Kelimeler arşivi içinde; başında "yav" olan, toplam 185 adet kelime bulunmaktadır. yav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAVAŞLATABİLMEK, YAVAŞLAYABİLMEK
YAVANLAŞTIRMAK, YAVAŞLATABİLME, YAVAŞLAYABİLME
YAVANLAŞTIRMA, YAVAŞLATILMAK, YAVUÇKUYUCAĞI, YAVUNCİLANMAK
YAVAŞLATILMA, YAVRULUTAVUK
YAVANLAŞMAK, YAVAŞLATICI, YAVAŞLATMAK, YAVAŞSINMAK, YAVINCIKMAK, YAVRULAŞMAK, YAVRULATMAK, YAVŞANÇEKEN, YAVUHTURMAK, YAVUKLANMAK, YAVUZLANMAK, YAVUZLAŞMAK
YAVALANMAK, YAVANCIMAK, YAVANLAŞMA, YAVANSAMAK, YAVANSIMAK, YAVAŞCALAN, YAVAŞÇACIK, YAVAŞITMAK, YAVAŞLAMAK, YAVAŞLATIM, YAVAŞLATMA, YAVAŞLİYİN, YAVELLEMEK, YAVINCAMAK, YAVINCIMAK, YAVINSIMAK, YAVRUCAĞIZ, YAVRUDOĞAN, YAVRULAMAK, YAVRULATMA, YAVSILAMAK, YAVŞALAMAK, YAVŞANKUYU, YAVUKLAMAK, YAVUKLANMA, YAVUKLULUK, YAVUNCAMAK, YAVUNCULUK, YAVUNCUMAK, YAVUZKEMAL, Devamını Oku »»
YAVAŞCANA, YAVAŞILIK, YAVAŞIMAK, YAVAŞLAMA, YAVERÖREN, YAVIHASAN, YAVLARMAH, YAVLARMAK, YAVRALMAK, YAVRUAĞIZ, YAVRUAĞZI, YAVRUKURT, YAVRULAMA, YAVSUKMAK, YAVŞANCIK, YAVŞANLIK, YAVŞATMAK, YAVŞINMAK, YAVŞURMAK, YAVUKLAMA, YAVUNÇLUK, YAVUZBOĞA
YAVANLIK, YAVANNIH, YAVAŞBEY, YAVAŞLAR, YAVAŞLIK, YAVAŞMAK, YAVAŞTIN, YAVERLİK, YAVRAĞZI, YAVRUBAŞ, YAVRUCAK, YAVRUCUK, YAVRUKÖY, YAVRULAR, YAVRULUK, YAVSMMAK, YAVŞAĞAN, YAVŞAMAK, YAVŞUMAK, YAVŞUMUR, YAVUHMAH, YAVUNMAK, YAVUTMAK, YAVUZALP, YAVUZBAY, YAVUZCAN, YAVUZELİ, YAVUZHAN, YAVUZKÖY, YAVUZLAR, Devamını Oku »»
YAVALIK, YAVAŞAK, YAVAŞÇA, YAVAŞIK, YAVAŞLI, YAVIKLI, YAVIŞAK, YAVRISI, YAVUHLU, YAVUKLU, YAVUNCİ, YAVUŞAH, YAVUŞAN, YAVUZAY, YAVUZCA, YAVUZER, YAVUZLU
YAVACI, YAVANI, YAVAŞA, YAVAŞI, YAVAŞU, YAVEŞİ, YAVLAK, YAVLAN, YAVLUK, YAVMAK, YAVRAK, YAVRAZ, YAVRUK, YAVSAK, YAVSUN, YAVŞAH, YAVŞAK, YAVŞAN, YAVŞUK, YAVUDİ, YAVUNÇ
YAVAN, YAVAR, YAVAS, YAVAŞ, YAVCA, YAVCI, YAVER, YAVEŞ, YAVIŞ, YAVIT, YAVIZ, YAVİĞ, YAVİZ, YAVRI, YAVRİ, YAVRU, YAVSA, YAVSI, YAVSU, YAVŞA, YAVŞI, YAVTA, YAVTI, YAVUÇ, YAVUD, YAVUH, YAVUK, YAVUT, YAVUZ
YAVA, YAVE, YAVI, YAVİ, YAVU
YAV
YAV
Yağ. Tortu, imbikten çekilen rakının artığı. Bulunmuş, sahipsiz (hayvan için). Yahu. Ünlem edatı. Dikkat ifade eden bir ünlem, bk. yaho, yahu, yâv.
YAVANLAŞTIRMA
Yavanlaştırmak işi.
YAVANLAŞMAK
Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.
YAVAŞLAYABİLMEK
Yavaşlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAVAŞSINMAK
Yavaşlar gibi olmak.
YAVAŞLATMAK
Yavaşlamasını sağlamak, yavaşlamasına yol açmak, hızını kesmek.
YAVANLAŞTIRMAK
Yavan duruma getirmek.
YAVAŞLATICI
Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Nötronların hızlarını azaltabilen fakat nötron tutma eğilimi olmayan (ağır su içinde döteryum, berilyum, grafit gibi) düşük atom kütleli maddeler. Fizyon tepkimesinde ortaya çıkan yüksek enerjili nötronları yavaşlatarak, fizyonu azaltan madde. (moderatör) Zincir tepkimesinin en iyi koşullarda oluşmasını sağlamak amacıyla, hızlı nötron yayınımını yavaşlatarak 20000 km/ s'den 2 km/s'ye indirmeye yarayan grafit, hafif su ya da ağır su oluşumlu madde.
YAVUNCİLANMAK
Yalvarmak.
YAVRULUTAVUK
Yerlere çukur kazarak, topla oynanan bir çocuk oyunu.
YAVAŞLATILMAK
Yavaşlatma işi yapılmak.
YAVAŞLATABİLME
Yavaşlatabilmek işi.
YAVAŞLATILMA
Yavaşlatılmak işi.
YAVAŞLAYABİLME
Yavaşlayabilmek işi.
YAVAŞLATABİLMEK
Yavaşlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAVUÇKUYUCAĞI
Kastamonu şehrinde, Taşköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANNE
Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.
ADACYO
Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
BAŞYAVERLİK
Başyaver olma durumu. Başyaverin makamı. Başyaverin yaptığı iş.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AHESTE
Yavaş, ağır. Yavaş, ağır bir biçimde.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AVLAMA
Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
BALA
Yavru, çocuk.
BAŞYAVER
Yaverlerin başı olan kimse, seryaver.
BEBEKLİK
Bebek olma durumu. Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
BİNDİRİM
Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
ANDANTE
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak).