Kelimeler arşivinde; içinde "yay" olan, toplam 391 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARACAÖRENYAYLASI, YAYINBALIĞIGİLLER
YAYGINLAŞABİLMEK
YAYGINLAŞTIRMAK, TATARİLYASYAYLA, YAYGINLAŞABİLME, YAYIMLATABİLMEK, YAYIMLAYABİLMEK
YAYGINLAŞTIRMA, GÜNİNDİYAYLASI, KAVUNCUYAYLASI, KİRAZLIYAYLASI, YAHYAYAZICILAR, YAYIMLATABİLME, YAYIMLAYABİLME, YAYKUYRUKLULAR, YAYLAMARANDASI, YUKARIYAYLABEL
SICAKLIKYAYAR, ARSLANYAYLASI, BERÇİNYAYALAR, NEVRUZYAYLASI, YAYALAŞTIRMAK
YAYGARACILIK, YAYGINLAŞMAK, YAYILIMCILIK, YAYILMACILIK, YAYLANDIRMAK, YAYVANLAŞMAK, ARDIÇLIYAYLA, BOYAYABİLMEK, BOYAYIVERMEK, CERİTYAYLASI, CİVANYAYLAĞI, DAYAYABİLMEK, DAYAYIVERMEK, ESKİYAYLACIK, KILIÇLIYAYLA, KİRAZLIYAYLA, KÜMEYAYILIMI, SÖĞÜTYAYLASI, VURGULUYAYIK, YAYAKIRILDIK, YAYALAŞTIRMA, YAYILABİLMEK, YAYILIVERMEK, YAYLABASMASI, YAYLACIKSEKİ, YAYLAPALAMUT, YAYNIKTIRMAK, YENİYAYLACIK
YAYGINLAŞMA, YAYIMLANMAK, YAYIMLATMAK, YAYINDIRICI, YAYLANDIRMA, YAYVANLAŞMA, BOYAYABİLME, BOYAYIVERME, CAMİLİYAYLA, DAYAYABİLME, DAYAYIVERME, ERİKLİYAYLA, KAYMAZYAYLA, PAŞAYAYLASI, UZUNCAYAYLA, ÜYÜKYAYLASI, YAYAKLAŞMAK, YAYGIBALIĞI, YAYGINÇAYIR, YAYGINKONAK, YAYGINSÖĞÜT, YAYIBATIMAK, YAYIKDAMLAR, YAYILABİLME, YAYILIVERME, YAYINÇARIĞI, YAYINÇÖZİİM, YAYINDIRMAK, YAYINLAYICI, YAYLABALIĞI, Devamını Oku »»
ALTINYAYLA, ÇAMLIYAYLA, YAYIKLAMAK, YAYIMCILIK, YAYIMLAMAK, YAYIMLANMA, YAYIMLATMA, YAYINCILIK, YAYINDIRMA, YAYLACILIK, YAYMACILIK, ARDIÇYAYLA, AYDINYAYLA, BOĞAZYAYLA, BÖLÜKYAYLA, ÇANAKYAYLA, ÇATMAYAYLA, ÇİÇEKYAYLA, ÇÖLYAYLASI, DOĞANYAYLA, DÖĞMEYAYIK, GÖKÇEYAYLA, GÜMÜŞYAYLA, GÜNEYYAYLA, GÜZELYAYLA, İDRİSYAYLA, KARLIYAYLA, KAŞIKYAYLA, KAVAKYAYLA, KÜÇÜKYAYLA, Devamını Oku »»
YAYDIRMAK, YAYGARACI, YAYGINLIK, YAYIKLAMA, YAYILIMCI, YAYILMACI, YAYIMLAMA, YAYINİSPİ, YAYLADAĞI, YAYLADERE, YAYLANMAK, YAYVANLIK, ESENYAYLA, ESKİYAYLA, İPEKYAYLA, KARAYAYLA, KOCAYAYLA, KURUYAYLA, KÜÇÜKYAYA, MEŞEYAYLA, OBAYYAYLA, ORTAYAYLA, PAŞAYAYLA, SARIYAYLA, SULUYAYLA, SÜTÜNYAYI, ŞEYHYAYLA, UZUNYAYLA, YAYABİLME, YAYAKBAŞI, Devamını Oku »»
BAŞYAYLA, ISIYAYAR, SESYAYAR, YAYÇİZER, YAYDIRMA, YAYILMAK, YAYLAMAK, YAYLANMA, YAYINEVİ, BEYYAYLA, ÇAMYAYLA, ÇELİKYAY, DÜZYAYLA, GÖLYAYLA, GÜLYAYLA, GÜNYAYLA, HALKAYAY, KAFYAYLA, KAŞYAYLA, KAYAYAĞI, KAYAYOLU, KOÇYAYLA, MORYAYLA, ŞENYAYLA, TAŞYAYLA, TAYAYDIN, ULUYAYLA, ÜSTYAYLA, YAYAAĞAÇ, YAYABAŞI, Devamını Oku »»
