Kelimeler arşivinde; içinde "zel" olan, toplam 378 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİZELEŞTİREBİLMEK, GÜZELLEŞTİREBİLME, ÖZELLEŞTİREBİLMEK
GÜZELLEŞTİRİLMEK, DİZELEŞTİREBİLME, ÖZELLEŞTİREBİLME
GÜZELLEŞTİRİLME, DOMUZELİNİNKÖRÜ, DÜZELTİLEBİLMEK, GÜZELLEŞEBİLMEK, ÖZELLEŞTİRİLMEK
GÜZELLEŞTİRMEK, DÜZELTİLEBİLME, GÜZELLEŞEBİLME, ÖZELLEŞTİRİLME, TAZELEYEBİLMEK
DİZELEŞTİRMEK, ÖZELLEŞTİRMEK, TEKDÜZELEŞMEK, YELPAZELENMEK, ÇİZELGELEYİCİ, ÇÖZELENDÜRMEK, DÜZELTEBİLMEK, DÜZELTMECİLİK, GÜZELAVRATOTU, GÜZELLEŞTİRME, TAZELENDİRMEK, TAZELEŞTİRMEK, TAZELEYEBİLME
DİZELEŞTİRME, DÜZELTİCİLİK, GEVEZELENMEK, ÖZELLEŞTİRME, TEKDÜZELEŞME, VAZELİNLEMEK, YELPAZELEMEK, YELPAZELENME, BİRGÖZELİLER, ÇİZELGELEMEK, DÜZELEBİLMEK, DÜZELTEBİLME, DÜZELTTİRMEK, GÜZELCEHİSAR, GÜZELÇİFTLİK, TAZELENDİRME, TAZELEŞTİRME
DENİZGÜZELİ, DÜZELTİLMEK, ENDAZELEMEK, GAZELHANLIK, GAZELLENMEK, GELİŞİGÜZEL, GEVEZELENME, GÜZELLEŞMEK, SAKSIGÜZELİ, VAZELİNLEME, YELPAZELEME, ÇAYIRGÜZELİ, ADIGÜZELLER, BUĞDAGUZELİ, ÇERZELENMEK, ÇİZELGELEME, DİZELGELEME, DÜZELEBİLME, DÜZELTTİRME, GAZELLİDERE, GÜZELCEKALE, GÜZELGENİNE, GÜZELLENMEK, KAMİKAZELİK, KIRKGÖZELER, ORMANGÜZELİ, SOLMAZGÜZEL, VAZELİNYAĞI, YAYLAGÜZELİ
FREZELEMEK, GÜZELBAHÇE, GÜZELLİKLE, ÖZELLEŞMEK, TAZELENMEK, TAZELEŞMEK, TEKDÜZELİK, VAZELİNSİZ, ARPAGÜZELİ, AZELLEŞMEK, BEZELLEMEK, BÜYÜKGÜZEL, CİZELENMEK, DİZELEŞMEK, DÜZELİŞMEK, DÜZELTİLME, DÜZELTMECİ, ENDAZELEME, EŞDÜZELTİM, GAZELLENME, GAZELUŞAĞI, GAZELYAKUP, GERZELİLER, GEZELETMEK, GÖÇTÜGÜZEL, GÖKSUGÜZEL, GÖZELLEMEK, GÜZELBEYLİ, GÜZELCEMEN, GÜZELCENEK, Devamını Oku »»
BEZELEMEK, CAMGÜZELİ, CERBEZELİ, DİZELEMEK, DÜZELTİCİ, DÜZELTMEK, DÜZELTMEN, FREZELEME, GAZELİYAT, GEVEZELİK, GEZELEMEK, GÜZELLEME, GÜZELYURT, KEPAZELİK, ÖZELLEŞME, ÖZELLİKLE, REZELEMEK, TAZELEMEK, TAZELENME, TAZELEŞME, VAZELİNLİ, YILDIZELİ, ABDÜLEZEL, AZELLEŞME, BİYODİZEL, ÇİZELEMEK, ÇİZELİYON, ÇÖLGÜZELİ, ÇÖZELEMEK, DİZELEŞME, Devamını Oku »»
