Kelimeler arşivi içinde; başında "tıs" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. tıs ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tıs ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tıs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TISĞASOĞAN, TISKALILIK, TISILDAMAK, TISTIRAMBA
TISDAYAZA, TISTIMBIL, TISGIRMAK, TISHIRMAK, TISKIRMAK, TISILAMAK, TISTIRMAK
TISLAYIŞ, TISBURUN, TISLAMAK, TISKELER, TISTIRIK, TISKAMUK, TISITMAK, TISIRMAK
TISKALI, TISIRIK, TISLAMA, TISGALI
TISDAN, TISLAK, TISTIK, TISTAN, TISLIK, TISMAK, TISNIK, TISSAK
TIS
Kaz, kedi, yılan vb.nin çıkardığı ses.
TISKELER
Kertenkele.
TISTIRMAK
Susturmak, yıldırmak, sindirmek.
TISGIRMAK
Aksırmak, hapşırmak.
TISKALILIK
Kansızlık.
TISTIMBIL
İyi beslenmiş, tombul, yusyuvarlak : Tıstımbıl çocuk.
TISLAMAK
Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarmak. "Tıs" diye ses çıkarmak. Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak.
TISLAYIŞ
Tıslama işi.
TISĞASOĞAN
Arpacık soğanı.
TISTIRAMBA
Çok şişkin (karın için).
TISKIRMAK
Aksırmak, hapşırmak.
TISHIRMAK
Tıksırmak.
TISILDAMAK
Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak.
TISDAYAZA
Karafatma.
TISBURUN
Alıngan, çabuk küsen.
TISILAMAK
1.Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak. Çok yemekten rahatsız olmak. Çocuk uykudan uyandıktan sonra huysuzlanarak ağlamak. İşten kaçmak isteyen kimse sözde nedenler bulmak. Ağır yük altında inler gibi ses çıkarmak. Yılan ses çıkarmak. Tıslamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ANGAJMANSIZLIK
Bağlantısızlık.
ALTIŞAR
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.
AKINTISIZ
Akıntısı olmayan.
ALTIZ
Altısı bir arada doğan (çocuk).
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ADEMELMASI
Gırtlak çıkıntısı.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
AYRILMAZLIK
Özelliklerin, kendilerini taşıyan nesnelerle, ilineklerin tözle bağlantısı, kalıcılık karşıtı.
ABARTISIZLIK
Abartısız olma durumu.
ABARTMASIZ
Abartısız.
AKINTILI
Akıntısı olan. Eğik, eğimli, meyilli.
AVUTMAK
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek. Oyalamak.
ANGAJMANSIZ
Bağlantısız.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
AYRINTILI
Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.