Kelimeler arşivi içinde; başında "tez" olan, toplam 125 adet kelime bulunmaktadır. tez ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tez ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tez olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEZGAHLAYABİLMEK
TEZGAHLAYABİLME
TEZAURİSMOZİS
TEZGAHLANMAK, TEZGAHTARLIK, TEZKERECİLİK, TEZLEŞTİRMEK
TEZGAHÇILIK, TEZGAHLAMAK, TEZGAHLANMA, TEZGENLEMEK, TEZHİPÇİLİK, TEZİKTİRMEK, TEZİLLENMEK, TEZLEŞTİRME
TEZAUROZİS, TEZBERİDEN, TEZEDENMEN, TEZELİBERİ, TEZGAHLAMA
TEZAHÜRAT, TEZBEREYE, TEZDENNEN, TEZDİGNEN, TEZDİRMEK, TEZELEMEK, TEZGAHTAR, TEZGENSEL, TEZKERECİ, TEZLEŞMEK, TEZYİFKAR
TEZBASAN, TEZCANLI, TEZEBERİ, TEZEDİYE, TEZEKKÜR, TEZELDEN, TEZELLÜL, TEZELZÜL, TEZERGER, TEZERKER, TEZEVVÜÇ, TEZGAHÇI, TEZGEÇER, TEZHİPÇİ, TEZİKMEK, TEZİTMEK, TEZKİMEK, TEZLEMEK, TEZLEŞME, TEZLİMEK, TEZMECİK, TEZMİCAZ, TEZPİŞEN, TEZPİŞTİ, TEZVEREN, TEZVİRAT, TEZYİNAT
TEZAHÜR, TEZATLI, TEZAYÜT, TEZBERE, TEZBERİ, TEZEDEN, TEZEKÇİ, TEZEKER, TEZELLİ, TEZEREN, TEZEROL, TEZGENE, TEZGERE, TEZGİNE, TEZGİRA, TEZGİRE, TEZİMEK, TEZİNTİ, TEZİPTİ, TEZKERE, TEZKİRE, TEZKİYE, TEZLEME, TEZYAKI, TEZYİNİ
TEZALP, TEZANA, TEZANE, TEZCAN, TEZCEK, TEZDEN, TEZENE, TEZERE, TEZEYH, TEZGAH, TEZGEN, TEZGİN, TEZGÜL, TEZHİP, TEZKAN, TEZKÖY, TEZLİK, TEZMEK, TEZMİN, TEZVİR, TEZYİF, TEZYİN, TEZYİT, TEZZEK
TEZAL, TEZAT, TEZAY, TEZCE, TEZÇE, TEZDE, TEZEK, TEZEL, TEZER, TEZİK, TEZİM, TEZLİ, TEZOK, TEZOL, TEZÜK
TEZE, TEZİ
TEZ
TEZ
Çabuk olan, süratli. Sav. Üniversitelerde öğrencilerin veya öğretim üyelerinin hazırlayıp bazen bir sınav kurulu önünde savundukları bilimsel eser. Süratli bir biçimde.
TEZLEŞTİRMEK
Bir işi çabuklaştırmak, acele ettirmek.
TEZGAHTARLIK
Tezgâhtar olma durumu, tezgâhtarın işi.
TEZGAHÇILIK
Tezgâhçı olma durumu.
TEZGAHLANMA
Tezgâhlanmak işi.
TEZGENLEMEK
Tezgen gibi davranıp bir tepkimenin hızını etkilemek.
TEZLEŞTİRME
Tezleştirmek işi.
TEZAURİSMOZİS
Depo hastalığı.
TEZİKTİRMEK
Yolunu şaşırmak. 1.Usandırarak kaçırtmak, bıktırmak. 2.Acele ettirmek.
TEZKERECİLİK
Tezkereci olma durumu.
TEZHİPÇİLİK
Tezhipçi olma durumu.
TEZGAHLANMAK
Tezgâhlama işine konu olmak.
TEZGAHLAYABİLME
Tezgâhlayabilmek işi.
TEZGAHLAMAK
Dokunacak bezi tezgâha yerleştirmek. Bir iş için hazırlık yapmak, işe girişmek. Yasal olmayan bir işi gerçekleştirmek için plan yapmak.
TEZİLLENMEK
Tez davranmak.
TEZGAHLAYABİLMEK
Tezgâhlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANESTEZİST
Anestezi uzmanı.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
ARTIRILMAK
Artırma işine konu olmak, çoğaltılmak, tezyit edilmek.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.
AŞAĞILANMA
Aşağılanmak durumu, tezellül.
AYRICA
Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.
BELİRMEK
Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ANESTEZİYOLOJİ
Anestezi bilimi.
BANKO
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.
ANTİBİYOTİK
Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.
AŞAĞISAMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.
ANESTEZİYOLOJİK
Anestezi bilimsel.
ATKILAMAK
Dokuma tezgâhlarında mekikle atkı atmak, argaçlamak.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ANTAGONİZMA
Tezat.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.