Kelimeler arşivinde; içinde "ter" olan, toplam 1493 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ter bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ter ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ter olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GASTROENTEROLOJİK, BAKTERİYOKLOROFİL, SELFDETERMİNASYON
ALTERNATİFSİZLİK, ENTERNASYONALİZM, GASTROENTEROLOJİ, TERBİYESİZCESİNE, TERBİYESİZLEŞMEK, AİREDALETERİYERİ, BAKTERİYOLOJİKIL, BAKTERİYOSİNOJEN, BAKTERİYOTOKSEMİ, ENTERNASYONALİST, ENTEROTOKSİJENİK, GASTROENTEROPATİ, HETEROSEKSÜELLİK, HETEROTRANSPLANT, METİLTESTOSTERON, ORNİTOBAKTERİYOZ, PREDETERMİNASYON, PRESBİTERİYENLİK, PROPİONİBACTERUM, SİFONAPTERİDOZİS, TERMOELEKTRİKLİK, TERTİPLEYEBİLMEK, ÜRETEROKOLOSTOMİ, ÜRETEROPİYELİTİS
ALTERNATİFLİLİK, ENTERNASYONALCİ, GASTROENTEROLOG, İNTERKONEKSİYON, PRESBİTERYENLİK, TERBİYESİZLEŞME, TERMİKLEŞTİRMEK, TRANSLİTERASYON, ANTİTERMİNASYON, ARCHAEOBACTERİA, BAKTERİYOLOJİST, BAKTERİYOSTATİK, BAKTERİYOTOKSİN, BAKTERİYOTROPİN, BALAENOPTERİDAE, BİFİDOBACTERİUM, CHROMOBAKTERİUM, CORYNEBACTERİUM, EKZOPTERİGOTLAR, ENDOKRİNOTERAPİ, ENDOPTERİGOTLAR, ENTEROGASTRİTİS, ENTEROHEPATİTİS, ENTEROPATOJENİK, FİSALOPTERİOZİS, GASTROENTERİTİS, GÖSTERİLEBİLMEK, HİPOKRATERİFORM, İHTİYOPTERGİYUM, İNTERSEKSÜALİTE, Devamını Oku »»
BAKTERİYOLOJİK, BAKTERİYOSKOPİ, İNTERFEROMETRE, İNTERFEROMETRİ, KARAKTEROLOJİK, PROLETERLEŞMEK, TERMİKLEŞTİRME, AFANİPTERİOZİS, ANTİBAKTERİYEL, ANTİDİZANTERİK, ARKEBAKTERİLER, ASETOBAKTERLER, ATEROSKLEROZİS, BAKTERİYOLİZİN, BAKTERİYOLİZİS, BREVİBACTERİUM, DÖTEROSEREBRUM, ENTEROCYTOZOON, ENTEROKOKKOZİS, ENTEROMONADİNA, ENTEROVİRÜSLER, FLAVOBACTERİUM, FOSFODİESTERAZ, GASROENTERALJİ, GASTEROFİLOZİS, GÖSTERİLEBİLME, GÖSTERİMSENMEK, GÖSTERİŞSİZLİK, HETEROKROMATİN, HETEROZİGOTLUK, Devamını Oku »»
ALTERNATİFSİZ, BAKTERİYOLOJİ, DETERMİNASYON, ENTERNASYONAL, ETERLEŞTİRMEK, FİZYOTERAPİST, GÖSTERİŞÇİLİK, GÖSTERİŞLİLİK, GÖSTERMECİLİK, HETEROSEKSÜEL, İNDETERMİNİZM, KARAKTERİSTİK, KOLESTEROLSÜZ, PROLETERLEŞME, STERİLİZASYON, ŞAHTEREGİLLER, TERAKKİPERVER, TERBİYESİZLİK, TERMOELEKTRİK, VİNTERİZASYON, DEFTERİHAKANİ, ACHROMOBACTER, ALDOSTERONİZM, ALDOSTERONÜRİ, ANTİPARAZİTER, ANTİSTERİLİTE, ANTRAKOTERAPİ, BAKTERİGİLLER, BAKTERİYOSTAT, BAKTERİYOSTAZ, Devamını Oku »»
