Kelimeler arşivi içinde; başında "tem" olan, toplam 234 adet kelime bulunmaktadır. tem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEMELLENDİREBİLME
TEMBELLEŞTİRMEK, TEMİZLENEBİLMEK, TEMİZLETEBİLMEK, TEMİZLEYEBİLMEK
TEMBELLEŞTİRME, TEMELLENDİRMEK, TEMELLEŞTİRMEK, TEMİZLEMECİLİK, TEMİZLENEBİLME, TEMİZLETEBİLME, TEMİZLETTİRMEK, TEMİZLEYEBİLME, TEMİZLEYİCİLİK
TEMBELİHOÇCİK, TEMELLENDİRME, TEMELLEŞTİRME, TEMİZLETTİRME, TEMİZLİKÇİLİK
TEMBELCESİNE, TEMBELLEŞMEK, TEMBİHLENMEK, TEMİZGİNELİK, TEMKİNSİZLİK
TEMBAHLAMAK, TEMBEHLEMEK, TEMBELLEŞME, TEMBİHLEMEK, TEMBİHLENME, TEMELDEVREN, TEMELERİYİK, TEMELLENMEK, TEMELLEŞMEK, TEMELSİZLİK, TEMİZLEMECİ, TEMİZLENMEK, TEMİZLETMEK, TEMİZLEYİCİ, TEMKİNLİLİK, TEMPERAMENT, TEMPOSUZLUK, TEMREKİLOTU, TEMSİLCİLİK, TEMÜZCEGİNE
TEMBELETTİ, TEMBELHANA, TEMBELHANE, TEMBİHLEME, TEMELLENME, TEMELLEŞME, TEMELORAĞI, TEMESSÜKLÜ, TEMİNATSIZ, TEMİRKAZAK, TEMİZLAMAK, TEMİZLEMEK, TEMİZLENİŞ, TEMİZLENME, TEMİZLETME, TEMİZLEYİŞ, TEMİZLİKÇİ, TEMKİNLİCE, TEMLİKNAME, TEMPERATÜR, TEMPORALİS, TEMUZLEMEK
TEMASLAMA, TEMAŞALIK, TEMAZEPAM, TEMBELLİK, TEMBİHSİZ, TEMEKENLİ, TEMEKKÜLÜ, TEMEKLEME, TEMEKÜLLÜ, TEMEKÜNLÜ, TEMELDIŞI, TEMESİKLİ, TEMİNATLI, TEMİZLEME, TEMKİNSİZ, TEMÜRTAHT
TEMBELCE, TEMBELEK, TEMBELİT, TEMBELTİ, TEMBİHAT, TEMBİHLİ, TEMCİMAN, TEMEDDÜH, TEMEDDÜN, TEMEKLİK, TEMELLİK, TEMELLÜK, TEMELSİZ, TEMENLER, TEMERKÜZ, TEMERRÜD, TEMERRÜT, TEMESLİK, TEMESSİK, TEMESSÜK, TEMESSÜL, TEMEVVÜÇ, TEMEYYÜZ, TEMİNCEK, TEMİNCİK, TEMİRBAY, TEMİZALP, TEMİZCAN, TEMİZHAN, TEMİZKAL, Devamını Oku »»
TEMAHEN, TEMAMEN, TEMARUZ, TEMATİK, TEMAYÜL, TEMAYÜZ, TEMBERE, TEMECİK, TEMELLİ, TEMELTİ, TEMENNA, TEMENNİ, TEMERİK, TEMESİK, TEMESÜK, TEMETOS, TEMETTÜ, TEMİNAT, TEMİRAT, TEMİREK, TEMİSİN, TEMİZCE, TEMİZEL, TEMİZER, TEMİZOL, TEMİZÖZ, TEMPOLU, TEMPURA, TEMREĞE, TEMREĞİ, Devamını Oku »»
TEMADİ, TEMAŞA, TEMBEH, TEMBEL, TEMBİH, TEMBUL, TEMCET, TEMCİT, TEMDET, TEMDİT, TEMEÇİ, TEMEKİ, TEMELİ, TEMHİR, TEMİME, TEMİRE, TEMİRT, TEMKEÇ, TEMKEN, TEMKİN, TEMLİK, TEMMEK, TEMMEL, TEMMİZ, TEMMUZ, TEMPEH, TEMPOR, TEMPUS, TEMREİ, TEMREK, Devamını Oku »»
TEMAK, TEMAM, TEMAN, TEMAR, TEMAS, TEMÇE, TEMEK, TEMEL, TEMEN, TEMEZ, TEMİM, TEMİN, TEMİR, TEMİS, TEMİZ, TEMON, TEMPO, TEMRA, TEMRE, TEMRO, TEMSE, TEMUZ, TEMÜS, TEMÜZ
TEMA, TEME, TEMİ
TEM
TEM
Tema.
TEMİZLEYEBİLMEK
Temizleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TEMELLEŞTİRMEK
Temel tutmasını, yerleşmesini sağlamak. Süreklilik kazandırmak, kalıcı bir duruma getirmek, temelli olmasını sağlamak.
TEMİZLETEBİLMEK
Temizletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TEMİZLEYİCİLİK
Temizleyici olma durumu.
TEMİZLENEBİLME
Temizlenebilmek işi.
TEMBELİHOÇCİK
Tersine dönmek, sırt üstü düşmek.
TEMELLENDİREBİLME
Temellendirebilmek işi veya durumu.
TEMİZLENEBİLMEK
Temizlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TEMBELLEŞTİRMEK
Tembel olmasına sebep olmak.
TEMİZLETTİRMEK
Temizletme işini yaptırmak.
TEMİZLETEBİLME
Temizletebilmek işi.
TEMBELLEŞTİRME
Tembelleştirmek işi.
TEMİZLEMECİLİK
Temizlemecinin yaptığı iş.
TEMELLENDİRMEK
Temel tutmasını sağlamak, yerleştirmek. Süreklilik ve kalıcılık kazandırmak.
TEMİZLEYEBİLME
Temizleyebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
AĞIRCANLI
Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AĞARTILMAK
Temizlenmek, beyazlatılmak.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.