DAYAYIŞ, YAYALIK, YAYGARA, YAYILIŞ, YAYILMA, YAYIMCI, YAYINCI, YAYINIK, YAYINIM, YAYINMA, YAYINTI, YAYLACI, YAYLAMA, YAYMACI, AKYAYIK, AKYAYLA, AYAYDIN, BOYAYIŞ, ÖZYAYLA, YAYAKÖY, YAYALAK, YAYALAR, YAYANCA, YAYBAŞI, YAYBÖRÜ, YAYBÜKE, YAYDANA, YAYDERE, YAYGICI, YAYGILI, Devamını Oku »»
YAYGIN, YAYILI, YAYLAK, YAYLIM, YAYMAK, YAYVAN, GÖKYAY, KORYAY, TEKYAY, TOKYAY, YAYALP, YAYASA, YAYDAL, YAYGAN, YAYGAZ, YAYGIÇ, YAYGIR, YAYGUN, YAYICI, YAYKAN, YAYKIL, YAYKIN, YAYKUT, YAYLAH, YAYLAN, YAYLIH, YAYLİM, YAYMAÇ, YAYMAH, YAYMAN, Devamını Oku »»
YAYAN, YAYGI, YAYIK, YAYIM, YAYIN, YAYIŞ, YAYLA, YAYLI, YAYMA, HEYAY, OKYAY, ÖZYAY, ÜNYAY, YAYAK, YAYCI, YAYĞU, YAYIH, YAYKI, YAYLE, YAYLU, YAYOH, YAYON, YAYŞA, YAYUH, YAYUM
YAYA, AYAY
YAY
YAY
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça. Bir eğriden alınan parça. Zemberek. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılmış olan esnek parça. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan takımyıldızın adı. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç.
YAYIMLATABİLME
Yayımlatabilmek işi.
YAYINBALIĞIGİLLER
Arakonakçı olarak önemli türleri de bulunan balıklar familyası. (Siluridae),türleri iyi bilinirler.
YAYIMLAYABİLME
Yayımlayabilmek işi.
KARACAÖRENYAYLASI
Eskişehir kenti, Kaymaz nahiyesine bağlı bir bölge.
YAYGINLAŞTIRMAK
Yaygın duruma getirmek.
KAVUNCUYAYLASI
Eskişehir ili, Günyüzü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YAYIMLAYABİLMEK
Yayımlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÜNİNDİYAYLASI
Kars ili, Kağızman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YAYIMLATABİLMEK
Yayımlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAYGINLAŞABİLME
Yaygınlaşabilmek işi.
TATARİLYASYAYLA
Kırşehir şehri, Göllü bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YAHYAYAZICILAR
Bartın ilinde, Amasra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
YAYGINLAŞTIRMA
Yaygınlaştırmak işi.
KİRAZLIYAYLASI
Kütahya ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YAYGINLAŞABİLMEK
Yaygınlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ABLAK
Yayvan ve dolgun (yüz).
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AMORTİSÖR
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.