Sonu ZEM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zem" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında zem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

SEDİREZEM, EBİZEMZEM, EBEZEMZEM, DİLTİAZEM

7 harfli kelimeler

AMFİZEM

6 harfli kelimeler

ZERZEM, ZELZEM, YERZEM, MÜLZEM, MUEZEM, GERZEM, ZEMZEM

5 harfli kelimeler

GÜZEM, DİZEM, DÜZEM, ELZEM, GİZEM, HEZEM, ÇİZEM, GÖZEM, GEZEM, ALZEM, ERZEM, BEZEM, BÜZEM

4 harfli kelimeler

İZEM, AZEM

3 harfli kelimeler

ZEM

Bazı kelimelerin anlamları

ZEM

Bir kimseyi kötüleme, yerme, yergi.

MUEZEM

Muazzam.

EBEZEMZEM

Gökkuşağı.

ZERZEM

Bodrum.

AMFİZEM

Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması.

EBİZEMZEM

Gökkuşağı.

GÜZEM

Sonbaharda kırkılan koyun, kuzu yünü. Şirin, güzel, edalı.

ZEMZEM

Kâbe yakınında bulunan bir kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu, zemzem suyu.

YERZEM

Bodrum.

DÜZEM

Dozaj. Düzey.

MÜLZEM

bağlı.

GERZEM

Bir yaşında keçi, oğlak.

ZELZEM

Bodrum.

SEDİREZEM

Sadrazam.

DİZEM

Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim.

DİLTİAZEM

Damarlar üzerine güçlü genişletici etkisi olan ve kan basıncını düşürmek içinde kullanılan, kalsiyum kanal engelleyicisi bir ilaç.

  -   -   -  

Anlamında ZEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMBAR

Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

BEZEMECİ

Bezeme yapan oymacı veya nakkaş.

BEZENMEK

Bezeme işine konu olmak, süslenmek.

BETON

Çimentonun su yardımıyla kum, çakıl vb. maddelerle karışması sonucu oluşan sert, dayanıklı, bağlayıcı yapı malzemesi. Bu malzemeden yapılmış.

BENZEME

Benzemek işi.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

AMBALAJ

Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.

AYRIK

Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.

BAZA

Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.

BENZEYİŞ

Benzeme işi.

BENZEMEZLİK

Benzemez olma durumu.

BENZEŞMEK

Birbirine benzemek, müşabih olmak.

ARABESK

Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü. Girişik bezeme.

BEZEMECİLİK

Bezemecinin yaptığı iş.

BAŞKALIK

Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik.

BAKIRLAŞMAK

Bakır rengini almak, rengi bakırın rengine benzemek.

BEZETMEK

Bezeme yaptırmak, süsletmek.