Sonu YAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yat" olan, toplam 111 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KAYDIİHTİYAT

11 harfli kelimeler

İKTİSADİYAT

10 harfli kelimeler

İÇTİMAİYAT, KAYDIHAYAT, MUHTEVİYAT, KALINBAYAT, KÜÇÜKBAYAT, LAKLAKİYAT, YAĞLIBAYAT

9 harfli kelimeler

AHLAKİYAT, EVVELİYAT, FELEKİYAT, GAZELİYAT, LİSANİYAT, MANEVİYAT, NAZARİYAT, OLİMPİYAT, ÖMRÜHAYAT, RİYAZİYAT, SİYASİYAT, EĞRİBAYAT, GLOŞİDYAT, KAPIHAYAT, KARABAYAT, KÜLLİYYAT, YAKABAYAT, YENİHAYAT

8 harfli kelimeler

AMELİYAT, BAKLİYAT, BAŞFİYAT, BEDİİYAT, BERHAYAT, EDEBİYAT, FİİLİYAT, FİKRİYAT, HAFRİYAT, HALKİYAT, HAŞVİYAT, HAVAİYAT, HEZLİYAT, HİSSİYAT, İLAHİYAT, KAVMİYAT, KÜLLİYAT, MADDİYAT, MENHİYAT, NAKLİYAT, NEŞRİYAT, SARFİYAT, SEVKİYAT, ŞAHSİYAT, ŞARKİYAT, ŞATHİYAT, TÜRKİYAT, ABIHAYAT, AMALİYAT, DİLHAYAT, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

AKLİYAT, ARZİYAT, AYNİYAT, IRKİYAT, ITRİYAT, İHTİYAT, İNKIYAT, RUHİYAT, ZİHAYAT, BEDİYAT, EHDİYAT, EHTİYAT, FERİYAT, ÖZBAYAT, TABİYAT

6 harfli kelimeler

ÇEKYAT, DİMYAT, FERYAT, İTİYAT, MANYAT, MİDYAT, HORYAT, KORYAT, SAYYAT, ŞEYYAT, ZEYYAT

5 harfli kelimeler

BAYAT, FİYAT, HAYAT, BEYAT, BOYAT, EBYAT, HEYAT, İRYAT, KAYAT, KIYAT, OPYAT, SAYAT, SEYAT, SIYAT, SİYAT, ZAYAT, ZİYAT

4 harfli kelimeler

AYAT, OYAT, UYAT

3 harfli kelimeler

YAT

Bazı kelimelerin anlamları

YAT

Kalkan, zırh vb. korunma aracı. Özel gezinti gemisi.

YAĞLIBAYAT

Konya ilinde, Obruk nahiyesine bağlı bir bölge.

LİSANİYAT

Dil bilimi.

FELEKİYAT

Gök bilimi.

İKTİSADİYAT

Bir devletin ekonomik durumu.

KAYDIHAYAT

Yaşıyor olma durumu.

LAKLAKİYAT

Boş lakırtılar, değersiz sözler.

AHLAKİYAT

Töre bilimi.

İÇTİMAİYAT

Toplum bilimi.

KAYDIİHTİYAT

Temkinli davranma, ihtiyatlı olma.

GAZELİYAT

Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü.

MANEVİYAT

Maddi olmayan, manevi şeyler. Yürek gücü, moral.

MUHTEVİYAT

İçerikler.

KALINBAYAT

Şanlıurfa ili, Kabahaydar bucağına bağlı bir yer.

KÜÇÜKBAYAT

Ankara ilinde, Balâ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

EVVELİYAT

Bir işin önceki evreleri, öncesi, önceleri.

  -   -   -  

Anlamında YAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMELİYATHANE

Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.

AĞINMAK

Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

AMELİYATLI

Ameliyat edilmiş.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

ALAFRANGA

Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ALTAYİSTİK

Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

AMFİTEATR

Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.

AĞNAMAK

Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.