Kelimeler arşivinde; içinde "tıp" olan, toplam 53 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tıp bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tıp ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tıp olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIRTIPİLLEŞMEK
KIRTIPİLLEŞME
TIPIRDATMAK
ALTIPATLAR, ÇALTIPINAR, ALTIPATLAK, ALTIPARMAK, TIPKIÇEKİM, TIPKIBASIM, TIPIŞLAMAK, TIPIRDATMA, TIPIRDAMAK, TIPIŞTIMAK, TIPITIPINA, TIPALANMAK, TIPKIÇİZER
TIPIRDAMA, TIPIŞLAMA, TIPALANMA, TIPALAMAK, GITIPIYOZ, TIPŞIRMAK, ALTIPINAR
ALTIPALA, HATIPLIK, KIRTIPİL, ÇITIPITI, ÇATIPATI, TIPKILIK, TIPIŞMAK, TIPALAMA, TIPBILTI
TIPADAK, TIPADAN, TIPILTI, ALTIPAT, TIPASIZ, ALTIPAS, TIPKISI, TIPATIP, TIPIRTI
HIRTIP, TIPTIP, TIPALI, MEKTIP
TIPIL, TIPHİ, TIPKI, HATIP, RATIP, HITIP
TIPA
TIP
TIP
Hastalıkları iyileştirmek, hafifletmek veya önlemek amacıyla başvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların tümü, tababet.
TIPKIÇEKİM
Bir yazı, kitap veya biçimin fotoğraf yoluyla kopyasını çıkarma yöntemi, fotokopi. Bu yöntemle elde edilen kopya, fotokopi.
ÇALTIPINAR
Çankırı şehrinde, Eldivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TIPIŞTIMAK
Hafif ses çıkarmak : Dökülen yapraklar yire dokandıkça tıpıştıyor. Küçük çocuk yeni yürümek : Haydi çocuğum tıpıştıyıvir de gel gucağıma.
TIPALANMAK
Tapalanmak.
TIPIRDAMAK
Yürürken tıpır tıpır ses çıkarmak. Hafif hafif vurmak.
TIPIRDATMA
Tıpırdatmak işi.
TIPIŞLAMAK
Çocuğu uyutmak veya susturmak için arkasına yavaş yavaş vurmak, tapıklamak.
KIRTIPİLLEŞMEK
Kırtıpil durumunda olmak.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
TIPITIPINA
Tıpatıp uyma için.
ALTIPATLAK
Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.
TIPKIBASIM
Bir yazı, desen, tablo vb.nin fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılmış olan aynı basımı, faksimile.
KIRTIPİLLEŞME
Kırtıpilleşmek işi veya durumu.
ALTIPARMAK
Bir tür iri palamut balığı. Bu kumaştan yapılmış olan gelin giysisi. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş.
TIPIRDATMAK
Yürürken veya parmakları bir yere vururken "tıpır tıpır" diye ses çıkarmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
BİYOMEKANİK
Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme.
ÇÜRÜTMEK
Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.
ENDOSKOP
İnsan vücudunun herhangi bir boşluğunu, muayeneyi kolaylaştırmak için aydınlatıp görünür duruma getiren alet, içgöreç.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
FOTOKOPİ
Tıpkıçekim.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
ÇATINMAK
Kaşlarını çatıp surat asmak.
EŞELEMEK
Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak. Dağıtıp karıştırmak. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak.
ERGİNLEMEK
Birini bir konu üzerinde aydınlatıp onu gerekli temel bilgi ve becerilerle donatarak ergin ve yetişmiş kılmak. Bir kişiyi dernek, topluluk vb.ne özel bir törenle almak.
BİYOMEDİKAL
Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
ASEPSİ
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
FAKSİMİLE
Tıpkıbasım.