Kelimeler arşivinde; içinde "aldı" olan, toplam 222 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aldı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aldı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aldı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SALDIRGANLAŞMAK, BALDIRANŞERBETİ, DALDIRILABİLMEK, KALDIRILIVERMEK
SALDIRGANLAŞMA, BALDIRPATLATAN, ALDIRILABİLMEK, ÇUVALDIZDİKENİ, DALDIRILABİLME, KABALDIZDİKENİ, KALDIRILIVERME, KALDIRIMSIZLIK, KALDIRTABİLMEK, KALDIRTIVERMEK, SALDIRTABİLMEK, YORGANKALDIRAN
ALDIRIŞSIZLIK, KALDIRIMCILIK, ALDIRILABİLME, ALDIRTABİLMEK, BALDIRICILBAK, BALDIRIÇIPLAK, DALDIRABİLMEK, DALDIRIVERMEK, KALDIRABİLMEK, KALDIRIVERMEK, KALDIRTABİLME, KALDIRTIVERME, KARABALDIRCAN, SALDIRABİLMEK, SALDIRIVERMEK, SALDIRTABİLME
SALDIRGANLIK, SALDIRICILIK, SALDIRMAZLIK, YALDIZLANMAK, YALDIZLATMAK, BAŞKALDIRMAK, ALDIRABİLMEK, ALDIRIŞSIZCA, ALDIRTABİLME, BALDIRIBEYAZ, BALDIRLANMAK, DALDIRABİLME, DALDIRIVERME, DANAKALDIRAN, ETEKÇUVALDIZ, FASKALDIRMAK, HALDIRDATMAK, HAMBALDIRCAN, HASBALDIRCAN, KALDIRABİLME, KALDIRIMBAŞI, KALDIRIVERME, KOZIKALDIRAN, ORTAKALDIRIM, PALDIRDATMAK, SALDIRABİLME, SALDIRIVERME, YALDIZLIKAYA, ZINKALDIRMAK
ALDIRMAZLIK, BALDIRANLIK, BALDIRIKARA, BALDIRSOKAN, ÇALDIRILMAK, DALDIRILMAK, KALDIRILMAK, KALDIRIMSIZ, YALDIZCILIK, YALDIZLAMAK, YALDIZLANMA, YALDIZLATMA, ALDIRABİLME, DALDIRÇIKAR, DALDIZLAMAK, FALDIRDAMAK, GALDIRDAYIK, HOPKALDIRAN, KALDIRGAĞIŞ, KALDIRILMIŞ, KALDIRIMKÖY, KUŞKALDIRAN, PALDIRATMAK, PALDIRDAMAK, YALDIRATMAK, YALDIRDAMAK
ALDIRIŞSIZ, BAŞKALDIRI, ÇALDIRILMA, DALDIRTMAK, KALDIRIMCI, KALDIRIMSI, KALDIRTMAK, SALDIRISIZ, YALDIZLAMA, KARABALDIR, AKBALDIRAN, ALDIRAYLAZ, ALDIRILMAK, BALDIRIKIZ, BALDIRPAÇA, BALDIZALMA, DALDIRILIŞ, DALDIRILMA, DALDIZAMAK, FALDIRAMAK, FALDIRAVIK, GÖZÜMKALDI, KALANKALDI, KALDIRAYAK, KALDIRILIŞ, KALDIRILMA, KALDIRIMLI, PALDIRAMAK, SALDIRTMAK, UYALDIRMAK, Devamını Oku »»
ALDIRTMAK, BALDIRGAN, ÇALDIRMAK, DALDIRMAK, DALDIRTMA, KALDIRICI, KALDIRMAK, KALDIRTMA, SALDIRGAN, SALDIRICI, SALDIRMAK, ALDIRAYAZ, ALDIRILMA, ALDIVERDİ, BALDIRĞAN, BALDIRKAN, BALDIZLIK, DALDIRMAÇ, FALDIRMAK, GALDIRGOP, GALDIRHOP, GALDIRMAK, GÖNÜLALDI, HALDIRDAK, HALDIRMAK, MURATALDI, NALDIRNAÇ, PALDIMSIZ, PALDIRDAK, SALDIRMAĞ, Devamını Oku »»
ALDIRMAK, ALDIRMAZ, ALDIRTMA, BALDIRAK, BALDIRAN, ÇALDIRAN, ÇALDIRIŞ, ÇALDIRMA, ÇUVALDIZ, DALDIRIŞ, DALDIRMA, KALDIRAÇ, KALDIRAN, KALDIRIM, KALDIRIŞ, KALDIRMA, SALDIRIŞ, SALDIRMA, YALDIRAK, YALDIZCI, YALDIZLI, AKBALDIR, ALDIĞINA, ALDIRMAH, CIVALDIZ, FALDIRIK, GALDIRIK, GALDIRIM, KALDIRAK, KALDIRIK, Devamını Oku »»
ALDIRIŞ, ALDIRMA, SALDIRI, ALDIRIK, BALDIZI, BOYALDI, ERKALDI, KALDIRI, KARALDI, OKSALDI, ÜNSALDI, YOLALDI
BALDIR, BALDIZ, DALDIZ, PALDIM, YALDIZ, DALDIR, ELALDI, MALDIR, PALDIN, PALDIR, SALDIÇ, ÜNALDI, YALDIR
ALDIÇ
ALDI
ALDI
"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz.
KALDIRILIVERME
Kaldırılıvermek işi.
BALDIRANŞERBETİ
Acı çekilerek, yüzsuyu dökülerek elde edilen kazanç.
KABALDIZDİKENİ
Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki.
KALDIRILIVERMEK
Çabucak kaldırılmak.
KALDIRTIVERMEK
Kaldırıvermek.
SALDIRGANLAŞMAK
Saldırgan duruma gelmek.
KALDIRTABİLMEK
Kaldırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BALDIRPATLATAN
Güreşte hasmın bir ayağını tutarak diz kapağına kadar büküp üzerine yüklenme oyunu.
DALDIRILABİLME
Daldırılabilmek işi.
SALDIRTABİLMEK
Saldırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SALDIRGANLAŞMA
Saldırganlaşmak durumu.
ALDIRILABİLMEK
Aldırılma imkânı veya olasılığı bulunmak, kolayca aldırılmak.
KALDIRIMSIZLIK
Kaldırımsız olma durumu.
DALDIRILABİLMEK
Daldırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇUVALDIZDİKENİ
Harman zamanı görülen, esen yelle yuvarlanarak giden bir çeşit diken.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALDIRIŞSIZLIK
Aldırışsız olma durumu.
ARŞİVLEMEK
Arşive kaldırmak, arşivde saklamak.
ANTLAŞMA
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
ALDIRIŞSIZ
Aldırmaz, umursamayan.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ASES
Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AGRESİFLİK
Saldırgan olma durumu.
ALDIRMA
Aldırmak işi.
ALDIRTMA
Aldırtmak işi.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AGRESİF
Saldırgan.
ALDIRIŞ
Aldırma işi.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.