Kelimeler arşivi içinde; başında "tes" olan, toplam 122 adet kelime bulunmaktadır. tes ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tes ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TESLİMİYETÇİLİK, TESTACEALOBOSİA
TESTEREKAPLAMA
TESİSATÇILIK, TESLİMİYETÇİ, TESPİHBÖCEĞİ, TESTENGERLEK, TESTERELEMEK, TESTİKULARİS, TESVİYECİLİK
TESİRSİZLİK, TESKELLEMEK, TESMEKERLİK, TESPİHÇİLİK, TESSAHLAMAK, TESTEBETSİZ, TESTERELEME, TESTİBETSİZ, TESTOLAKTON, TESTOSTERON, TESVİYERUHU
TESDİBESİZ, TESELLİSİZ, TESETTÜRLÜ, TESİRLİLİK, TESLİMATÇI, TESLİMİYET, TESTEBESİZ, TESTEPESİZ, TESTİCİLİK, TESTİKÜLER
TESADÜFEN, TESBERMEK, TESBİHLİK, TESCİLSİZ, TESELLEME, TESERLEME, TESİSATÇI, TESKELMEK, TESKERMEK, TESKİRECİ, TESPERMEK, TESTACİDA, TESTENBEL, TESTERELİ, TESTEVREN, TESVİYECİ
TESADÜFİ, TESCİLLİ, TESEDDÜK, TESELLÜM, TESELLÜT, TESELSÜL, TESETTÜR, TESEYYÜP, TESGIRAN, TESİRSİZ, TESLİMAT, TESPİHÇİ, TESPİHLİ, TESTACEA, TESTEMEL, TESTİLİK
TESADİF, TESADÜF, TESAHUP, TESALÜP, TESANÜT, TESELLE, TESELLİ, TESESAT, TESGİRE, TESİMEK, TESİRLİ, TESİSAT, TESKERE, TESKİRE, TESMİYE, TESTERE, TESTİCİ, TESÜRUF, TESVİYE
TESBAH, TESBEH, TESBİK, TESBİT, TESCEL, TESCİL, TESDİH, TESDİS, TESHİL, TESHİN, TESHİR, TESKER, TESKİN, TESKİR, TESLİK, TESLİM, TESLİS, TESMİT, TESPİH, TESPİT, TESTİS, TESVİB, TESVİR, TESVİT
TESBİ, TESCİ, TESÇE, TESDİ, TESER, TESİK, TESİR, TESİS, TESİT, TESPİ, TESRİ, TESTA, TESTE, TESTİ
TEST
TES
TES
Gübre.
TESTEREKAPLAMA
Testere ile biçilerek elde edilen Üstün değerli kaplama.
TESMEKERLİK
Kötü, yararsız iş yapma için.
TESPİHÇİLİK
Tespihçinin işi veya mesleği.
TESTERELEMEK
Testere ile kesmek.
TESİRSİZLİK
Etkisizlik.
TESLİMİYETÇİLİK
Teslimiyetçi olma durumu.
TESSAHLAMAK
Dedikodu; söylenenleri tekrarlamak (Erzincan Merkez).
TESTENGERLEK
Yusyuvarlak.
TESTİKULARİS
Er bezine ait, er beziyle ilgili, er bezi biçiminde olan, testiküler.
TESVİYECİLİK
Tesviyecinin işi veya mesleği.
TESLİMİYETÇİ
Boyun eğme eğiliminde olan, kabullenmiş.
TESİSATÇILIK
Tesisatçının yaptığı iş, döşeyicilik, döşemcilik.
TESKELLEMEK
Yakıştırmak, yaraştırmak, denk görmek.
TESTACEALOBOSİA
Rhizopoda üst sınıfında, Lobosea sınıfında bulunan Arcellinida ve Trichosida takımlarını içeren ameboyit protozoon alt sınıfı.
TESPİHBÖCEĞİ
Ilıman ülkelerde bitkisel artıklarla beslenen ve korku belirtisi olarak yusyuvarlak bir tespih tanesi görünüşüne bürünen kabuklular türü.
Bu bölümde tanımı içerisinde TES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
ANKASTRE
Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).
AVUNMA
Avunmak işi, teselli.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
AVUNÇ
Avuntu, teselli.
AKIŞMAZ
Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.
AŞKIN
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.
AMFORA
İki kulplu, dibi sivri, dar boyunlu, karnı geniş testi.
ALINDI
Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
AVUNMAK
Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.