ALTERNATİFLİ, ARKEOPTERİKS, BAKTERİYOLOG, DEFTERDARLIK, DEFTERİKEBİR, ENTERESANLIK, ETERLEŞTİRME, GALVANOKOTER, GÖSTERİCİLİK, GÖSTERİŞLİCE, KOLESTEROLLÜ, PRESBİTERYEN, STEREOGRAFİK, STEREOSKOPİK, TAHTEREVALLİ, TELESEKRETER, TERBİYELEMEK, TERBİYELİLİK, TERBİYESİZCE, TERMİNOLOJİK, TERMODİNAMİK, TERMONÜKLEER, TERTİPLENMEK, TERTİPSİZLİK, TESTERELEMEK, VETERİNERLİK, BAKTERİKIRAN, ALUMİNOTERMİ, ARTERYEKTOMİ, ARTERYOGRAFİ, Devamını Oku »»
ALİTERASYON, APOSTERİORİ, BAŞKARAKTER, BATERİSTLİK, BETERLEŞMEK, DEFTERCİLİK, DETERMİNANT, DETERMİNİST, DETERMİNİZM, DİZANTERİLİ, FİZYOTERAPİ, GANGSTERLİK, GÖSTERİLMEK, GÖSTERİŞSİZ, GÖSTERMELİK, HALTERCİLİK, HELYOTERAPİ, HETEROTROFİ, HİDROTERAPİ, KARAKTERİZE, KARAKTERSİZ, MATERYALİST, MATERYALİZM, MÜTERCİMLİK, NANOBAKTERİ, NEŞTERLEMEK, PARLAMENTER, PSİKOTERAPİ, RADYOTERAPİ, SEKRETERLİK, Devamını Oku »»
ALFATERAPİ, ALTERNATİF, ALTERNATÖR, BAKTERİSİT, BAKTERİYEL, DEFTERHANE, DETERJANCI, DOKÜMANTER, EKZOTERMİK, ENDOTERMİK, ESTERLEŞME, ETERLEŞMEK, FOTOTERAPİ, GÖSTERİŞÇİ, GÖSTERİŞLİ, GÖSTERTMEK, HELİKOPTER, HETEROTROF, HİNTERLANT, İNTERAKTİF, İNTERMEZZO, KARAKTERLİ, KEMOTERAPİ, KOLESTERİN, KOLESTEROL, KOMANDİTER, MEHTERBAŞI, MEHTERHANE, MÜŞTEREKEN, MÜTEREDDİT, Devamını Oku »»
BAKTERİDİ, DEFROSTER, DEFTERDAR, DİFTERİLİ, DİZANTERİ, ENTERESAN, ETERLEMEK, ETERLEŞME, GÖSTERİCİ, GÖSTERMEK, GÖSTERTME, HETEROJEN, İTERBİYUM, JEOTERMAL, JEOTERMİK, KAFETERYA, KÖFTERLİK, LİTERATÜR, MÜTERADİF, MÜTERAKİM, MÜTERAKKİ, MÜTEREDDİ, POLYESTER, STERADYAN, STERİLİZE, ŞARKÜTERİ, TERASLAMA, TERBİYECİ, TERBİYELİ, TERBİYEVİ, Devamını Oku »»
APTERİKS, BATERİST, BESBETER, BİJUTERİ, DEFTERCİ, DEKASTER, DESİSTER, DETERJAN, DÖTERYUM, ENTERFON, ENTERTİP, ENVANTER, ETERLEME, EZOTERİK, GANGSTER, GÖSTEREN, GÖSTERGE, GÖSTERİM, GÖSTERİŞ, GÖSTERME, HALTERCİ, HİSTERİK, İNTERNET, JEOTERMİ, KARAKTER, KERTERİZ, MANDATER, MATERYAL, MEHTERAN, MUHTEREM, Devamını Oku »»
ARTERİT, ATERİNA, BAKTERİ, DİFTERİ, ENTERNE, GÖSTERİ, HİSTERİ, İSTERİK, İZOTERM, JÜPİTER, KESTERE, KÖSTERE, KÜSTERE, LATERİT, LATERNA, LÜTERCİ, MUHTERİ, MUTERİZ, MÜFTERİ, MÜŞTERİ, PLASTER, STERLİN, SÜVETER, ŞAHTERE, ŞVESTER, TERAKKİ, TERAKÜM, TERAVİH, TERBİYE, TERCÜME, Devamını Oku »»
