İçinde ALEF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "alef" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alef bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu alef ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alef olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HAYRULHALEF

10 harfli kelimeler

HALEFİYYET

9 harfli kelimeler

MUHALEFET, ALEFLEMEK, HALEFOĞLU

7 harfli kelimeler

GALEFET, GALEFİR

6 harfli kelimeler

ALEFET, ALEFLİ, ALEFTE

5 harfli kelimeler

HALEF, ALEFE, ALEFİ, KALEF

4 harfli kelimeler

ALEF

Bazı kelimelerin anlamları

ALEF

Alev. Sonsuz sayal sayıları göstermek için kullanılan im. N.

HALEFOĞLU

Kars kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GALEFET

Zayıf, çelimsiz.

HALEFİYYET

ardıllık.

ALEFTE

İffetsiz, kötü kadın.

ALEFLİ

Kocaeli ilinde, Kaymaz bucağına bağlı bir bölge.

HAYRULHALEF

Hayırlı çocuk, hayırlı evlat.

KALEF

Dam, baraka; mısır tarlalarında yabani hayvanların beklendiği çardak; avgâh.

ALEFLEMEK

Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek.

ALEFET

Saçı başı dağınık.

ALEFİ

Deri cilâlamakta kullanılan mermer tozu.

GALEFİR

Arapça kökenli karanful: Karanfil.

ALEFE

İmam, çoban gibi kimselere belli bir süre için verilen ücret.

HALEF

Birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse, ardıl, selef karşıtı.

MUHALEFET

Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.

  -   -   -  

Anlamında ALEF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SELEF

Bir görevde, bir makamda kendinden önce bulunmuş olan kimse, öncel, halef karşıtı.

ARDIL

Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, arda, halef, öncel karşıtı. Bir çıkarımda varılan sonuç.

ALAF

Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.

ABAMAK

Çirkin bir kızı veya kötü bir malı kandırma yoliyle birine yamamak. Bir şeyi birisine zorla vermek. Yüklemek: Suçu benim üzerime abadılar. İftira etmek. Menetmek, alıkoymak: Bu adamı işinden abadım. Muhalefet etmek, dayatmak. Giyilecek bir şeyi omuza atmak.

ARDILLIK

Ardıl olma durumu. halefiyyet, istihlâf.

KEPELEK

Davarlarda olan kelebek hastalığı. Kelebek, öksürüklü bir hastalık. Pişirilmekte olan ısırgan otunu karıştırmakta kullanılan ucunda dört çıkıntı bulunan tahta araç. (Alefsiköşeli Eynesil Giresun).

AYKIRILIK

Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf.

ALAFDAR

Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.

İSTİHLAF

ardıl (halef) olma.

KARŞULUK

Muhalefet, karşı koyma.

ORÇUN

Ardıllar, halefler.