Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alda" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALDA
Bir çocuk oyunu.
HALDA
Hâlde, vaziyette.
HERALDA
Muhtemelen.
DALDA
Yörüklerin, çalı çırpı ile çadırlarının önünde daire şeklinde çevirdikleri yer. Damla. Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Koruma, esirgeme, himaye. Dalda, dulda, himaye, saye. Issız, sakin taraf (Erzincan Merkez). Gölge. Siper; gölgelik yer. Gölge, saye. Kuytu yer, barınak. Bitlis şehri, Tatvan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SALDA
Burdur ili, Yeşilova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HARALDA
Herhalde anlamında kullanılır. Her hâlde.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALDATILMA
Aldatılmak işi.
ALDATMA
Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
BOYNUZLAMAK
Hayvan boynuzu ile vurmak, süsmek. Kocasını başka bir erkekle aldatmak.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
ALDANÇ
Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ALDANIŞ
Aldanma durumu.
BAKKALİYE
Bakkalda satılan ürünler.
AVANAK
Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.
ARMAĞAN
Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.
ALDATMACA
Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun, dubara.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
ALDATILMAK
Aldatma işine konu olmak.
ALDANMA
Aldanmak işi.
ALDATIŞ
Aldatma işi.