Kelimeler arşivi içinde; başında "ter" olan, toplam 402 adet kelime bulunmaktadır. ter ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ter ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ter olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TERBİYESİZCESİNE, TERBİYESİZLEŞMEK, TERMOELEKTRİKLİK, TERTİPLEYEBİLMEK
TERBİYESİZLEŞME, TERMİKLEŞTİRMEK, TERMİNALİZASYON, TERMOGRAVİMETRİ, TERMOREGÜLASYON, TERTİPLEYEBİLME, TERVUERENKÖPEĞİ
TERBİYEBAŞLIĞI, TERBİYEGÖZLÜĞÜ, TERMAKOGENEZİS, TERMİKLEŞTİRME
TERAKKİPERVER, TERATOJENEZİS, TERAZİKUYRUĞU, TERBİYESİZLİK, TERİMLENDİRME, TERKEHALİLLER, TERKEHATİPLER, TERMAROTERAPİ, TERMOBİYOLOJİ, TERMOELEKTRİK, TERMOMETRİKAL, TERMOTOLERANT, TERSBAKIŞIMLI, TERZİHALİLLER
TERATOSPERMİ, TERAZİLENMEK, TERBİYELEMEK, TERBİYELİLİK, TERBİYESİZCE, TERHASTALIĞI, TERKİMLEŞMEK, TERLETDÜRMEK, TERMİNOLOJİK, TERMODİNAMİK, TERMOJENEZİS, TERMONÖROZİS, TERMONÜKLEER, TERMOPLASTİK, TERSİNMEZLİK, TERTİPLENMEK, TERTİPLETMEK, TERTİPSİZLİK
TERASLANMAK, TERAZİLEMEK, TERAZİLENME, TERBİYEKOLU, TERBİYELEME, TERCÜMANLIK, TERCÜMEİHAL, TEREBRATULA, TEREDDÜTSÜZ, TERİKTİRMEK, TERKELLEMEK, TERKİBİBENT, TERKİLEŞMEK, TERLİKÇİLİK, TERLİPRESİN, TERMATOLOJİ, TERMİNOLOJİ, TERMOMETRİK, TERMOPLİPNÖ, TERMOSTABİL, TERMOTERAPİ, TERMOTOKSİN, TERSİNELEME, TERSİNİRLİK, TERSLEMEDEN, TERSÖRÖZGER, TERSYÜZLEME, TERTİPÇİLİK, TERTİPLEMEK, TERTİPLENME, Devamını Oku »»
TERAPÖTİKS, TERAPÖTİST, TERASLAMAK, TERASLANMA, TERATOLOJİ, TERAZİLEME, TERBİNAFİN, TERBİYESİZ, TERBUTALİN, TERCİİBENT, TEREBENTİN, TEREDDÜTLE, TEREDDÜTLÜ, TEREEKMEĞİ, TEREZECABU, TEREZLEMEK, TERFENADİN, TERKİLEMEK, TERKİPHANE, TERKİSALAT, TERMİNALİS, TERMİNASYO, TERMİNATOR, TERMODURİK, TERMOFİLİK, TERMOFOBİK, TERMOGRAFİ, TERMOJENİN, TERMOKAPIL, TERMOKİMYA, Devamını Oku »»
TERAPÖTİK, TERASLAMA, TERATOJEN, TERAZOSİN, TERBİYECİ, TERBİYELİ, TERBİYEVİ, TERCİBELİ, TERCİHANE, TERECİLİK, TEREKELİK, TERELELLİ, TEREMEKER, TEREMENTİ, TEREYAĞLI, TERGÖMLEK, TERGÖYNEK, TERKİPSİZ, TERKİŞMEK, TERKOLMAK, TERLEMBEÇ, TERLETMEK, TERLİKSİZ, TERMİTLER, TERMOÇİFT, TERMOGRAF, TERMOKLİN, TERMOKUPL, TERMOSFER, TERMOSTAT, Devamını Oku »»
TERAPİST, TERBİYUM, TERBUŞLU, TERBÜŞLÜ, TERCİHEN, TERCÜMAN, TERÇİMEK, TERDÖKEN, TEREDDÜT, TEREKEME, TEREKKÜP, TEREKLİK, TEREKMEK, TERELMEK, TERENMEK, TERENNÜM, TERESSÜD, TERESSÜP, TERETELİ, TERETMEK, TERETTÜP, TEREVZİN, TEREYAĞI, TERGEMEK, TERGÖMEK, TERGÖNEK, TERİKMEK, TERİMLİK, TERİTORİ, TERKEMEK, Devamını Oku »»
