Kelimeler arşivi içinde; başında "alda" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. alda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALDATILABİLMEK
ALDATILABİLME
ALDATABİLMEK, ALDANIVERMEK, ALDANABİLMEK, ALDATIVERMEK
ALDATABİLME, ALDATIVERME, ALDANGIÇLIK, ALDANIVERME, ALDANMAZLIK, ALDANABİLME, ALDAĞUCULUK
ALDATILMAK
ALDATMACA, ALDATILMA
ALDAŞMAK, ALDANGIÇ, ALDANMAZ, ALDANMAK, ALDANGUÇ, ALDANGEÇ, ALDANGAN, ALDANGAÇ, ALDANCIK, ALDANCAK, ALDATMAK, ALDAUKÇU, ALDAYICI
ALDANMA, ALDATIŞ, ALDATMA, ALDAVUT, ALDAYIŞ, ALDANIŞ, ALDANCA, ALDANAT, ALDAMAK, ALDAĞUÇ, ALDAĞAN, ALDADIY
ALDATI, ALDANÇ, ALDAUK
ALDAK
ALDA
ALDA
Bir çocuk oyunu.
ALDATIVERME
Çabucak aldatmak.
ALDANIVERME
Aldanıvermek işi.
ALDATMACA
Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun, dubara.
ALDATABİLMEK
Aldatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALDANIVERMEK
Çabucak, kolaylıkla aldanmak.
ALDANABİLME
Aldanabilmek işi.
ALDATIVERMEK
Çabucak aldatmak.
ALDATABİLME
Aldatabilmek işi.
ALDANABİLMEK
Aldanma eğilimi veya olasılığı bulunmak.
ALDATILABİLME
Aldatılabilmek işi.
ALDAĞUCULUK
Aldatıcılık.
ALDANMAZLIK
Aldanmaz olma durumu.
ALDANGIÇLIK
Aldanma, yanılma: Katırı değiştim, biraz aldangıçlık olduya zararı yok.
ALDATILMAK
Aldatma işine konu olmak.
ALDATILABİLMEK
Aldatılmaya eğilimli olmak, kolayca aldatılmak, aldatılma olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
ALDANÇ
Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).
ALDANIŞ
Aldanma durumu.
BOYNUZLANMAK
Boynuzu çıkmak. Karısı veya bir kadın yakını tarafından aldatılmak. Boynuz batırılmak, boynuz yarası almak.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
BOYNUZLAMAK
Hayvan boynuzu ile vurmak, süsmek. Kocasını başka bir erkekle aldatmak.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
ALDATILMA
Aldatılmak işi.
AVANAK
Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.
ALDANMA
Aldanmak işi.
ALDATIŞ
Aldatma işi.
BAKKALİYE
Bakkalda satılan ürünler.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ARMAĞAN
Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ALDATMA
Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
BOYNUZLATMAK
Kadın, kocasını; koca, karısını aldatmak.