Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tağ" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tağ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tağ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAĞ
Kabak, karpuz, salatalık gibi bitkilerin gövde ve dalları : Tağı basılırsa hıyar acı olur. 1.Raf, sergen. 2.Küçük pencere ya da tavan penceresi. Karpuz kavun ve benzerleri bitkilerin gövde ve dallan. Dağ.
ARTAĞ
Çocuğu beşiğe bağlıyan bez. Kınlan hayvan bacağını, oynatmadan düzgün tutmaya yarıyan tahta.
ORTAĞ
Gelin hamamında gelinin başına konulan, gümüşten yapılmış beş parmaklı süs eşyası.
PATAĞ
Gizlice işlenen suç: Patağını çıkarttı.
UTAĞ
Otağ, çadır.
OTAĞ
Büyük ve süslü çadır, çerge.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GARGARA
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.
KULUNLUK
Kısrak, eşek vb. hayvanlarda döl yatağı.
BIÇIK
Sel veya dere yatağı.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
HAZNE
Hazine. Döl yatağı. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo.
ÇATAK
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. Yapışık, ikiz (meyve). Kavgacı. Van iline bağlı ilçelerden biri.
KULAKLI
Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.
GEBE
Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).
BALIKLAVA
Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer.
ÇERGE
Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.
CİBİNLİK
Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.
DENŞİRMEK
Bir şeyin yapısını veya niteliğini bozmak, tağyir etmek.
DOYGUN
Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni.
GELEMBE
Koyun yatağı.
HEMDERT
Dert ortağı olan.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
DERİVASYON
Irmak vb.nin yatağını değiştirme.
ARTIMLI
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.
KARIN
İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.