Kelimeler arşivinde; içinde "yaş" olan, toplam 175 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yaş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yaş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yaş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MARYAŞLANDIRMA, YAŞANABİLİRLİK, YAŞANILABİLMEK
ORTAKYAŞARLIK, AYAŞTÜRKMENLİ, ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ, YAŞANILABİLME, YAŞLANABİLMEK, YAŞLANIVERMEK
YAŞMAKLANMAK, YAŞANABİLMEK, YAŞATABİLMEK, YAŞAYABİLMEK, YAŞINIGÖRMEK, YAŞLANABİLİR, YAŞLANABİLME, YAŞLANDIRMAK, YAŞLANIVERME
YAŞANMIŞLIK, YAŞMAKLAMAK, YAŞMAKLANMA, AYYAŞLAŞMAK, MARYAŞLANMA, ORTAKYAŞAMA, YAŞAMÖYKÜSÜ, YAŞAMTARTIM, YAŞANABİLME, YAŞARLAŞMAK, YAŞATABİLME, YAŞATTIRMAK, YAŞAYABİLME, YAŞLANDIRMA, YAŞMAHLAMAH
ORTAKYAŞAR, YAŞANILMAK, YAŞMAKLAMA, AYYAŞLAŞMA, KARAYAŞMAK, ÖZYAŞLANMA, SEKİZYAŞAR, YAŞADILLAR, YAŞAMALANI, YAŞAMIŞLAR, YAŞAMSAYIM, YAŞATTIRMA, YAŞILİSTAN, YAŞLIKAVAK
YAŞANILMA, YAŞARTMAK, YAŞMAKSIZ, YAŞAMÜSTÜ, DÖRTYAŞAR, EHDİYAŞLİ, MATYAŞMAK, YARIYAŞAM, YAŞALAMAK, YAŞAROĞLU, YAŞARTMAN, YAŞARTÜRK, YAŞILAMAK, YAŞLANMAK, YAŞLANMAZ, YAŞLAŞMAK, YAŞLIERKİ, YAŞMAKLIK, YAŞMANMAK, YEDİYAŞAR
AYYAŞLIK, YAŞAMACA, YAŞAMSAL, YAŞANMAK, YAŞARLIK, YAŞARMAK, YAŞARTMA, YAŞATKAN, YAŞATMAK, YAŞITLIK, YAŞLILIK, YAŞMAKLI, BİNYAŞAR, ÇOKYAŞAR, DAYAŞGAN, DAYAŞKAN, HÜRYAŞAR, KARIYAŞI, KOYAŞMAK, MARYAŞLI, SUYAŞMAH, ŞENYAŞAR, YAŞARKÖY, YAŞARLAR, YAŞIKARA, YAŞILGAN, YAŞILLIK, YAŞINMAK, YAŞIRMAK, YAŞLANMA, Devamını Oku »»
GÖZYAŞI, YAŞANMA, YAŞANTI, YAŞARMA, YAŞASIN, YAŞATMA, YAŞAYIŞ, YAŞLICA, AKKUYAŞ, BAŞAYAŞ, EHDİYAŞ, GANYAŞI, GONYAŞI, İYAŞMAK, KANYAŞI, KAYAŞIK, ONYAŞAR, YAŞAMAK, YAŞAMBA, YAŞAMCA, YAŞANAK, YAŞANUR, YAŞARAK, YAŞARIK, YAŞARLI, YAŞARTI, YAŞIMAK, YAŞIYAN
YAMYAŞ, YAŞLIK, AYAŞAN, GANYAŞ, KANYAŞ, KAYAŞI, KINYAŞ, MİŞYAŞ, MÜŞYAŞ, YAŞAMA, YAŞCIL, YAŞDAK, YAŞDAŞ, YAŞLAK, YAŞMAH, YAŞMAK, YAŞMAŞ, YAŞRAK, YAŞTAŞ, YAŞYER
AYYAŞ, YAŞAM, YAŞIT, GUYAŞ, KAYAŞ, KOYAŞ, KUYAŞ, YAŞAK, YAŞAL, YAŞAN, YAŞAR, YAŞÇA, YAŞDI, YAŞIK, YAŞIL, YAŞIN, YAŞLA, YAŞLI, YAŞLİ, YAŞLU
AYAŞ, YAŞA, YAŞI
YAŞ
YAŞ
Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman, sin (II). Hayatın çeşitli evrelerinden her biri, çağ. Bir kurum, bir kuruluş, düzen vb.nin kurulduğundan bu yana geçen zaman. Bir gök cisminin oluşmaya başladığı günden bugüne kadar geçirdiği zaman süresi. Nemli, ıslak, kuru karşıtı. Kendi suyunu, canlılığını yitirmemiş, kurumamış, kurutulmamış, taze. Gözyaşı. Kötü. Zor. Akşamla yatsı arası. Çok çevik, sağlam. Çürük, güvenilmez. Göz yaşı. Yaş, ıslak. Yaş, ömür. Yıl. Islak - goz yaşi: göz yaşı. Yağış. Bir varlığın doğumundan başlayarak ömrü boyunca tekrarlanan belirli zaman aralıklarının toplamı. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Taze. Deniz.
YAŞANILABİLME
Yaşanılabilmek durumu.
YAŞANABİLİRLİK
Bir konutun ya da bir kentin niteliklerinin insanların yaşamını sürdürebilmelerine elverişli oluşu.
YAŞMAKLANMAK
Yaşmakla örtünmek.
ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ
Kılavuzluk çalışmalarında, bireyin kendini ve sorunlarını nasıl gördüğüne ilişkin değerli bilgiler elde etmeye yarayan kişisel yaşamöyküsü. Bir kişinin, kendi yaşam öyküsünü yazdığı yazı ya da yapıt.
YAŞLANIVERMEK
Ansızın veya çabucak yaşlanmak.
YAŞANABİLMEK
Yaşanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
MARYAŞLANDIRMA
Maryaşlanmayı gerçekleştirmek için yapılan işlem.
YAŞATABİLMEK
Yaşatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYAŞTÜRKMENLİ
İçel şehrinde, Kırobası bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ORTAKYAŞARLIK
Ortakyaşar olma durumu.
YAŞAYABİLMEK
Yaşama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAŞANILABİLMEK
Yaşanılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAŞINIGÖRMEK
Gizlenmek çaresine bakmak, sakınmak.
YAŞLANABİLMEK
Yaşlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAŞLANABİLİR
Yaşlanma işlemi sonucunda yaşlanma özelliği gösteren.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFRİKALI
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AKRAN
Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ALABALIK
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AKBALIKÇIL
Leyleksilerden, bataklık, ırmak ve göl kıyılarında yaşayan, oldukça büyük, ak renkli bir tür kuş (Egretta alba).
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AKINKAYASI
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.
AKREP
Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.