Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tet" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUARTET, KUİNTET, LİMİTET
KENTET, MÜRTET, EPİTET
ANTET, ESTET, İSTET, KATET
TET
TET
Kovalama ünlemi (köpek ya da kedi için). Yallah, hadi bakalım! anlamına ünlem.
LİMİTET
Sınırlı.
ANTET
Başlık.
İSTET
Bazlama da denilen bir çeşit saç ekmeği: Bugün istep pişireceğim.
EPİTET
Herhangi bir türün isminde, cins isminden sonra yazılan, türün adını belirleyen sıfat ya da isim. Pinus (cins ismi) nigra (epitet).
ESTET
Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi.
MÜRTET
Müslümanlığı bırakıp başka bir dine geçmiş olan (kimse).
KUİNTET
Beşli.
KENTET
Beşli.
KUARTET
Dörtlü.
KATET
Dik açılı üçgenin, dar açılarının köşe noktalarına karşı gelen yanlarından herbiri.
Bu bölümde tanımı içerisinde TET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAŞTIRMA
Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
BİREŞİMLİ
Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ARAŞTIRMACI
Araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
ARİSTOTELESÇİ
Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
BEDAYİ
Estetik yönü ağır basan güzellikler.
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
BEDİİYAT
Estetik bilimi, güzel sanatlar.
ÇEVİK
Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
BAŞLIKSIZ
Başlığı olmayan. Başlığı olmayan, antetsiz (yazı, kâğıt vb.).
ÇİL
Orman tavuğugillerden, eti için avlanan, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağ tavuğu (Tetrastes bonasia). Aynada oluşan leke. Çoğunlukla yüzde oluşan kahverengi küçük benekler. Tüyünde küçük benekler bulunan (hayvan). Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar. Yeni ve parlak (para veya altın).
BAŞLIKLI
Başlığı olan. Başlığı olan, antetli (zarf, kâğıt vb.).
BEDİİ
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. Estetik.
ARBALET
Kundaklı, tetikli yay.