Sonu ZEL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zel" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında zel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

GELİŞİGÜZEL, SOLMAZGÜZEL

10 harfli kelimeler

GÖKSUGÜZEL, GÖÇTÜGÜZEL, HÜSNÜGÜZEL, BÜYÜKGÜZEL, KÜÇÜKGÜZEL

9 harfli kelimeler

YÜZÜGÜZEL, GÜNÜGÜZEL, BİYODİZEL, ABDÜLEZEL, SARIGAZEL, SARIGÜZEL, SUYUGÜZEL, YOLUGÜZEL, YENİGÜZEL

8 harfli kelimeler

GÜLGÜZEL, DAŞGÖZEL, GÜPGÜZEL, LEMYEZEL, ADIGÜZEL, MATMAZEL, MÜPTEZEL, TELGÖZEL

7 harfli kelimeler

AYGÜZEL, TEMİZEL, DENİZEL, ŞNİTZEL

6 harfli kelimeler

GENZEL, HIRZEL, GAVZEL

5 harfli kelimeler

TEZEL, KEZEL, HAZEL, ERZEL, GÖZEL, DİZEL, GAZEL, GÜZEL, HEZEL, SÖZEL, TÖZEL, TÜZEL, ARZEL, BİZEL, ÇİZEL, DÜZEL, EVZEL, GEZEL, GOZEL, GUZEL

4 harfli kelimeler

AZEL, İZEL, ÖZEL, UZEL, EZEL

3 harfli kelimeler

ZEL

Bazı kelimelerin anlamları

ZEL

Biraz (süre, zaman için). Çerçöp. Az sonra.

KÜÇÜKGÜZEL

Sivas kenti, Suşehri belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SARIGAZEL

Samsun ili, Lâdik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YÜZÜGÜZEL

Bir çeşit çörek.

HÜSNÜGÜZEL

Camekânlarda yetiştirilen, sarı çiçekli, güzel yapraklı bir süs bitkisi.

SOLMAZGÜZEL

Hanımdüğmesi de denilen bir çiçek.

GÖKSUGÜZEL

Aksaray kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ABDÜLEZEL

Ezelden beri var olan Tanrı'nın kulu.

BÜYÜKGÜZEL

Sivas şehri, Suşehri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

SUYUGÜZEL

Ankara ilinde, Balâ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BİYODİZEL

Kolza, ayçiçeği, soya gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların veya hayvansal yağların bir katalizör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir ürün.

GELİŞİGÜZEL

Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.

GÖÇTÜGÜZEL

Bir kilim türü. (Kızılca Bor Niğde).

GÜNÜGÜZEL

Giresun kenti, Alucra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YOLUGÜZEL

Ağrı kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SARIGÜZEL

Sarışın güzel. Kahramanmaraş şehri, Süleymanlı bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ZEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AKICILIK

Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

ADAMAKILLI

Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AHU

Ceylan. Güzel, ince, zarif (kadın).

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

AKÇÖPLEME

Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.