Kelimeler arşivi içinde; başında "tet" olan, toplam 110 adet kelime bulunmaktadır. tet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TETİKLEYEBİLMEK, TETRAETİLKURŞUN, TETRAHİDRAZOLİN, TETRAHİDROFOLAT
TETİKLEYEBİLME, TETRAODONTİDAE, TETRASİKLİNLER
TETANOSPAZMİN, TETRADONTİDAE, TETRAHYMENİNA, TETRAKOZAKTİD, TETRAMASTİGOT, TETRATİRİDYUM, TETRODOTOKSİN, TETTİRİVERMEK, TETTİRİVİRMEK
TETANİZASYON, TETEVÜLETMEK
TETANOFİLİK, TETANOLİZİN, TETEVÜLEMEK, TETİKLEŞMEK, TETRADAKTİL, TETRAHEDRAL, TETRAHYMENA, TETRANYCHUS, TETRAPLOİDİ, TETRAPLOYİD, TETRASİKLİN
TETEKLEMEK, TETEMEÇELE, TETİKÇİLİK, TETİKLEMEK, TETİKLEŞME, TETRABRANŞ, TETRAEDRİT, TETRAKOTİL, TETRAMERES, TETRAPLOİT
TETDİRMEK, TETERHAMİ, TETEVÜMEK, TETİKLEME, TETRABLEK, TETRAKAİN, TETRALOJİ, TETRASPOR, TETRAZOMİ, TETTİRMEK, TETÜLEMEK
TETANİZM, TETANOİT, TETİKLİK, TETİRGEN, TETİRGİN, TETİRLİK, TETKİKAT, TETRAKOK, TETRAMER, TETRAPOD, TETRAZOM, TETRAZON, TETÜRGÜN
TETABUK, TETANİK, TETANİN, TETANOS, TETANOT, TETANOZ, TETEBBU, TETEKÖY, TETELEK, TETİKÇİ, TETİKER, TETİKTE, TETİRBE, TETİRİS, TETURBE
TETANİ, TETARİ, TETAVI, TETEME, TETERE, TETEVÜ, TETİLE, TETİNİ, TETİRE, TETİRİ, TETİYH, TETKİK, TETMEK, TETRAD, TETRAT, TETRİK, TETROZ
TETÇE, TETEK, TETEN, TETER, TETİK, TETİL, TETİR, TETİŞ, TETRE, TETRİ, TETÜK
TETA, TETE, TETİ
TET
TET
Kovalama ünlemi (köpek ya da kedi için). Yallah, hadi bakalım! anlamına ünlem.
TETİKLEYEBİLMEK
Tetikleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TETTİRİVERMEK
İtmek, vurmak, kakmak. Atıvermek.
TETRAMASTİGOT
Dört kamçıya sahip organizma.
TETRADONTİDAE
Dört dişligiller.
TETRAHİDRAZOLİN
Yerel dekonjestan olarak kullanılan imidazolin türevi bir ilaç.
TETRAODONTİDAE
Dört dişligiller.
TETRODOTOKSİN
Sinirlerdeki uyarılabilirliği ve uyarı iletimini engelleyen, zehirliliği ve diğer bazı nedenlerden dolayı klinikte yerel anestezik olarak kullanılmayan bir balıktan elde edilen bir madde.
TETRAETİLKURŞUN
Vuruntuyu engellemek için benzinin içine katılan, sağlığa zararlı, organometalik bir sıvı.
TETANOSPAZMİN
Gangliositlere bağlanan ve nörotransmitterlerin salınımını inhibe eden, merkezi sinir sisteminin sinaptik terminallerini bloke ederek tetanozdaki tipik kas spazmlarına neden olan, en güçlü zehirlerden biri olarak bilinen, Clostridium tetani tarafından salgılanan nörotoksin özelliğinde ekzotoksin. Clostridium tetani'nin salgıladığı, gangliyositlere bağlanarak ve nörotransmitterlerin salınımını önleyerek ederek merkezi sinir sisteminin sinaptik terminallerini bloke eden ve böylece tetanosdaki tipik kas kasılmalarına neden olan nörotoksin özelliğinde ekzotoksin.
TETRASİKLİNLER
Yapıca birbirlerine çok benzeyen ve tetrasiklik bir bileşik olan naftasenkarboksamidden türeyen geniş spektrumlu bir antibiyotik.
TETRAHYMENİNA
Hymenostomatia alt sınıfında, Hymenostomatida takımında bulunan, birçoğu tatlı sularda serbest yaşayan, birkaç türü genellikle omurgasızlarda simbiyotik yaşam süren, Tetrahymena cinsini içeren silyumlu protozoon alt takımı.
TETİKLEYEBİLME
Tetikleyebilmek işi.
TETRAHİDROFOLAT
Folik asidin vitamininin indirgenmiş koenzim biçimi. Bazı amino asitlerin, pürinlerin ve timidinin üretiminde metil, metilen, formil gibi bir karbonlu birimlerin transferini sağlar, koenzim F.
TETRAKOZAKTİD
24 amino asitten oluşan sentetik bir kortikotropin.
TETRATİRİDYUM
Yalnızca Mesocestoides cinsindeki Cyclophyllidean sestodlarda görülen metasestod.
Bu bölümde tanımı içerisinde TET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEDİİ
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. Estetik.
BEDİİYAT
Estetik bilimi, güzel sanatlar.
BEDAYİ
Estetik yönü ağır basan güzellikler.
BAŞLIKSIZ
Başlığı olmayan. Başlığı olmayan, antetsiz (yazı, kâğıt vb.).
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
ÇİL
Orman tavuğugillerden, eti için avlanan, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağ tavuğu (Tetrastes bonasia). Aynada oluşan leke. Çoğunlukla yüzde oluşan kahverengi küçük benekler. Tüyünde küçük benekler bulunan (hayvan). Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar. Yeni ve parlak (para veya altın).
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
BİREŞİMLİ
Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.
ARAŞTIRMACI
Araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi.
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
BAŞLIKLI
Başlığı olan. Başlığı olan, antetli (zarf, kâğıt vb.).
ALESTA
Harekete hazır, tetikte.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ARİSTOTELESÇİ
Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ARAŞTIRMA
Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
ARBALET
Kundaklı, tetikli yay.
ÇEVİK
Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.