Kelimeler arşivi içinde; başında "tık" olan, toplam 131 adet kelime bulunmaktadır. tık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TIKIŞTIRABİLMEK
TIKIŞTIRABİLME
TIKIŞTIRILMAK, TIKLATABİLMEK, TIKLAYABİLMEK, TIKTIKDELEĞEN
TIKANABİLMEK, TIKANIVERMEK, TIKAYABİLMEK, TIKAYIVERMEK, TIKIŞTIRILMA, TIKLATABİLME, TIKLAYABİLME
TIKAÇLANMAK, TIKANABİLME, TIKANIVERME, TIKAYABİLME, TIKAYIVERME, TIKIMLANMAK, TIKIRDATMAK, TIKIŞTIRMAK, TIKIZLAŞMAK, TIKMAKLAMAK, TIKNEFESLİK
TIKABİLMEK, TIKAÇLAMAK, TIKAÇLANMA, TIKANIKLIK, TIKIMLANMA, TIKIRDAKLI, TIKIRDAMAK, TIKIRDATMA, TIKIŞIKLIK, TIKIŞLAMAK, TIKIŞTIRMA, TIKITIKINA, TIKIVERMEK, TIKIZLAŞMA, TIKSIKICAN, TIKSIRIKLI
TIKABİLME, TIKAÇLAMA, TIKIRAMAK, TIKIRDAMA, TIKIRINDA, TIKIVERME, TIKIZIMAK, TIKIZLAMA, TIKLANMAK, TIKLATMAK, TIKNAZLIK, TIKSIRMAK, TIKTIKICI
TIKAÇSIZ, TIKAMALI, TIKANMAK, TIKANSAK, TIKATMAK, TIKDELEK, TIKDELEN, TIKGILIK, TIKILCIK, TIKILCUK, TIKILMAK, TIKILNAZ, TIKINMAK, TIKIRCIN, TIKIRDAK, TIKIŞMAK, TIKIZLIK, TIKLAMAK, TIKLANMA, TIKLATMA, TIKMALAK, TIKNEFES, TIKSIRIK, TIKSIRMA
TIKAÇLI, TIKAMAK, TIKANIK, TIKANMA, TIKATMA, TIKICIK, TIKILDI, TIKILMA, TIKINMA, TIKINNI, TIKIRAK, TIKIRTI, TIKIŞIK, TIKIŞMA, TIKIZLI, TIKLAMA, TIKMACA, TIKTICA, TIKTIKI
TIKAĞU, TIKALI, TIKAMA, TIKGOZ, TIKISA, TIKKAL, TIKKIM, TIKKIR, TIKMAK, TIKMAN, TIKMIL, TIKNAK, TIKNAZ, TIKTAP, TIKTIK
TIKAÇ, TIKAN, TIKAS, TIKAZ, TIKGA, TIKIÇ, TIKIK, TIKIL, TIKIM, TIKIR, TIKIS, TIKIŞ, TIKIT, TIKIZ, TIKKA, TIKMA, TIKNA
TIKA, TIKI
TIK
TIK
İnce ve küçük bir nesne ile sert bir yere vurulduğunda çıkan ses.
TIKLAYABİLME
Tıklayabilmek işi.
TIKIŞTIRABİLME
Tıkıştırabilmek işi.
TIKTIKDELEĞEN
Ağaçkakan.
TIKLATABİLMEK
Tıklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TIKIŞTIRABİLMEK
Tıkıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TIKANIVERMEK
Çabucak veya ansızın tıkanmak.
TIKANABİLMEK
Tıkanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TIKAÇLANMAK
Tıkaçlama işi yapılmak.
TIKIŞTIRILMAK
Üst üste serilmek.
TIKANABİLME
Tıkanabilmek işi.
TIKLATABİLME
Tıklatabilmek işi.
TIKAYABİLMEK
Tıkama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TIKIŞTIRILMA
Tıkıştırılmak işi.
TIKAYIVERMEK
Çabucak tıkamak.
TIKLAYABİLMEK
Tıklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
AMEL
Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.
ALTMIŞ
Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
ASKILIK
Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
ALTI
Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.
ARTIKLAMAK
Yemekte artık bırakmak.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ARTIKLAMA
Artıklamak işi.