Kelimeler arşivi içinde; başında "zen" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. zen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZENGİNLEŞTİRMEK
ZENCEFİLGİLLER, ZENGİNLEŞTİRME, ZENGİNLEŞTİRİM
ZENKERNEKROZU
ZENGİNLENMEK, ZENCİRKİLİMİ, ZENCİRKEMİĞİ, ZENGİNLEŞMEK
ZENGİRDEMEK, ZENGİNNEMEK, ZENCİRCİLİK, ZENNEDEMİRİ, ZENGİNLEŞME, ZENGİNLENME, ZENGİNLEMEK
ZENGİNLEME, ZENDOSTLUK, ZENCİRLEME, ZENİTÇİLİK, ZENCELEMEK
ZENGİNLİK, ZENGİNNİK, ZENGİNOVA
ZENNELİK, ZENNİŞAN, ZENZELAK, ZENZELEH, ZENCEFİL, ZENCİRCİ, ZENCİREK, ZENCİRLİ
ZENNECİ, ZENÇMEK, ZENDOST, ZENZELE, ZENGERT
ZENBİL, ZENGEL, ZENGEN, ZENCİR, ZENNÜÇ, ZENGÜN, ZENCEF, ZENCİL, ZENGİN, ZENCEP
ZENNİ, ZENGİ, ZENNE, ZENCİ, ZENGÜ, ZENEK, ZENEN
ZENK, ZENİ
ZEN
ZEN
Kadın.
ZENCİRCİLİK
Gardiyanlık.
ZENKERNEKROZU
Sadece çizgili kas dokusunda oluşan ve hiyalin dejenerasyonunu takiben meydana gelen bir çeşit pıhtılaşma nekrozu. En tipik olarak kuzu, buzağı ve oğlakların enzootik kas distrofisinde görülür.
ZENCİRKİLİMİ
Bir çeşit kilim.
ZENGİNLENMEK
Zengin duruma gelmek.
ZENGİNLEŞME
Zenginleşmek durumu.
ZENGİNLENME
Zenginlenmek durumu.
ZENNEDEMİRİ
Kadın ayakkabılarına çakılan ökçe demiri. (Aksaray Niğde).
ZENGİNLEŞTİRİM
Aynı bir öğenin yerdeşlerinden oluşan bir karışımda, belli bir yerdeşin yüzdesini artırma işlemi.
ZENGİNLEŞTİRMEK
Zengin duruma getirmek, zenginleşmesini sağlamak.
ZENGİNNEMEK
Zenginleşmek.
ZENCİRKEMİĞİ
Belkemiği.
ZENGİNLEŞMEK
Zengin duruma gelmek.
ZENCEFİLGİLLER
Bir çeneklilerden, zencefil, kakule, zerdeçal gibi güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
ZENGİRDEMEK
Titremek.
ZENGİNLEŞTİRME
Zenginleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
AHENKLİ
Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
AJUR
Delikli örgü, gözenek.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
AHENKSİZLİK
Uyumsuzluk, düzensizlik.
AHENKSİZ
Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
ALARM
Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.