Kelimeler arşivi içinde; başında "tıp" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. tıp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tıp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tıp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TIPIRDATMAK
TIPKIÇİZER, TIPKIBASIM, TIPKIÇEKİM, TIPITIPINA, TIPIŞTIMAK, TIPIŞLAMAK, TIPIRDATMA, TIPIRDAMAK, TIPALANMAK
TIPALANMA, TIPŞIRMAK, TIPALAMAK, TIPIŞLAMA, TIPIRDAMA
TIPKILIK, TIPBILTI, TIPIŞMAK, TIPALAMA
TIPILTI, TIPKISI, TIPASIZ, TIPIRTI, TIPADAN, TIPADAK, TIPATIP
TIPTIP, TIPALI
TIP
Hastalıkları iyileştirmek, hafifletmek veya önlemek amacıyla başvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların tümü, tababet.
TIPALAMAK
Tapalamak.
TIPIŞTIMAK
Hafif ses çıkarmak : Dökülen yapraklar yire dokandıkça tıpıştıyor. Küçük çocuk yeni yürümek : Haydi çocuğum tıpıştıyıvir de gel gucağıma.
TIPKIÇEKİM
Bir yazı, kitap veya biçimin fotoğraf yoluyla kopyasını çıkarma yöntemi, fotokopi. Bu yöntemle elde edilen kopya, fotokopi.
TIPALANMA
Tapalanma.
TIPITIPINA
Tıpatıp uyma için.
TIPIRDAMAK
Yürürken tıpır tıpır ses çıkarmak. Hafif hafif vurmak.
TIPKIÇİZER
Çizeneklerki büyütülmüş ya da küçültülmüş aynısını çizen aygıt.
TIPIŞLAMAK
Çocuğu uyutmak veya susturmak için arkasına yavaş yavaş vurmak, tapıklamak.
TIPKIBASIM
Bir yazı, desen, tablo vb.nin fotoğrafından kalıp çıkarılarak yapılmış olan aynı basımı, faksimile.
TIPIRDAMA
Tıpırdamak işi.
TIPIRDATMAK
Yürürken veya parmakları bir yere vururken "tıpır tıpır" diye ses çıkarmak.
TIPŞIRMAK
Küfretmek.
TIPIŞLAMA
Tıpışlamak işi.
TIPIRDATMA
Tıpırdatmak işi.
TIPALANMAK
Tapalanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ELEKTRORADYOLOJİ
Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
ÇATINMAK
Kaşlarını çatıp surat asmak.
ENDOSKOP
İnsan vücudunun herhangi bir boşluğunu, muayeneyi kolaylaştırmak için aydınlatıp görünür duruma getiren alet, içgöreç.
ASEPSİ
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.
ÇÜRÜTMEK
Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.
FOTOKOPİ
Tıpkıçekim.
BİYOMEDİKAL
Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
ERGİNLEMEK
Birini bir konu üzerinde aydınlatıp onu gerekli temel bilgi ve becerilerle donatarak ergin ve yetişmiş kılmak. Bir kişiyi dernek, topluluk vb.ne özel bir törenle almak.
EŞELEMEK
Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak. Dağıtıp karıştırmak. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak.
FAKSİMİLE
Tıpkıbasım.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
BİYOMEKANİK
Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme.