Kelimeler arşivinde; içinde "zem" olan, toplam 145 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERAMİLAZEMİ, HİPERMAGNEZEMİ, ZEMBEREKÇİBAŞI
HİPOMAGNEZEMİ, ZEMBİLİGOZGOZ, ZEMBİLİGÖZGÖZ
ZERZEMBİLDEK
BENZEMEKLİK, BENZEMEZLİK, BEZEMECİLİK, GİZEMSELLİK, FOSFATAZEMİ, GALAKTOZEMİ, NOZEMATOZİS
GİZEMCİLİK, ZEMBEREKÇİ, ZEMBEREKLİ, BAKIRZEMİN, FRUKTOZEMİ
ZEMMETMEK, AMİLAZEMİ, DİLTİAZEM, EBEZEMZEM, EBİZEMZEM, GLİKOZEMİ, MAGNEZEMİ, NOZEMOZİS, ÖKÜZEMEĞİ, SEDİREZEM, TÖKEZEMEK, ZEMBELDEK, ZEMBİLDEK, ZEMZEMİYE, ZERZEMBER
BENZEMEK, BENZEMEZ, BEZEMECİ, BEZEMELİ, DİZEMSİZ, GİZEMSEL, HEMZEMİN, ZEMBEREK, ZEMİNLİK, ZEMMETME, BİZEMSEK, DEZEMGİL, GİZEMSİZ, GÜLZEMİN, HÖRZEMEK, MAHZEMİN, NİZEMİYE, ZEMBELEK, ZEMBİREK, ZEMPEREK, ZERZEMBE, ZERZEMBİ, ZERZEMİK
AMFİZEM, BENZEME, BEZEMEK, DİZEMLİ, DÜZEMEK, GİZEMCİ, GİZEMLİ, GÖZEMEK, MALZEME, ZEMHERİ, ALZEMİN, BEZEMAH, BEZEMCİ, DÜZEMEÇ, EKZEMEK, GEZEMEG, GEZEMEK, KEZEMEK, PEZEMEK, TÜZEMEN, ZELZEME, ZELZEMİ, ZEMFERİ, ZEMHEDİ, ZEMİNLİ, ZEMPERİ, ZEMZEME, ZERZEME, ZERZEMİ
BEZEME, DÜZEME, GÖZEME, ÖZEMEK, ZEMBİL, ZEMZEM, AZEMET, BIZEME, BİZEME, CİZEME, ÇİZEME, DİZEME, GERZEM, KEZEME, MAZEME, MEZEME, MUEZEM, MÜLZEM, ÖZEMEÇ, ÖZEMÜK, SEZEMİ, ŞEZEMİ, ÜZEMEK, YERZEM, ZELZEM, ZEMANE, ZEMANİ, ZEMBİK, ZEMBÜL, ZEMENE, Devamını Oku »»
DİZEM, DÜZEM, ELZEM, GİZEM, ÖZEME, ZEMİN, ALZEM, AZEME, BEZEM, BÜZEM, ÇİZEM, ERZEM, GEZEM, GÖZEM, GÜZEM, HEZEM, ZEMAN, ZEMER, ZEMIH, ZEMİK, ZEMİL
AZEM, İZEM, ZEMİ, ZEMK
ZEM
ZEM
Bir kimseyi kötüleme, yerme, yergi.
GİZEMSELLİK
Gizemsel olma durumu, mistiklik.
HİPERAMİLAZEMİ
Kan serumunda amilaz düzeylerinin yüksek bulunması. Kan serumunda anormal olarak yüksek amilaz düzeyleri.
BEZEMECİLİK
Bezemecinin yaptığı iş.
GİZEMCİLİK
Aklın yetmediği alanlarda ve özellikle Tanrı kavramında, gerçeğe gönül yoluyla veya bir irade zorlayışıyla ulaşılabileceğini kabul eden felsefe ve din öğretisi, mistisizm, mistiklik.
NOZEMATOZİS
Nosema cinsi protozoonların neden olduğu enfeksiyon, nozemozis. Ensefalitozoonozisin eski adı. Arı dizanterisi.
BENZEMEKLİK
Benzer olma durumu.
GALAKTOZEMİ
Galaktoz metabolizmasındaki enzim eksiklikleri sonucu galaktozun glikoza metabolize edilememesi ve kanda galaktozun artmasıyla belirgin metabolizma bozukluğu.
BENZEMEZLİK
Benzemez olma durumu.
HİPERMAGNEZEMİ
Kanda yüksek miktarda magnezyum bulunması, magnezemi. Kanda magnezyum düzeyinin normalin üzerinde olması, magnezemi.
FOSFATAZEMİ
Kanda alkalen fosfataz bulunması.
ZEMBİLİGÖZGÖZ
Simit, kandil simidi, çöreği.
ZEMBEREKÇİBAŞI
Zemberekçi ortası komutanına verilen san.
HİPOMAGNEZEMİ
Kanda magnezyum düzeyinin normalin altına inmesi. Kanda magnezyum düzeyinin normalin altına düşmesi.
ZEMBİLİGOZGOZ
Ceviz. Sepet. Simit, kandil simidi, çöreği.
ZERZEMBİLDEK
Habersiz, eli boş (çıkagelme için).
Bu bölümde tanımı içerisinde ZEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKIRLAŞMAK
Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
BEZENMEK
Bezeme işine konu olmak, süslenmek.
BLOKAJ
Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
BENZEME
Benzemek işi.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
BEZEMECİ
Bezeme yapan oymacı veya nakkaş.
BENZEYİŞ
Benzeme işi.
BETON
Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.
BEZEYİŞ
Bezeme işi.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
BEZETMEK
Bezeme yaptırmak, süsletmek.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
ARABESK
Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.
BENZEŞMEK
Birbirine benzemek, müşabih olmak.
BAŞKALIK
Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik.