Kelimeler arşivi içinde; başında "tağ" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. tağ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tağ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tağ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TAĞDİLBENG
TAĞNIŞMAK
TAĞİTMAK, TAĞUKLUK, TAĞARCIK
TAĞALAH
TAĞŞIT, TAĞMAN, TAĞMİN, TAĞMİR, TAĞDİK, TAĞARA, TAĞŞİŞ, TAĞALP, TAĞYİR
TAĞRA, TAĞIN, TAĞUN, TAĞİN, TAĞIR, TAĞCA, TAĞAZ, TAĞAR, TAĞAN, TAĞAM
TAĞA
TAĞ
TAĞ
Kabak, karpuz, salatalık gibi bitkilerin gövde ve dalları : Tağı basılırsa hıyar acı olur. 1.Raf, sergen. 2.Küçük pencere ya da tavan penceresi. Karpuz kavun ve benzerleri bitkilerin gövde ve dallan. Dağ.
TAĞMİN
Tahmin.
TAĞARCIK
Dağarcık, keçi derisinden torba.
TAĞDİK
Sabun otu.
TAĞARA
Odun kesmeye yarayan keski.
TAĞUKLUK
Dağınıklık.
TAĞMİR
Tamir, onarma.
TAĞİTMAK
Paylaştırmak, dağıtmak.
TAĞŞIT
Eşya : Başka eve taşınacağız emme tağşıtlarımız da pek çok.
TAĞMAN
Dağ gibi iri yarı, gösterişli kimse.
TAĞNIŞMAK
İplik, ipek ve tel gibi şeyler karışıp düğümlenmek.
TAĞYİR
Değiştirme, başkalaştırma. Bozma.
TAĞŞİŞ
Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma.
TAĞDİLBENG
Tabaklık.
TAĞALP
Dağ gibi gösterişli, heybetli, güçlü yiğit.
TAĞALAH
Yuvarlak, sert bir çeşit sakız.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
DOYGUN
Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni.
HEMDERT
Dert ortağı olan.
KULAKLI
Kulağı herhangi bir biçimde olan. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tava, tencere, kazan vb. Kulağa benzer çıkıntısı olan. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir tür yatağan.
ÇATAK
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. Yapışık, ikiz (meyve). Kavgacı. Van iline bağlı ilçelerden biri.
ARTIMLI
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.
DERİVASYON
Irmak vb.nin yatağını değiştirme.
BALIKLAVA
Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
GARGARA
Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.
CİBİNLİK
Sivrisinekten ve başka böceklerden korunmak için yatağın üstüne ve yanlarına gerilen çadır biçiminde tül.
KULUNLUK
Kısrak, eşek vb. hayvanlarda döl yatağı.
GELEMBE
Koyun yatağı.
ÇERGE
Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.
KARIN
İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Mide. Döl yatağı. Bazı şeylerde şiş ve içi boş bölüm. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda en büyük genlikte titreşen noktalar. Ahlaki açıdan kabul edilemeyen şeyleri kabullenme. İç, gönül, akıl, kafa.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
DENŞİRMEK
Bir şeyin yapısını veya niteliğini bozmak, tağyir etmek.
BIÇIK
Sel veya dere yatağı.
HAZNE
Hazine. Döl yatağı. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo.
GEBE
Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).