TERAKKİ, TERAKÜM, TERATOM, TERAVİH, TERAYAK, TERBAĞI, TERBEYE, TERBİYE, TERCÜME, TEREBRA, TERECİK, TEREDDİ, TEREKEM, TEREMEK, TEREMPE, TERENCE, TEREVCE, TERFİEN, TERFİYE, TERİGAT, TERİLEN, TERKİBİ, TERKİLİ, TERLEME, TERLİYH, TERMİYE, TERNEBİ, TEROFİT, TERÖRCÜ, TERRİYH, Devamını Oku »»
TERANE, TERAPİ, TERATA, TERAVİ, TERAZİ, TERBUŞ, TERCAN, TERCEH, TERCİH, TERDEK, TERDİT, TERECE, TERECİ, TEREKE, TEREYH, TEREZE, TEREZİ, TERFİH, TERFİK, TERGAL, TERGİT, TERGUM, TERHAN, TERHİN, TERHİS, TERHUN, TERİCE, TERİKE, TERİME, TERİNA, Devamını Oku »»
TERAF, TERAM, TERAN, TERAS, TERBİ, TERCE, TERÇİ, TEREF, TEREH, TEREK, TEREM, TEREN, TERES, TERFİ, TERİL, TERİM, TERİS, TERİZ, TERKE, TERKİ, TERLİ, TERME, TERMO, TERÖR, TERSİ, TERŞİ, TERZE, TERZİ
TERE, TERİ, TERK, TERM, TERS, TERT
TER
TER
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).
TERMİKLEŞTİRMEK
Yüksek enerji nötronlarını termik nötron durumuna getirmek için yavaşlatmak.
TERBİYESİZLEŞME
Terbiyesizleşmek işi.
TERMOELEKTRİKLİK
Isı etkisiyle elektrik oluşması.
TERBİYESİZLEŞMEK
Terbiyesizce davranışlarda bulunmak, edepsizleşmek.
TERBİYEGÖZLÜĞÜ
Koşulu bir durumda olan atların, yanlarını görerek ürkmelerini önlemek amacıyla, başlığın gözlük bölümündeki dört köşe ya da yuvarlak meşin parçaları. (Amasya).
TERBİYESİZCESİNE
Terbiyesizce.
TERBİYEBAŞLIĞI
Dizginin başlık kısmı. (Amasya).
TERMAKOGENEZİS
İlaç etkisiyle vücut sıcaklığının yükselmesi.
TERMOGRAVİMETRİ
Kontrollü ısıtma programına tabi tutulan bir numunenin kütlesinin sıcaklıkla değişiminin ölçüldüğü ve grafiğe geçirildiği bir teknik.
TERMİKLEŞTİRME
Termikleştirmek işi.
TERMOREGÜLASYON
Vücut ısısının metabolizma ya da davranış vasıtası ile kontrolü ile sabit vücut ısısı sağlanması. Er bezlerinin sıcaklığının vücut sıcaklığından 1-2 oC düşük olması, yani er bezlerinin sıcaklığının bu derecede korunması.
TERTİPLEYEBİLMEK
Tertipleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TERMİNALİZASYON
Mayozun diploten safhasında kiyazmanın, kromozomun ucuna doğru hareketi.
TERVUERENKÖPEĞİ
Tüyleri çift katlı ve gür, orta uzunlukta veya uzun, bacakların arka yüzlerinde, boyun çevresinde ve kuyrukta tüyleri daha gür ve uzun, tüy rengi kahverengi, kızıl veya seyrek olarak gri, tüylerinin uçları siyah renkte olması nedeniyle vücutta Alman kurt köpeğinde olduğu gibi siyah renk geçişi bulunan Belçika çoban köpeği.
TERTİPLEYEBİLME
Tertipleyebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.