Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ter" olan, toplam 215 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ter ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ter olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ter olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NÖROTRANSMİTTER
NÖROTRANSMİTER
ACHROMOBACTER, ANTİPARAZİTER, CAMPYLOBACTER, GLUCONOBACTER, POTENTİOMETER, ÜROPİYOÜRETER
GALVANOKOTER, TELESEKRETER, ELEKTROKOTER, ENTEROBACTER, HELİKOBAKTER, KATHAROMETER, SEFALOGASTER
BAŞKARAKTER, PARLAMENTER, ACETOBACTER, CİTROBACTER, CİTROBAKTER, HİDROÜRETER, TRİLOBİLTER
DOKÜMANTER, HELİKOPTER, KOMANDİTER, TONMAYSTER, HALOBACTER, MAKROSİTER, PİYOÜRETER, RUDİMENTER
DEFROSTER, POLYESTER, TOTALİTER, ALİGOPTER, ALİMENTER, AZOBACTER, BAŞMEHTER, BAYRAKTER, DEMBESTER, DURAMATER, EPİGASTER, FERMANTER, FERMENTER, FORFAİTER, HEREDİTER, KREMASTER, POLİESTER, SELVAATER, TİYOESTER, TROHANTER, TROKANTER, ÜROÜRETER
BESBETER, DEKASTER, DESİSTER, ENVANTER, GANGSTER, KARAKTER, MANDATER, OTORİTER, PROLETER, SEKRETER, SPRİNTER, AKSÜNTER, BİVENTER, CİBBETER, ÇUVALTER, DERİŞTER, GOLESTER, GONCATER, GÜÇYETER, HALVETER, HAVLETER, HIRHITER, KALİPTER, KANİSTER, KIRİSTER, KOLLETER, MALAHTER, MASSETER, MELESTER, MONOPTER, Devamını Oku »»
JÜPİTER, PLASTER, SÜVETER, ŞVESTER, ABAKTER, ANİHTER, BOOSTER, ÇİNETER, DEKSTER, DİOPTER, ENEHTER, FİSETER, GUİTTER, HAMSTER, HELETER, KATETER, KEBUTER, KELETER, KLUSTER, KÖLETER, MEETTER, ÖZİLTER, PUANTER, SENİTER, SOLİTER, SPELTER, TİYETER, YİĞİTER
BİTTER, DEFTER, HALTER, KENTER, KOSTER, KÖFTER, KRATER, KRİTER, MEHTER, NEŞTER, PANTER, PARTER, POSTER, SEKTER, SÜMTER, ŞALTER, ÜNİTER, VİNTER, ZAHTER, BİHTER, BİNTER, ÇİFTER, ÇİLTER, DESTER, DUHTER, FİLTER, GASTER, GÖSTER, GÖVTER, GUŞTER, Devamını Oku »»
ARTER, BETER, ESTER, İSTER, NOTER, SETER, YETER, AHTER, ANTER, APTER, ASTER, ATTER, EETER, ENTER, GATER, İKTER, İLTER, İNTER, KATER, KETER, KOTER, KUTER, NETER, SİTER, TETER, TİTER, TUTER, ÜSTER
ETER, STER
TER
TER
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).
ENTEROBACTER
Gram negatif, fakültatif anaerop, Enterobacteriaceae ailesinden hareketli çomak biçimli bir bakteri cinsi. Gram negatif, Enterobacteriaceae ailesinden, isteğe bağlı anaerobik, fermentatif, hareketli, çubuk biçiminde bakteri.
TELESEKRETER
Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.
ELEKTROKOTER
Kesme ve dağlama amacıyla elektrik enerjisinin kullanıldığı aygıt.
HELİKOBAKTER
İnsan ve çeşitli hayvan türlerinin sindirim sistemlerinde bulunan ve özellikle midede yangısal değişikliklere neden olan helikal veya spiral biçimli mikroorganizmalar.
SEFALOGASTER
Erişkin Epicaridean izopodlarda kan emme ve muhtemelen solunum fonksiyonları olan kontraktil organı.
POTENTİOMETER
Elektrik akımına karşı koyabilme oranı ayarlanabilen direnç türü.
KATHAROMETER
Isı iletkenlikteki değişimlerin ölçülmesi ile bir gaz karışımının analiz edilmesinde kullanılan cihaz.
ANTİPARAZİTER
Antiparazit.
NÖROTRANSMİTTER
Nöronun ucundan salgılanan ve bir sonraki nöronun özgün bir reseptörüne bağlanan, sinir impulslarının iletimine yardımcı olan, genellikle nitrojen içeren düşük moleküler ağırlıklı bir bileşik.
NÖROTRANSMİTER
Bir uyarıya cevap olarak sinapslarda, presinaptik akson ucundan salınarak postsinaptik nöron veya kas hücresinin yüzeyindeki özgül almaçlar aracılığında iletinin bir uçtan diğerine geçişini sağlayan ve sonuçta bu hücreleri uyaran veya baskılayan asetilkolin, adrenalin, noradrenalin, dopamin, serotonin, GABA, glisin, glutamat, nitrik oksit, histamin ve benzerleri kimyasal maddelerin ortak adı.
CAMPYLOBACTER
Hayvanların ve insanların sindirim ve üreme sistemlerinde bulunan ve bağırsak yangısına neden olan, küçük, eğri, spiral biçimli, mikroaerofil, hareketli mikroorganizma.
ACHROMOBACTER
Gram negatif, çubuk biçiminde, aerobik, katalaz test pozitif, oksidaz test negatif, pigmentsiz bir bakteri grubu.
GLUCONOBACTER
Gram negatif, bazen Gram değişken, mutlak aerob, hareketli veya hareketsiz, elipsoidal, düz, çubuk biçiminde tek veya zincir oluşturan bakteri cinsi.
GALVANOKOTER
Elektrikle kızdırılan dağlağı.
ÜROPİYOÜRETER
Üreterde idrar ve irin toplanması.
Bu bölümde tanımı içerisinde TER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AFİ
Gösteriş, çalım, caka.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı.