Kelimeler arşivi içinde; başında "alef" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. alef ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alef ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALEFLEMEK
ALEFET, ALEFLİ, ALEFTE
ALEFE, ALEFİ
ALEF
ALEF
Alev. Sonsuz sayal sayıları göstermek için kullanılan im. N.
ALEFE
İmam, çoban gibi kimselere belli bir süre için verilen ücret.
ALEFLEMEK
Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek.
ALEFET
Saçı başı dağınık.
ALEFLİ
Kocaeli ilinde, Kaymaz bucağına bağlı bir bölge.
ALEFTE
İffetsiz, kötü kadın.
ALEFİ
Deri cilâlamakta kullanılan mermer tozu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAMAK
Çirkin bir kızı veya kötü bir malı kandırma yoliyle birine yamamak. Bir şeyi birisine zorla vermek. Yüklemek: Suçu benim üzerime abadılar. İftira etmek. Menetmek, alıkoymak: Bu adamı işinden abadım. Muhalefet etmek, dayatmak. Giyilecek bir şeyi omuza atmak.
SELEF
Bir görevde, bir makamda kendinden önce bulunmuş olan kimse, öncel, halef karşıtı.
ARDILLIK
Ardıl olma durumu. halefiyyet, istihlâf.
ORÇUN
Ardıllar, halefler.
ARDIL
Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.
AYKIRILIK
Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf.
ALAFDAR
Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.
KARŞULUK
Muhalefet, karşı koyma.
İSTİHLAF
ardıl (halef) olma.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
KEPELEK
Davarlarda olan kelebek hastalığı. Kelebek, öksürüklü bir hastalık. Pişirilmekte olan ısırgan otunu karıştırmakta kullanılan ucunda dört çıkıntı bulunan tahta araç. (Alefsiköşeli Eynesil Giresun).