TAĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tağ" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. tağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TAĞDİLBENG

9 harfli kelimeler

TAĞNIŞMAK

8 harfli kelimeler

TAĞİTMAK, TAĞUKLUK, TAĞARCIK

7 harfli kelimeler

TAĞALAH

6 harfli kelimeler

TAĞŞIT, TAĞMAN, TAĞMİN, TAĞMİR, TAĞDİK, TAĞARA, TAĞŞİŞ, TAĞALP, TAĞYİR

5 harfli kelimeler

TAĞRA, TAĞIN, TAĞUN, TAĞİN, TAĞIR, TAĞCA, TAĞAZ, TAĞAR, TAĞAN, TAĞAM

4 harfli kelimeler

TAĞA

3 harfli kelimeler

TAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

TAĞ

Kabak, karpuz, salatalık gibi bitkilerin gövde ve dalları : Tağı basılırsa hıyar acı olur. 1.Raf, sergen. 2.Küçük pencere ya da tavan penceresi. Karpuz kavun ve benzerleri bitkilerin gövde ve dallan. Dağ.

TAĞMİN

Tahmin.

TAĞARCIK

Dağarcık, keçi derisinden torba.

TAĞDİK

Sabun otu.

TAĞARA

Odun kesmeye yarayan keski.

TAĞUKLUK

Dağınıklık.

TAĞMİR

Tamir, onarma.

TAĞİTMAK

Paylaştırmak, dağıtmak.

TAĞŞIT

Eşya : Başka eve taşınacağız emme tağşıtlarımız da pek çok.

TAĞMAN

Dağ gibi iri yarı, gösterişli kimse.

TAĞNIŞMAK

İplik, ipek ve tel gibi şeyler karışıp düğümlenmek.

TAĞYİR

Değiştirme, başkalaştırma. Bozma.

TAĞŞİŞ

Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma.

TAĞDİLBENG

Tabaklık.

TAĞALP

Dağ gibi gösterişli, heybetli, güçlü yiğit.

TAĞALAH

Yuvarlak, sert bir çeşit sakız.

  -   -   -  

Anlamında TAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇARŞAF

Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.

DOYGUN

Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni.

HEMDERT

Dert ortağı olan.

KULAKLI

Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.

ÇATAK

İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. Yapışık, ikiz (meyve). Kavgacı. Van iline bağlı ilçelerden biri.

ARTIMLI

Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.

DERİVASYON

Irmak vb.nin yatağını değiştirme.

BALIKLAVA

Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer.

BAZA

Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.

GARGARA

Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.

CİBİNLİK

Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.

KULUNLUK

Kısrak, eşek vb. hayvanlarda döl yatağı.

GELEMBE

Koyun yatağı.

ÇERGE

Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.

KARIN

İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.

ÇADIR

Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

DENŞİRMEK

Bir şeyin yapısını veya niteliğini bozmak, tağyir etmek.

BIÇIK

Sel veya dere yatağı.

HAZNE

Hazine. Döl yatağı. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo.

GEBE

Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).