TIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tık" olan, toplam 131 adet kelime bulunmaktadır. tık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TIKIŞTIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

TIKIŞTIRABİLME

13 harfli kelimeler

TIKIŞTIRILMAK, TIKLATABİLMEK, TIKLAYABİLMEK, TIKTIKDELEĞEN

12 harfli kelimeler

TIKANABİLMEK, TIKANIVERMEK, TIKAYABİLMEK, TIKAYIVERMEK, TIKIŞTIRILMA, TIKLATABİLME, TIKLAYABİLME

11 harfli kelimeler

TIKAÇLANMAK, TIKANABİLME, TIKANIVERME, TIKAYABİLME, TIKAYIVERME, TIKIMLANMAK, TIKIRDATMAK, TIKIŞTIRMAK, TIKIZLAŞMAK, TIKMAKLAMAK, TIKNEFESLİK

10 harfli kelimeler

TIKABİLMEK, TIKAÇLAMAK, TIKAÇLANMA, TIKANIKLIK, TIKIMLANMA, TIKIRDAKLI, TIKIRDAMAK, TIKIRDATMA, TIKIŞIKLIK, TIKIŞLAMAK, TIKIŞTIRMA, TIKITIKINA, TIKIVERMEK, TIKIZLAŞMA, TIKSIKICAN, TIKSIRIKLI

9 harfli kelimeler

TIKABİLME, TIKAÇLAMA, TIKIRAMAK, TIKIRDAMA, TIKIRINDA, TIKIVERME, TIKIZIMAK, TIKIZLAMA, TIKLANMAK, TIKLATMAK, TIKNAZLIK, TIKSIRMAK, TIKTIKICI

8 harfli kelimeler

TIKAÇSIZ, TIKAMALI, TIKANMAK, TIKANSAK, TIKATMAK, TIKDELEK, TIKDELEN, TIKGILIK, TIKILCIK, TIKILCUK, TIKILMAK, TIKILNAZ, TIKINMAK, TIKIRCIN, TIKIRDAK, TIKIŞMAK, TIKIZLIK, TIKLAMAK, TIKLANMA, TIKLATMA, TIKMALAK, TIKNEFES, TIKSIRIK, TIKSIRMA

7 harfli kelimeler

TIKAÇLI, TIKAMAK, TIKANIK, TIKANMA, TIKATMA, TIKICIK, TIKILDI, TIKILMA, TIKINMA, TIKINNI, TIKIRAK, TIKIRTI, TIKIŞIK, TIKIŞMA, TIKIZLI, TIKLAMA, TIKMACA, TIKTICA, TIKTIKI

6 harfli kelimeler

TIKAĞU, TIKALI, TIKAMA, TIKGOZ, TIKISA, TIKKAL, TIKKIM, TIKKIR, TIKMAK, TIKMAN, TIKMIL, TIKNAK, TIKNAZ, TIKTAP, TIKTIK

5 harfli kelimeler

TIKAÇ, TIKAN, TIKAS, TIKAZ, TIKGA, TIKIÇ, TIKIK, TIKIL, TIKIM, TIKIR, TIKIS, TIKIŞ, TIKIT, TIKIZ, TIKKA, TIKMA, TIKNA

4 harfli kelimeler

TIKA, TIKI

3 harfli kelimeler

TIK

Bazı kelimelerin anlamları

TIK

İnce ve küçük bir nesne ile sert bir yere vurulduğunda çıkan ses.

TIKLAYABİLME

Tıklayabilmek işi.

TIKIŞTIRABİLME

Tıkıştırabilmek işi.

TIKTIKDELEĞEN

Ağaçkakan.

TIKLATABİLMEK

Tıklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TIKIŞTIRABİLMEK

Tıkıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TIKANIVERMEK

Çabucak veya ansızın tıkanmak.

TIKANABİLMEK

Tıkanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TIKAÇLANMAK

Tıkaçlama işi yapılmak.

TIKIŞTIRILMAK

Üst üste serilmek.

TIKANABİLME

Tıkanabilmek işi.

TIKLATABİLME

Tıklatabilmek işi.

TIKAYABİLMEK

Tıkama imkânı veya olasılığı bulunmak.

TIKIŞTIRILMA

Tıkıştırılmak işi.

TIKAYIVERMEK

Çabucak tıkamak.

TIKLAYABİLMEK

Tıklama imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında TIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ARTIK

İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

AMEL

Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.

ALTMIŞ

Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ARAÇÇILIK

Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ABUS

Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

ALINLIK

Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

AKILSALLAŞTIRMA

Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.

ALTI

Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

ARTIKLAMAK

Yemekte artık bırakmak.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

ARTIKLAMA

Artıklamak işi.