT, GLADYATÖR, HAYATİYET, ITRİYATÇI, İHTİYATEN, İHTİYATLI, LİSANİYAT, MANEVİYAT, NAZARİYAT, OLİMPİYAT, ÖMRÜHAYAT, PSİKİYATR, RİYAZİYAT, RUHİYATÇI, SİYASİYAT, TİYATROCU, YATAKHANE, YATIRILMA, YATIRIMCI, YATKINLIK, ANDİYATLI, AYRIYATAN, Devamını Oku »»
AMELİYAT, BAKLİYAT, BAŞFİYAT, BAYATLIK, BEDİİYAT, BERHAYAT, BOYATMAK, DAYATMAK, DİYATOME, EDEBİYAT, FİİLİYAT, FİKRİYAT, HAFRİYAT, HALKİYAT, HAŞVİYAT, HAVAİYAT, HEZLİYAT, HİSSİYAT, İHTİYATİ, İLAHİYAT, KAVMİYAT, KÜLLİYAT, MADDİYAT, MEDYATİK, MENHİYAT, MİNYATÜR, NAKLİYAT, NEŞRİYAT, PALYATİF, RADYATÖR, Devamını Oku »»
AKLİYAT, ARZİYAT, AYNİYAT, BAYATSI, BOYATMA, DAYATIŞ, DAYATMA, FİYATLI, IRKİYAT, ITRİYAT, İHTİYAT, İNKIYAT, RUHİYAT, SİYATİK, TİYATRO, YATAĞAN, YATAKÇI, YATAKLI, YATALAK, YATILMA, YATIRIM, YATIRMA, YATISIZ, YATIŞMA, YATUĞAN, ZİHAYAT, ARAYATI, AYATCAK, AYATMAK, BAYATLI, Devamını Oku »»
BAYATI, ÇEKYAT, DİMYAT, FERYAT, HAYATİ, İTİYAT, MANYAT, MİDYAT, PİYATA, YATILI, YATKIN, YATMAK, AYATAÇ, AYATAN, BAYATİ, BOYATI, EYATLI, HAYATI, HORYAT, İYATLI, KORYAT, SAYYAT, ŞEYYAT, YATGIN, YATGUN, YATĞUN, YATIRI, YATLAK, YATLIK, YATMAÇ, Devamını Oku »»
BAYAT, FİYAT, HAYAT, YATAK, YATAY, YATÇI, YATIK, YATIM, YATIR, YATIŞ, YATMA, YATSI, AYATA, BEYAT, BOYAT, EBYAT, HEYAT, İRYAT, KAYAT, KIYAT, OPYAT, SAYAT, SEYAT, SIYAT, SİYAT, YATAH, YATAN, YATAR, YATKA, YATLI, Devamını Oku »»
YATI, AYAT, OYAT, UYAT, YATA
YAT
YAT
Kalkan, zırh vb. korunma aracı. Özel gezinti gemisi.
YATIŞTIRABİLMEK
Yatıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
EDEBİYATSEVERLİK
Edebiyatsever olma durumu.
MİNYATÜRLEŞTİRMEK
Bir şeyin küçük bir kopyasını, benzerini veya modelini oluşturmak.
TİYATROLAŞTIRMA
Tiyatrolaştırmak işi.
YATIŞTIRICILIK
Yatıştırıcı olma durumu.
AŞAĞIKOCAYATAK
Antalya ili, Serik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUKARIKOCAYATAK
Antalya ilinde, Serik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MİNYATÜRLEŞTİRTME
Minyatürleştirtmek işi.
MİNYATÜRLEŞTİRME
Minyatürleştirmek işi.
FİYATLANDIRMAK
Fiyatını belirlemek, fiyat tespit etmek.
TİYATROLAŞTIRMAK
Yazılı bir eseri oyun durumuna getirmek.
TİYATROSEVERLİK
Tiyatrosever olma durumu.
BAYATBADEMLERİ
Antalya kenti, Korkuteli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ŞAYATHOSTOMOZİS
Atlarda Cyathostomum cinsi nematodların neden olduğu anemi ve ishalle belirgin, bazen ölüme neden olabilen kalın bağırsak enfeksiyonu.
ANJİYATELEKTAZİ
Küçük çaplı atardamarların ve toplardamarların genişlemesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AMELİYATLI
Ameliyat edilmiş.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
AMELİYATHANE
Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.