Sonu YAV ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yav" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yav ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yav olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAV

Yağ. Tortu, imbikten çekilen rakının artığı. Bulunmuş, sahipsiz (hayvan için). Yahu. Ünlem edatı. Dikkat ifade eden bir ünlem, bk. yaho, yahu, yâv.

MİYAV

Kedinin çıkardığı ses, kedi sesi.

KUKUMİYAV

Baykuş.

PİYAV

(Ortaoyunu): Ortaoyunu argosunda düşünce anlamına gelen sözcük. Düşünce, fikir.

BEYAV

Be yahu.

  -   -   -  

Anlamında YAV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

BALA

Yavru, çocuk.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AHMAKISLATAN

Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

ANNE

Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

ANDANTE

Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).

BAŞYAVERLİK

Başyaver olma durumu. Başyaverin makamı. Başyaverin yaptığı iş.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

BAŞYAVER

Yaverlerin başı olan kimse, seryaver.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

BEBEKLİK

Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

BİNDİRİM

Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

AHESTE

Yavaş, ağır. Yavaş, ağır bir biçimde.