YAV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yav" olan, toplam 185 adet kelime bulunmaktadır. yav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YAVAŞLATABİLMEK, YAVAŞLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

YAVANLAŞTIRMAK, YAVAŞLATABİLME, YAVAŞLAYABİLME

13 harfli kelimeler

YAVANLAŞTIRMA, YAVAŞLATILMAK, YAVUÇKUYUCAĞI, YAVUNCİLANMAK

12 harfli kelimeler

YAVAŞLATILMA, YAVRULUTAVUK

11 harfli kelimeler

YAVANLAŞMAK, YAVAŞLATICI, YAVAŞLATMAK, YAVAŞSINMAK, YAVINCIKMAK, YAVRULAŞMAK, YAVRULATMAK, YAVŞANÇEKEN, YAVUHTURMAK, YAVUKLANMAK, YAVUZLANMAK, YAVUZLAŞMAK

10 harfli kelimeler

YAVALANMAK, YAVANCIMAK, YAVANLAŞMA, YAVANSAMAK, YAVANSIMAK, YAVAŞCALAN, YAVAŞÇACIK, YAVAŞITMAK, YAVAŞLAMAK, YAVAŞLATIM, YAVAŞLATMA, YAVAŞLİYİN, YAVELLEMEK, YAVINCAMAK, YAVINCIMAK, YAVINSIMAK, YAVRUCAĞIZ, YAVRUDOĞAN, YAVRULAMAK, YAVRULATMA, YAVSILAMAK, YAVŞALAMAK, YAVŞANKUYU, YAVUKLAMAK, YAVUKLANMA, YAVUKLULUK, YAVUNCAMAK, YAVUNCULUK, YAVUNCUMAK, YAVUZKEMAL, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

YAVAŞCANA, YAVAŞILIK, YAVAŞIMAK, YAVAŞLAMA, YAVERÖREN, YAVIHASAN, YAVLARMAH, YAVLARMAK, YAVRALMAK, YAVRUAĞIZ, YAVRUAĞZI, YAVRUKURT, YAVRULAMA, YAVSUKMAK, YAVŞANCIK, YAVŞANLIK, YAVŞATMAK, YAVŞINMAK, YAVŞURMAK, YAVUKLAMA, YAVUNÇLUK, YAVUZBOĞA

8 harfli kelimeler

YAVANLIK, YAVANNIH, YAVAŞBEY, YAVAŞLAR, YAVAŞLIK, YAVAŞMAK, YAVAŞTIN, YAVERLİK, YAVRAĞZI, YAVRUBAŞ, YAVRUCAK, YAVRUCUK, YAVRUKÖY, YAVRULAR, YAVRULUK, YAVSMMAK, YAVŞAĞAN, YAVŞAMAK, YAVŞUMAK, YAVŞUMUR, YAVUHMAH, YAVUNMAK, YAVUTMAK, YAVUZALP, YAVUZBAY, YAVUZCAN, YAVUZELİ, YAVUZHAN, YAVUZKÖY, YAVUZLAR, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

YAVALIK, YAVAŞAK, YAVAŞÇA, YAVAŞIK, YAVAŞLI, YAVIKLI, YAVIŞAK, YAVRISI, YAVUHLU, YAVUKLU, YAVUNCİ, YAVUŞAH, YAVUŞAN, YAVUZAY, YAVUZCA, YAVUZER, YAVUZLU

6 harfli kelimeler

YAVACI, YAVANI, YAVAŞA, YAVAŞI, YAVAŞU, YAVEŞİ, YAVLAK, YAVLAN, YAVLUK, YAVMAK, YAVRAK, YAVRAZ, YAVRUK, YAVSAK, YAVSUN, YAVŞAH, YAVŞAK, YAVŞAN, YAVŞUK, YAVUDİ, YAVUNÇ

5 harfli kelimeler

YAVAN, YAVAR, YAVAS, YAVAŞ, YAVCA, YAVCI, YAVER, YAVEŞ, YAVIŞ, YAVIT, YAVIZ, YAVİĞ, YAVİZ, YAVRI, YAVRİ, YAVRU, YAVSA, YAVSI, YAVSU, YAVŞA, YAVŞI, YAVTA, YAVTI, YAVUÇ, YAVUD, YAVUH, YAVUK, YAVUT, YAVUZ

4 harfli kelimeler

YAVA, YAVE, YAVI, YAVİ, YAVU

3 harfli kelimeler

YAV

Bazı kelimelerin anlamları

YAV

Yağ. Tortu, imbikten çekilen rakının artığı. Bulunmuş, sahipsiz (hayvan için). Yahu. Ünlem edatı. Dikkat ifade eden bir ünlem, bk. yaho, yahu, yâv.

YAVAŞLATMAK

Yavaşlamasını sağlamak, yavaşlamasına yol açmak, hızını kesmek.

YAVAŞLATILMAK

Yavaşlatma işi yapılmak.

YAVUÇKUYUCAĞI

Kastamonu şehrinde, Taşköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YAVANLAŞMAK

Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.

YAVAŞSINMAK

Yavaşlar gibi olmak.

YAVAŞLATICI

Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Nötronların hızlarını azaltabilen fakat nötron tutma eğilimi olmayan (ağır su içinde döteryum, berilyum, grafit gibi) düşük atom kütleli maddeler. Fizyon tepkimesinde ortaya çıkan yüksek enerjili nötronları yavaşlatarak, fizyonu azaltan madde. (moderatör) Zincir tepkimesinin en iyi koşullarda oluşmasını sağlamak amacıyla, hızlı nötron yayınımını yavaşlatarak 20000 km/ s'den 2 km/s'ye indirmeye yarayan grafit, hafif su ya da ağır su oluşumlu madde.

YAVAŞLATABİLMEK

Yavaşlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAVANLAŞTIRMA

Yavanlaştırmak işi.

YAVUNCİLANMAK

Yalvarmak.

YAVAŞLATILMA

Yavaşlatılmak işi.

YAVAŞLATABİLME

Yavaşlatabilmek işi.

YAVANLAŞTIRMAK

Yavan duruma getirmek.

YAVAŞLAYABİLME

Yavaşlayabilmek işi.

YAVRULUTAVUK

Yerlere çukur kazarak, topla oynanan bir çocuk oyunu.

YAVAŞLAYABİLMEK

Yavaşlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında YAV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

ANDANTE

Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).

BEBEKLİK

Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.

AHMAKISLATAN

Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

AHESTE

Yavaş, ağır. Yavaş, ağır bir biçimde.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

BAŞYAVER

Yaverlerin başı olan kimse, seryaver.

ANNE

Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

BALA

Yavru, çocuk.

BİNDİRİM

Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

BAŞYAVERLİK

Başyaver olma durumu. Başyaverin makamı. Başyaverin yaptığı iş.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.