Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zek" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇEMİŞGEZEK, URĞULHIZEK
GANCIÖZEK, ERKEKÖZEK
GÜLBEZEK, DİLBEZEK, ALABEZEK
ALTÖZEK, BELEZEK, TÖGEZEK, DEMEZEK, GEBEZEK
ZEVZEK, ZERZEK, TÖNZEK, TÖMZEK, TEZZEK, ÖNEZEK, KÖMZEK, KEZZEK, KEVZEK, GENZEK, FERZEK, EMİZEK, EMEZEK, GERZEK, ABEZEK, BEZZEK
SÜZEK, ÖMZEK, ÇEZEK, ÖRZEK, ÖZZEK, PEZEK, SEZEK, CİZEK, NİZEK, DİZEK, VEZEK, YEZEK, YÜZEK, TEZEK, MİZEK, MEZEK, ÇİZEK, ÇÖZEK, KEZEK, HÖZEK, HİZEK, HIZEK, HEZEK, BEZEK, GÖZEK, GEZEK, EMZEK
OZEK, ÖZEK
ZEK
ZEK
Tarlada ekin, fide, fidanlar arasında yetişen zararlı ot. Nemli.
BELEZEK
Uyku kaçması hali: Çocuk belezek oldu, uyumuyor.
GEBEZEK
Ufak para.
GÜLBEZEK
(Süsleme) İslam ve gotik yapılarında çember biçiminde düzenlenmiş, gülü andıran mimarlık süsü.
ZERZEK
Hoppa kadın.
GANCIÖZEK
At arabalarının ön ve arka kısımlarını birbirine bağlayan uzun yassı demir çubuk. (Eskil Aksaray Niğde).
ALTÖZEK
Birçok işgörüler için kentin özeğine bağlı olmakla birlikte, çevresinde yaşayan küçük toplulukların tecimsel, ekinsel, dinlenme ve eğlenmeyle ilgili ve benzerleri gereksinmelerini bir ölçüde karşılayabilen ve kent büyüdükçe sayıları da artan ikincil önemdeki kent özekleri.
TÖNZEK
Ahırdan gübre atmaya yarayan delik, samanlık penceresi.
ERKEKÖZEK
Arabaların arka bölümlerini ön bölümlere bağlayan demir. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta, Bor Niğde).
ALABEZEK
Leyleğe benzeyen bir göçmen kuş.
ZEVZEK
Geveze. Saçma sapan şeylerle uğraşan.
DEMEZEK
Burun kemiğinin altı, koku alan sarı zarı.
DİLBEZEK
Çok konuşan. Tatlı dilli, hoşsohbet.
URĞULHIZEK
Ekin saplarını taşımakta kullanılan büyük kızak.
TÖGEZEK
Kıymalı tatarböreği.
ÇEMİŞGEZEK
Tunceli iline bağlı ilçelerden biri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
BUDALA
Zekâca geri olan (kimse), alık. Ahmak, bön. Bir şeye aşırı düşkün.
DEHA
İnsan zekâsının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek düzey, dâhilik. Dâhi.
ANLAK
Zekâ.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
AFACAN
Zeki ve yaramaz (çocuk).
APTAL
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.
BEZEN
Bezek, süs.
BEZGİ
Süs, bezek.
BEZEYİCİ
Bezekleme yapan ressam.
BEZELİ
Bezesi olan. Bezeği olan, bezekli.
APTALLAŞMAK
Zekâsını işletemez olmak, alıklaşmak, ahmaklaşmak.
AHMAKLIK
Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.
BİLİŞSEL
Bilişle ilgili, zekânın işleyişiyle ilgili, kognitif.
ÇOKBİLMİŞ
Her şeye aklı eren, zeki, akıllı. Her şeye aklı eren, zeki, akıllı bir biçimde.
ANLAKLI
Zeki.
BİLGİ
İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.
BEZEKLEME
Bezeklemek işi.