BEZELEME, DİZELEME, DÜZELMEK, DÜZELTİM, DÜZELTME, ENDAZELİ, GAZELHAN, GEZELEME, GÜPGÜZEL, GÜZELLİK, MATMAZEL, MEZELLET, MUCİZELİ, MÜPTEZEL, REZELEME, SEBZELİK, TAZELEME, TEZELDEN, TEZELLÜL, TEZELZÜL, YAVUZELİ, ADIGÜZEL, BİZELGEN, BOZELMEK, ÇİZELEME, ÇÖZELMEK, DAŞGÖZEL, DÜZELDEK, DÜZELTEÇ, DÜZELTİŞ, Devamını Oku »»
BEZELYE, ÇİZELGE, ÇÖZELTİ, DİZELGE, DÜZELME, DÜZELTİ, GÜZELCE, MEZELİK, MÜZELİK, OĞUZELİ, ÖZELLİK, ŞNİTZEL, TAZELİK, VAZELİN, ZELZELE, AYGÜZEL, BÜZELEK, ÇİZELİK, DENİZEL, EZELDEN, EZELĞİT, EZELHAN, GAMZELİ, GEZELEK, GEZELGE, GÖZELEK, GÖZELER, GÖZELİM, GÜZELAY, GÜZELLİ, Devamını Oku »»
BEZELİ, GENZEL, GÖZELİ, ÖZELİK, ARZELE, BEZELE, BOZELİ, ENZELİ, GAVZEL, HAZELE, HEZELE, HIRZEL, MEZELE, ÖZELGE, ÖZELTİ, RİZELİ, YAZELİ, ZELBER, ZELHAP, ZELLET, ZELZEM
DİZEL, ERZEL, GAZEL, GÜZEL, HEZEL, SÖZEL, TÖZEL, TÜZEL, ZELİL, ZELVE, ARZEL, BİZEL, ÇİZEL, DÜZEL, EVZEL, EZELİ, GEZEL, GOZEL, GÖZEL, GUZEL, HAZEL, KEZEL, ÖZELE, TEZEL, ZELBE, ZELEM, ZELFE, ZELİM, ZELVİ
EZEL, ÖZEL, AZEL, İZEL, UZEL, ZELE, ZELİ
ZEL
ZEL
Biraz (süre, zaman için). Çerçöp. Az sonra.
ÖZELLEŞTİREBİLMEK
Özelleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİZELEŞTİREBİLMEK
Dizeleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTİLEBİLMEK
Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÜZELLEŞTİRİLME
Güzelleştirilmek işi.
GÜZELLEŞEBİLME
Güzelleşebilmek işi.
ÖZELLEŞTİRİLMEK
Özelleştirme işi yapılmak.
GÜZELLEŞEBİLMEK
Güzelleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÜZELLEŞTİRİLMEK
Kendisine güzellik verilmek, güzel duruma getirilmek.
GÜZELLEŞTİRMEK
Güzellik vermek, güzellik kazandırmak.
ÖZELLEŞTİRİLME
Özelleştirilmek işi.
DOMUZELİNİNKÖRÜ
Köy odalarında üzerine kütük dayamak için ocağın arka tarafına konulan, üç ayaklı, deve boyunlu, demir sacayak.
DİZELEŞTİREBİLME
Dizeleştirebilmek işi.
ÖZELLEŞTİREBİLME
Özelleştirebilmek işi.
GÜZELLEŞTİREBİLME
Güzelleştirebilmek işi.
DÜZELTİLEBİLME
Düzeltilebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AHU
Ceylan. Güzel, ince, zarif (kadın).
AKÇÖPLEME
Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.