BATERİ, BİTTER, DEFTER, HALTER, İSTERİ, KENTER, KOSTER, KÖFTER, KRATER, KRİTER, MEHTER, NEŞTER, PANTER, PARTER, POSTER, SEKTER, STERİL, STEROL, SÜMTER, ŞALTER, TERANE, TERAPİ, TERAZİ, TERCAN, TERCİH, TERDİT, TERECİ, TEREKE, TERFİH, TERFİK, Devamını Oku »»
ARTER, BETER, ESTER, İSTER, NOTER, SETER, TERAS, TERBİ, TEREK, TERES, TERFİ, TERİM, TERKİ, TERLİ, TERME, TERÖR, TERZİ, YETER, AHTER, ANTER, APTER, ASTER, ATTER, EETER, ENTER, GATER, İKTER, İLTER, İNTER, KATER, Devamını Oku »»
ETER, STER, TERE, TERK, TERS, TERİ, TERM, TERT
TER
TER
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).
GASTROENTEROLOJİK
Sindirim bilimi ile ilgili.
BAKTERİYOTOKSEMİ
Bakteri toksinlerinin kana geçmesiyle oluşan zehirlenme.
ENTERNASYONALİZM
Uluslararasıcılık.
ENTERNASYONALİST
Uluslararasıcı.
ALTERNATİFSİZLİK
Seçeneksizlik.
ENTEROTOKSİJENİK
Enterotoksin oluşturan.
SELFDETERMİNASYON
Öz belirtim.
BAKTERİYOSİNOJEN
Bakterilerde bakteriyosin üretimini kontrol eden plazmit.
GASTROENTEROPATİ
Mide-bağırsak hastalıklarının genel adı.
TERBİYESİZLEŞMEK
Terbiyesizce davranışlarda bulunmak, edepsizleşmek.
GASTROENTEROLOJİ
Sindirim bilimi. Hastanelerde sindirim organları hastalıklarının incelendiği, tedavi edildiği bölüm.
BAKTERİYOKLOROFİL
Bazı bakterilerde bulunan ve ışığı absorblayan pigment. Pembe veya yeşil fotosentetik bakterilerde başlıca ışık tutucu olarak görev yapan bir çeşit klorofil.
AİREDALETERİYERİ
İngiltere'den köken alan, büyük Teriyerler sınıfına giren, 1. yüzyılın ortalarında Working Teriyer ile Otter Hound'un birleştirmeleri sonucu geliştirilmiş, tilki sansar gibi av hayvanlarının yakalanmasında kullanılmış, tüy yapısı kalın, burnu siyah, rengi bej rengi tonlarındaki tüyler içerisine dağılmış siyah ve koyu gri, göğsünde siyahlıkla birlikte kızıl ve beyaz lekeler görülebilen, bacakları, göğsü, karın altı, başı ve kulakları bej renkli, akıllı cana yakın ve sadık, günümüzde refakat ve yardım köpeği olarak yetiştirilen, polis ve asker köpeği olma özelliklerini beraberinde taşıyan köpek ırkı.
TERBİYESİZCESİNE
Terbiyesizce.
BAKTERİYOLOJİKIL
Bakteriyolojik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.