Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aldı" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aldı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aldı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aldı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖZÜMKALDI, KALANKALDI
GÖNÜLALDI, MURATALDI
SONGALDI, SOYSALDI, TAMÇALDI
BOYALDI, ERKALDI, KARALDI, OKSALDI, ÜNSALDI, YOLALDI
ELALDI, ÜNALDI
ALDI
ALDI
"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz.
GÖNÜLALDI
Siirt kenti, Bağgöze bucağına bağlı bir bölge.
OKSALDI
"Ok attı, fırlattı" anlamında kullanılan bir isim".
GÖZÜMKALDI
Bir çeşit kilim.
TAMÇALDI
Bando.
BOYALDI
Van şehri, Özalp ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÜNALDI
Ünlü, tanınan, meşhur. Bitlis şehrinde, Sarıkonak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Muş kenti, Karaköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ERKALDI
Van ili, Gürpınar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MURATALDI
Van ilinde, Güzelsu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KARALDI
Ev, yapı.
ÜNSALDI
Batman şehrinde, Kozluk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ELALDI
"Becerisini büyüklerinden edindi" anlamında kullanılan bir isim". Erzincan şehrinde, Tercan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun kenti, Köprübaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KALANKALDI
Kırşehir şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SONGALDI
Sonuç. Sona kalan.
YOLALDI
Mardin şehri, Kızıltepe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SOYSALDI
"Soyu genişledi, tanındı" anlamında kullanılan bir isim".
Bu bölümde tanımı içerisinde ALDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
ALDIRIŞSIZ
Aldırmaz, umursamayan.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ALDIRIŞSIZLIK
Aldırışsız olma durumu.
ARŞİVLEMEK
Arşive kaldırmak, arşivde saklamak.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ALDIRTMA
Aldırtmak işi.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ALDIRIŞ
Aldırma işi.
ALDIRMA
Aldırmak işi.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
AGRESİFLİK
Saldırgan olma durumu.
ASES
Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.
ANTLAŞMA
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
AGRESİF
Saldırgan.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.